ÖNCE BALIKLAR, KUŞLAR ZEHİRLENİYOR, SONRA İNSANLAR…
Dilovası’ndan denize sızan fuel oil birçok deniz canlısının ölmesine yol açtı. Burada yaşayan karabataklar, Avrupa’dan ve ülkemizin diğer noktalarından oraya kışı geçirmek için gelen su kuşları, denizanaları, balıklar, diğer deniz canlıları halen tehdit altında. Sadece su yüzeyi değil, deniz tabanına çöken fuel oil’in de temizlenmesi gerekiyor. Ölerek sahile vuran birçok can var. Kuşlar bu yakıta bulanmış durumda. Hayvan severler, dernekler, duyarlı yurttaşlar kuşları temizlemek için çabalıyor. Ancak nasıl geri dönülebilir bu zarardan bilemiyorum. Artık çok geç.
Ulaşımın rahat olması, ihracat için daha az emek ve para harcanması gerekçesiyle kıyılarımıza, verimli topraklara kurulan bu fabrikaların yarattığı geri dönülmez kirlilik, bir zaman gelecek, parayla geri alınamayacak. Her tarafı denizlerle kaplı ülkemizde denizlerimizi kullanamıyoruz kirlilikten ötürü.
“Son balık öldüğünde, son nehir kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak.”, der bir Kızılderili atasözü. Tam günümüzü anlatan bir söz.