Kadınlarda kalp krizinin her zaman göğsün ortasında hissedilen klasik baskı veya ağrıyla seyretmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Hatice Bütül Erer; yeni başlayan veya tekrarlayan şikâyetlerin stres, yorgunluk ya da mide problemi olarak görülüp geçiştirilmemesi gerektiğini söyledi.
Genç kadınlarda da ani kalp krizi sonrası ölüm riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Erer, kadınlarda duygusal veya fiziksel stresin tetikleyebildiği spontan koroner arter diseksiyonu (SCAD) ve halk arasında "Kırık Kalp Sendromu" olarak bilinen tablonun da sık görülebildiğini aktardı. Preeklampsi, gebelik şekeri ve erken doğum gibi gebelik komplikasyonlarının yanı sıra menopoz sonrası dönemin kardiyovasküler riski artırdığına değinen Erer, özellikle 40’lı yaşlardan itibaren kişiye özel risk değerlendirmesi yaptırılmasının önemine dikkat çekti.