“Belli bir rutinde işleyen düzende bir şaşma oluyorsa ya mekanik ibarede sorun vardır. Ya da o mekanik ibareyi denetim eden kontrol mekanizmasında. Bütün arabalar aynı hızla aynı yolda giderken herhangi biri frene dokunmadıkça kaza yapmazlar. Birisinin frene dokunması bile kazaya yetmez, arkadakinin onu fark etmemesi gerekir. Elbette sistemde bir tıkanıklık, ihmaller zinciri var. Ama zaten denetimde bunun için var. Denetim ağında şu yapılabilir: ‘Bilmem ne sistemi bozuktu.’
Biz bütün kabahati, 1999 depreminde Veli Göçer şahsında bir kişiye yıktık halbuki Veli Göçer bir sembol. Sistem bozuk olabilir ama denetlenebilir, düzeltilebilirdi. İçimize asıl yakan; Soma ve Ermenek’te gözü yaşlı izledik. Başlı başına bir acı. Gerçek yaşam savaşını, dizi izler gibi televizyonda izledik. Ben bunu artık ülkemde görmek istemiyorum.
301 madenci ve aileleri Soma’da, 18 madenci ve aileleri Ermenek’te bedel ödedi. Amasra’da da 41 emekçi ve aileleri bedel ödeyecekler. Ne emperyalist sermaye ne de onun kompradorlarına hiçbir şey olmayacak. Sistem aynı anlayışla çarklarının içinde işçiyi, emekçiyi eze eze, öğüte öğüte dönmeye devam edecek. Keşke toplumsal huzuru bozacak bu tür hadiselerden sonra gerçekten bir sorumlu çıkıp hesap verse de, ‘Tamam. İşte başlıyoruz’ desek. Asıl sorun bu. Hala başlayamıyoruz.
Tarihin tekerrür etmemesi için okuyup inceleyin. Siz buraya tasarruf uygulamazsanız tarih tekerrüre devam eder.”
Ahmet Kadı
İMO Gebze Temsilciliği Başkanı..
Yarın:
Doğa 1999’da Gölcük’ten ne aldıysa benzerinde Darıca’dan, Eskihisar’dan da onu alacak..
İnsanlar kendisini tabiatla sınamaya devam ettiği sürece hep kaybeden tarafında olacak.
GTO yöneteminde, meclislerde, komitelerde ciddi oranda mühendis, mimar yoğunluğu var. Bizim bir ivmemiz var ama belli ki artırmak gerekiyor.