Kullanışlı Aparat

Ahmet Rıdvan

Kullanışlı aparat olmak nasıl bir duygu acaba?

“Git” dersin gider,
“Kal” dersin kalır.
“Otur” dersin oturur,
“Kalk” dersin kalkar.

Kendi fikri yoktur belki de.
Ya da vardır da kullanmaya cesareti yoktur.

Başkası adına konuşur,
başkasının istediğini söyler,
başkasının cümlelerini savunur.

İnsan bundan mutlu olur mu gerçekten bilmiyorum.
Ama demek ki olanlar var.

Yoksa bu kadar yüzsüzlük nasıl açıklanabilir?

İnsan bazen hayret ediyor.
Bir insan, kendi ağırlığını bu kadar nasıl kaybeder diye düşünüyor.
Sonra etrafına bakınca şaşırmamayı öğreniyor.

Çünkü artık böyle insanların bolluğunu yaşıyoruz.

Gurur desen lafta,
karakter desen duruma göre,
ilke desen menfaate bağlı,
vicdan desen sessiz.

İnsanlar artık doğruyu değil, güçlü olanı savunuyor.
Kendi düşüncesini değil, kendisine alan açacak cümleleri kuruyor.

Belki de bazıları mecburdur, bilmiyorum.
Belki taşıdıkları büyük açıklar, korkular ya da bağımlılıklar vardır.
Belki bu yüzden eğilirler.

Ama insan yine de şunu düşünmeden edemiyor:

Bir insan, kendisini kaybetme pahasına ayakta kalıyorsa…
gerçekte hâlâ ayakta mıdır?