KENT SERİSİ 48: YEŞİL KORİDOR - I

Dilek ALP

Şehirlerdeki yeşil koridorlar, yeşil bir kentsel ağ oluşturmak üzere diğer yeşil ve açık alanları birbirine bağlayan ağaçlar ve bitkiler gibi doğrusal doğal altyapı olarak tanımlanabilir.

Bu ağlar hem kentsel yaban hayatı için habitatlar hem de ekolojik hizmet sağlar; aynı zamanda karma arazi kullanımı (konut, ticari, eğitim, rekreasyon vb.) ve açık alanlarla birleştiren, sürdürülebilir ve aktif ulaşım rotalarının sağlanması yoluyla kentsel nüfusa mobilite ağları ve yeşil alanlara erişim gibi faydalar sağlar.

Kasaba ve şehirlerde yeşil koridorların kullanılması, bunların şehirlere ve sakinlerine (hem insanlara hem de yaban hayatına) değer katacağını göstermiştir. Şehirlerdeki parkları, yeşil açık alanları ve arazileri birbirine bağlayan yeşil ağlar aşağıdaki faydaları sağlayabilir:

Ulaşım aracı olarak yürüme, bisiklete binme ve toplu taşıma kullanımındaki ve fiziksel aktiviteyi teşvik eden artışlar sağlar.

Yeşil alanları birbirine bağladıkça kentsel nüfustaki sosyal etkileşimin artması daha olasıdır.

Yeşil koridorlar stratejik olarak yerleştirildiği takdirde yayaları açık yollardaki zararlı kirlilikten koruyabilir.

Kentli vatandaşların doğayla olumlu etkileşim düzeylerini artırır.

Tropikal ve ılıman iklimlerdeki ağaçların gölgesi, çok ihtiyaç duyulan yürüyüş altyapısını ve güneşten korunmayı sağlar.

Birbirine yakın dikilen ağaçlar hem hava kirliliğini hem de kentsel ısı adası etkisini azaltabilir.

Yaban hayatının kentsel alanlarda hareket etmesi için doğal bir ağ sağlanması ve yeşil alanların birleştirilmesinin biyolojik çeşitliliği arttırdığı görülmüştür.

“Yayaların ve bisikletlilerin ihtiyaçlarına göre tasarlanan yeşil koridorlar ve yollar şeklindeki yeşil altyapı, sürdürülebilir hareketliliğin omurgasını oluşturabilir”

Kentlerde ki “Yeşil Koridor” başlığı benim için önemli ve sonlanmayacak bir konu, gelecek haftalarda da devam edeceğim bu konuya. Gazeteci Yılmaz Özdil’in bir yazısı bu konuyla çok uyumlu geldi, arada size hatırlatmak istedim bunu da. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde çalıştığım yıllar ve öncesinde staj dönemlerimde, başkentimizin yeşil koridorları üzerinde çok çalışmış bir kişi olarak paylaşmak istedim bu anlamlı peyzaj yazısını;
*

Anıtkabir… Toplam 750 bin metrekaredir, bunun 120 bin metrekarelik bölümü anıt bloğudur, geriye kalan 630 bin metrekarelik bölümü ise, on binlerce ağaçtan oluşan Barış Parkı'dır.

Yani aslında Anıtkabir… Dünyanın en önemli kabrini çepeçevre sarıp sarmalayan devasa bir ormanın ortasındadır.

Bu ormanı oluşturan ağaçlar, gelişigüzel serpiştirilmiş değildir… Anıt bloğunun oturduğu tepe, Anıtkabir mimarisinin ağırlık merkezidir. En dış çevreye en yüksek boylu ağaçlar dikilmiştir. Anıta yaklaştıkça boyları giderek kısalan ağaçlar dikilmiştir. Böylece… Orman merkeze yaklaştıkça sönümlenmiş, Anıtın heybeti daha da ortaya çıkmıştır.

Aslanlı Yol mesela… İki tarafı yüksek ağaçlardan oluşan koridordur. Hem o koridorda yürüyen insanların, görsel açıdan şehirle, dış dünyayla bağlantısını keser, hem de, manevi bir hazırlık yürüyüşü sonrasında Ata'nın huzuruna çıkmalarını sağlar. O ağaçların boyları, hacimleri, renkleri ve türleri, tesadüfen seçilmiş değildir.

