İzmit Körfezi

Ahmet Rıdvan

Gebze-İzmit arasında ya da İzmit-Yalova yolunda mutlaka seyahat etmişsinizdir. Belki bir gün tepelere çıkıp karşı kıyıları ve denizi seyretmişliğiniz de vardır.

Peki şöyle alıcı gözle hiç baktınız mı?

Bakmadıysanız en kısa zamanda bakmanızı tavsiye ederim.

Geçenlerde ben baktım. Üst Hereke’den manzarayı uzun uzun seyrettim. Meğer nasıl bir yerde yaşıyormuşuz…

Karşıda denizden hızla yükselen dağlar, yemyeşil ormanlar, Osmangazi Köprüsü ve önünüzde uzanan koca bir deniz. Gerçekten dünya harikası olabilecek bir coğrafya.

Manzaraya karşı evinde oturup sabah kahvesini içenler bayağı tatlı bir hayat yaşıyordur diye düşündüm.

Ama…

Bu güzel manzaranın maalesef “ama”ları var. Hem de güzelliklerinden daha fazla.

Her şeyden önce, çalışmalar devam ediyor olsa da deniz hâlâ kirli. Körfezin neredeyse tamamı evler, sanayi kuruluşları, limanlar ve tersaneler tarafından kuşatılmış durumda. Sabahları bakıyorsunuz, yaz-kış havanın üzerinde gri bir tabaka.

İnsan ister istemez düşünüyor:

Burada biz değil de Norveçliler yaşasaydı acaba burası nasıl bir yer olurdu?

Fiyortları görmek için Norveç’e gitmekten bahsediyoruz. Belki elimizdekinin kıymetini bilseydik insanlar İzmit Körfezi’ni görmeye gelecekti.

Maşallah, el birliğiyle her yeri mahvetmişiz.

Belki bazı şeyleri eski haline döndürmek artık mümkün değil. Fabrikaları, limanları, tersaneleri, şehirleri kaldırıp başka yere taşıyacak değiliz. Zaten mesele sanayiye karşı olmak da değil.

Ama bundan sonrasını daha fazla kirletmemek mümkün.

Daha fazla betonlaştırmamak mümkün.

Denizi temizlemek, ormanları korumak, kalan kıyıları insanlara bırakmak mümkün.

Bunun için de yalnızca belediyelerden, devletten ya da birkaç çevreciden medet ummamak gerekiyor. İnsanların yaşadığı yere sahip çıkması gerekiyor. Mahallesine, kıyısına, ormanına, denizine…

Toplum örgütlenirse, insanlar gördüğü yanlışa ses çıkarırsa, gerektiğinde ayağa kalkarsa ve biraz da doğa savaşçısı olursa birçok şeyi değiştirebiliriz.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit Körfezi’nde yürüttüğü dip çamuru temizleme projesini bu nedenle çok değerli buluyorum. Yapılan iş yeterli mi?

Elbette değil.

Bu kadar uzun yılların yükünü birkaç yılda ortadan kaldırmak zaten mümkün değil. Ama bir yerden başlamak gerekiyor. Bu proje başarılı olursa Türkiye’de denize kıyısı olan bütün belediyelere örnek olmalı.

Çünkü mesele yalnızca İzmit Körfezi değil.

Mesele, yaşadığımız yere ne kadar saygı duyduğumuz.

Yürüyelim arkadaşlar, birleşelim arkadaşlar.

Doğamıza sahip çıkalım arkadaşlar.

Kendimize saygı duyalım ki başkalarının da yaşadığımız yere saygı duymasını sağlayabilelim.

Çünkü burası gerçekten çok güzel.

Yeter ki biraz kıymetini bilelim.