KADINI KORUYAMAMAK

İsmail Kadı

                Pazartesi ve Salı günü üst üste iki ayrı günde iki kadın sokak ortasında saldırıya uğradı.

                Saldıranların kendilerine göre haklı gerekçeleri vardı!..

                Her öfkenin arkasında “namusumu korudum onun için yaptım” ifadesi yer almaktaydı.

                Hiç kimse kadına neden saldırıya uğradığını sorma gereği duymaz.

                Durum böyle olduğu için, kadının namusu erkekten sorulduğu için saldırının her zaman haklı bir gerekçesi bulunur.

                Olmasa bile haklı gerekçe yaratılır.

                Kadının boşanmak istemesi, saldırıya uğraması için önemli bir nedendir.

                Pazartesi günü Ayşe D.’yi Hükümet Caddesi’nde bıçaklayan eşi boşanmak istediği için bıçaklamış.

                Salı günkü saldırıda yaralanan kadının uzun süredir eşi tarafından tehdit edildiği öne sürüldü.

                Hatta sadece eşi tehdit edilmemiş, okula giden yetişkin kızı da bu tehditlerden nasibini almış.

                Okullar açıldığında bir süre okula gidemeyen kız çocuğu okul yönetimi tarafından fark edilmiş, anne okula çağırılmış yapılan görüşmede kız çocuğunun da can güvenliği olmadığı için okula gitmeme kararı aldıklarını okul yönetimine belirtmiş.

                Bıçaklı saldırıya uğrayan kadın polisten koruma talep etmiş.

                Şimdi işin neresinden bakarsanız bakın, saldırı “geliyorum!” demiş.

                Buna rağmen saldırıya uğrayan kadınların hiçbirini  devlet korumamış veya koruyamamış.

                Bundan sonra ne olur?

                Saldırganlar bir süre cezaevinde yatar, hatta iyi hal indiriminden yararlanır, çıkar!..

                Diğer kadın cinayetleri hep böyle olmadı mı?

                Cuma günü eski eşi tarafından öldürülen mehtap Bülbül’ün davası görüldü.

                Az veya çok bir ceza verilir.

                Çıkacak afla tekrar dışarı çıkarlar.

                Ölen gencecik insanlar toprağa verilir, geride bıraktıkları acılarla yaşam devam eder gider.

                İnsanı koruyamadığımız sürece kadını koruyamayız.

                Hiçbir gerekçe bir insanın öldürülmesi için haklı gösterilemez.

                Kadına yönelen şiddet resmi kurumlar tarafından yeterli tepkiyi görmediği sürece bu cinayetler, saldırılar önlenemez.

                Evinde şiddet gören kadın polise başvurduğunda “eşidir, hem sever hem döver” karşılığını aldığı sürece bu saldırganlıklara prim verilmiş olur!...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.