O ağaçlar… “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” felsefesiyle seçilmiştir!

Çünkü… Anıtkabir'i tasarlayanlar, Atatürk'ün sadece bedenini orada toprağa vermek için değil, Atatürk'ün fikirlerini orada yaşatmak için tasarladılar.

Bu kapsamda “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” vizyonundan ilham alarak, Anıtkabir'i çepeçevre sarmalayacak bir ormanı, Uluslararası Barış Parkı'nı oluşturmaya karar verdiler.

Yurtta Barış'ı temsilen Ankara, İstanbul, Eskişehir ve Samsun fidanlıklarında yetiştirilen, on binlerce fidanı getirdiler.

Dünyada Barış'ı temsilen de, 24 ülkeye davette bulundular.

Şu listeyi sabırla, tekrar tekrar okumanızı rica ederim…

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ, 301 mavi ladin, 100 mavi selvi, 100 sedir fidanı gönderdi.
AFGANİSTAN, 15 akkavak, 10 nesteren gül, 12 çitlembik fidanı gönderdi.
AVUSTURYA, 55 dağ çamı.

ALMANYA, 25 meşe, 10 huş ağacı, 13 ıhlamur, 5 atlas sediri, 5 selvi, 8 pinus çamı, 17 erik, 5 ardıç, 200 gül.
BELÇİKA, 10 dağ muşmulası, 13 şimşir, 12 top mazı, 12 ardıç, 12 sedir, 12 akçaağaç, 12 porsuk, 12 göknar, 12 sarıçam.
DANİMARKA, 20 kayın.
FİNLANDİYA, 275 huş ağacı.
FRANSA, 10 kızılağaç, 10 sarıçam, 10 sahil çamı, 10 fıstık çamı, 10 Avrupa melezi, 10 göknar, 10 kayın, 10 ladin.
ÇİN, armand çamı ve Çin göknarı tohumu.
HİNDİSTAN, 289 sahil çamı.
IRAK, 20 Musul fıstığı.
İNGİLTERE, 50 kiraz ağacı, 50 porsuk, 100 karaçam, 50 meşe.
İSPANYA, 1 karaağaç, 1 selvi, 4 sahil çamı, 1 dişbudak, 2 kestane, 3 ardıç, 1 ceviz, 1 meşe.
İSRAİL, 30 sahil çamı.
İSVEÇ, 10 huş ağacı.
İTALYA, 5 karayemiş, 5 selvi, 8 fıstık çamı, 10 mavi selvi, 5 karaçam, 7 sedir.
JAPONYA, 35 kiraz ağacı.
KANADA, 30 akçaağaç.
KIBRIS, 5 çam.
MISIR, 8 akkavak, 6 katalpa, 6 gladiçya, 6 akasya, 6 salkım akasya.
NORVEÇ, 12 gürgen.
PORTEKİZ, 50 selvi, 50 sahil çamı.
YUGOSLAVYA, 10 ıhlamur, 5 sofora, 5 kestane, 10 erguvan, 10 çınar, 20 kavak, 5 katalpa, 5 fındık, 5 maklora, 10 çitlenbik, 20 meşe, 20 polyanta gül, 20 gül, 19 mazı, 11 selvi, 5 ardıç, 8 karaçam, 10 huş, 1 alıç, 10 taflan, 10 berberis, 2 mavi sedir, 20 yatık ardıç, 10 leylak, 6 karayemiş, 6 mahonya, 3 porsuk, 10 söğüt.
YUNANİSTAN, 5 kayın, 5 göknar, 5 porsuk, 5 çobanpüskülü, 5 karaçam fidanı gönderdi.
Dolayısıyla, bugün Anıtkabir'e gittiğinizde… Veya bir dakikalık saygı duruşu sırasında… Rüzgârın sesini dinleyin lütfen. O ağaçların hışırtısını kulağınıza taşıyacaktır.

Dolayısıyla, bugün Anıtkabir'e gittiğinizde… Veya bir dakikalık saygı duruşu sırasında… Rüzgârın sesini dinleyin lütfen. O ağaçların hışırtısını kulağınıza taşıyacaktır.

Ki o ağaçlar… Mustafa Kemal Atatürk'ün neden gelmiş geçmiş en büyük devlet adamı olduğunu size fısıldayacaktır.”