İş-siz - İş-çi

Halil Yeni

 

Gün aydınlanıyor. Karga sesleri merasiminde bir sabah, bir işçi servisi kaçırmamak için nefes nefese kalmış, Koşuyor.

 

Darbeye teşebbüs bir karayel…  Rüzgâr vuruyor, Dağ üşüyor. Sis basıyor, yol küsüyor. Düşünüyor işsiz. Bugün günlerden Salı mıydı? Göz pencerede. İşine giden işçiye, poğaça kuyruğunda ki öğretmene, yolundan geçen servislere bakıyor.

 

Cigarasını ağır çekip, Çayını yavaşça yudumluyor. Yine de bitiyor her şey… Umut zuladan yiyor, tükeniyor.

***

Gün aydınlanıyor. Çiçek kokuları eşliğinde bir sabah, o işçi servisi kaçırmamak için koşmuyor. Erken uyanmış bugün.

 

Aşka sürgün bir ilkbahar... Güneş açıyor, toprak gülüyor. Dal yeşeriyor, kuş konuyor.  Yatıyor işsiz… Bugün günlerden ne olduğu umurunda değil artık…  Ekmek almaya giden eşine, ‘’Paran var mı’’ diye soramıyor. Ya yok derse? Düğümleniyor boğazına aklından geçenler…

 

Geziyor işsiz. Gazete ilanlarını, Fabrika bacalarını… Hatırlatıyor kendini Karında açlık. ‘’Ben hep buradayım’’ diyor. İş bulmadan ekmekte yenilmez. ‘’Sabır ‘’ deyip, susturuyor guruldamalarını.

 ***

Gün aydınlanıyor. Bugün günlerden pazartesi… Erkenden kalkmış işsiz, yeni bulduğu iş için hazırlanıyor.

 

Baharın-yazın önemi yok burada…  Çark dönüyor, ocak tüyüyor. Aş pişiyor, karın doyuyor. Eşine yine soramıyor ‘’Paran var mı’’ diye? Ya yok derse?  Yavaşça kapatılıyor dış kapı, Merdivenden sessizce iniyor.  

 

Doyurmuyor patronun verdiği maaş… Doyurmuyor asgariden öte… Koyulmuyor da yerine başka bir şey… Geçmiyor da haram lokma boğazdan… Duyulmayınca da isyan sesi,  durulmayınca da yan yana, buda güçsüzlüğün gerçeği… Akıl, vicdan, dil susuyor. İşçi parası kadar insan hayatı, el her şeyin ucuzuna uzanıyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.