Kuduzun 4 bin yıllık köklü bir geçmişi bulunmasına rağmen halen insan ve hayvan ölümlerine yol açtığını belirten Doç. Dr. Güler, virüsün sinir sistemi üzerinden beyne ilerlediğini ifade etti. Hastalığın saldırganlık, felç, sudan ve rüzgârdan korkma gibi tablolarla seyrettiğini aktaran Doç. Dr. Güler, klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra tablonun neredeyse yüzde 100 ölümcül olduğunu, hayatta kalan nadir vakalarda ise çok ağır kalıcı sinir hasarları bırakabildiğine dikkat çekti.
"SADECE KÖPEKLERDEN BULAŞIR" ALGISI YANLIŞ
Hastalığın yalnızca köpeklerden bulaştığı yönündeki algının yanlış olduğuna değinen Doç. Dr. Güler, kedi, inek, at, tilki ve kurt gibi tüm memeli hayvanların virüsü taşıyabileceğini söyledi. Yılan gibi soğukkanlı canlılarda, fare gibi kemirgenlerde ve kuşlarda virüs reseptörü bulunmadığını belirten Doç. Dr. Güler, dünyada her yıl kuduz nedeniyle yaklaşık 60 bin ölüm yaşandığını ve bu kayıpların yarıya yakınının 15 yaş altı çocuklar olduğunu kaydetti.
ŞÜPHELİ ISIRIK VE TIRMALAMADA İLK 15 DAKİKA HAYATI
Virüsün tükürükte yoğunlaştığını ve tırnak iziyle deri bütünlüğünün bozulduğu durumlarda da bulaşabileceğini hatırlatan Doç. Dr. Güler, şüpheli temas anında panik yapılmaması gerektiğini vurguladı. İlk yardımda en temel adımın yara bölgesini vakit kaybetmeden akan suyun altında 15 dakika boyunca su ve sabunla yıkamak olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Güler, sabunun virüsü etkisiz hale getirdiğini ifade etti. Yıkama işleminin ardından yaranın üzerine alkol veya batikon gibi bir antiseptik uygulanması gerektiğini de aktaran Doç. Dr. Güler, tetanoz, antibiyotik ve kuduz serumu değerlendirmesi için gecikmeksizin en yakın acil servise başvurulması gerektiğinin altını çizdi.
"BİR ŞEY OLMADI" YANILGISINA DÜŞMEYİN
Kuluçka süresinin ortalama 1 ila 3 ay olduğunu ancak yaranın yerine göre yıllar da sürebileceğini aktaran Doç. Dr. Güler, “Bir şey olmadı” yanılgısına düşülmemesi gerektiğini söyledi. Aşıların 0, 3, 7 ve 14. günlerde toplam 4 doz olarak uygulandığını belirten Doç. Dr. Güler, kuduz aşısının ağır olmadığını, gebelere ve bebeklere dahi güvenle uygulandığını hatılatarak asla ertelenmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.