Kürek kemiği ile göğüs duvarı arasındaki mekanik sürtünme ve bası nedeniyle gelişen rahatsızlığın kesin nedeni bilinmese de tekrarlayan kol-omuz hareketleri ve ağır işlerin risk faktörleri arasında yer aldığını aktaran Prof. Dr. Demirhan, hastaların yaklaşık yarısında hiçbir belirti görülmediğini kaydetti. Çapı 5 santimetreyi aşan kitlelerde ağrı, hareket kısıtlılığı ve tıkırtı sesinin belirginleştiğini vurgulayan Demirhan, tanıda MRG gibi görüntüleme yöntemlerinin kritik rol oynadığını ifade etti.
Hastalığın kansere dönüşme riskinin bulunmadığını belirten Demirhan, şikâyete yol açmayan küçük lezyonların takip edildiğini, ağrı ve fonksiyon kaybına neden olan 5 santimetrenin üzerindeki kitlelerde ise cerrahi müdahale uygulandığını söyledi.