İsim hakkı ve hukuk

İsim hakkını, A’dan Z’ye aynı olmamak kaydıyla doğal olarak herkes kullanabilir.. Hepimiz biliriz, aynı isimden çok sayıda insan bulunuyor ve farklılıkları da nüfus kayıtlarıyla ispatlanabiliyor.

Hal böyleyken, ticari alanda ‘’sözde patent tescili’’ üzerinden bir ismin tekelleşmesi, hukukla bile olsa izah edilemez.

Düşünsenize, bir ticari işletme açacaksınız, bir bakıyorsunuz bir sahtekar o ismi biraz para harcayıp tescil ettirmiş ama hiç faaliyet göstermemiş. Siz, o ismi kullanmak için o sahtekara yüklü bir para ödemek zorunda kalabilirsiniz. Ya da, o isimle ticari faaliyet yapamazsınız.

Bu nasıl bir hukuk ?

Bu nasıl bir yorum ?

Sahibi farklı, adresi farklı, çalışanları farklı, içeriği farklı ama aynı alanda aynı isimle faaliyet göstermesi engelleniyor. Bu kabul edilebilir, hukuka uygunluğu onanabilir bir durum değil. Olsa olsa yandaşlıkla başlayan ilişkilerin hukuk alanına yansıyan etkisiyle çıkan karara dayalı sonuçtur.

Sanırım neden söz ettiğim artık anlaşılmıştır. O yüzden, lafı daha fazla uzatmadan fikrimin özüne daha net ifadelerle inebilirim.

Gazetemiz Gebze Yeni Haber için, ‘’Gebze adını kullanamaz, biz tescil ettirdik’’ diye dava açan Yeni Gebze Gazetesi, ne yazık ki, hukukun dar çerçeveli yorumları arasına sıkışan kararlar gereği haklı görüldü.

Söz konusu gazetenin kurucu sahibinin siyasal kimliği, ticari hayatındaki varyeteleri, yaşadığı kişilik erozyonları ve daha birçok şeyden söz etmeyeceğim. Ama, yargı adına verilen bu kararın altında, sözünü ettiğim tüm özellikleri kullanarak paralelci bir zihniyetle yandaşlaştığı mekanizmaların rolünün çok büyük olduğunu paylaşmalıyım. Bu kararın ne hukuki bir değeri vardır, ne de serbest piyasa ekonomisi kurallarına uymaktadır.

Bu ilçede yayımlanan gazeteler, logosunda ‘Gebze’ ifadesini kullanamazmış. Çünkü, bu ifade daha önce tescillenmiş.

El insaf, bir kentin adının, tek bir ticari işletmeye tescillenmesi nerede görülmüş ?

Bu konuda, Kocaeli başlıklı çok sayıda gazetenin aynı gerekçelerle yarıştığı kulvar, geçmiş dönemlerde yine aynı yargı organlarının kararıyla ‘’yapılabilir’’ biçimiyle tescil edilmişti.

Çünkü, yayın sahibi ve yayıncı kuruluş isimleri değişik, görev alanların isimleri değişik, belki ebatları ve çokca da içerikleri değişik, öyleyse nasıl bir tescil bu ?

Bu aşamadan sonra ‘’Demokrat Gebze’’ ismi ne olacak peki ?

Bu kararı onayan yargı mekanizmalarına sormak lazım, Kocaeli, Özgür Kocaeli, Demokrat Kocaeli, Çağdaş Kocaeli, Mavi Kocaeli, Bizim Kocaeli, Bizim Yaka Kocaeli gibi isimlerle nasıl yayın yapılıyor, söyler misiniz ?

İki gazete varken açılan bir davada Kocaeli ismini kullanma hakkı o dönem imtiyaz sahibi Tanzer Ünal’ın olarak kararlaştırılmış, rahmetli Cevat Çetin’in sahibi göründüğü gazete ise Özgür Kocaeli adıyla yeniden yayın hayatına girmişti.

Ardından Özgür Kocaeli’nin yarattığı algıdan yararlanmak isteyen bir grup neredeyse aynı yazı karakteriyle hazırlanan Mavi Kocaeli adıyla çıktı ve yayınını sürdürüyor.

Yani, ilgili yargı birimlerinin gücü Gebze Yeni Haber Gazetesi’ne yetti ve ‘’Gebze adı tescilli başkası kullanamaz’’ kararı mı çıktı ?

Bu bir ‘paralel ilişkiler’ ağının sonucu gibi geliyor bana, ama neyse. Ne yaparsanız yapın, hangi tezgah içinde olursanız olun okur sayınızı, itibarınızı artırmanız hiç kolay olmaz. Herkes, kimin ne mal olduğunu iyi bilir. Rüzgar gülünün ömrünü kestirmek de çok zor değil.

Bu sektördeki herkes için gazetecilik yerine kasetçilik, katalogculuk, umut tacirliği ve sahtekarlık yapmak zorunda kalınmayan günler umut ediyorum.

Sizlerle, bundan böyle YENİ HABER logolu internet haber sitesinde buluşmayı sürdüreceğiz. Aynı isimli gazete de yayın hayatında olacak, ama belki içerik değiştirerek, kapsama alanını genişleterek.

Daha iyi, toplumsal sorunlara daha fazla duyarlı, sırtını bir yerlere dayamadan sadece gazetecilik yaparak sesiniz olmaya devam edecek, yenilenmiş içerikli YENİ HABER’de görüşmek dileğiyle…