Yıllardır kurumlara liderlik, mentörlük ve kuşaklar arası iletişim eğitimleri veren MCC Koç Fatih Elibol, aslında iş hayatında yaşanan sorunların büyük bölümünün yaş farkından değil, öğrenme biçimlerindeki farklılıktan kaynaklandığını söylüyor. Elibol'un farklı sektörlerde gerçekleştirdiği eğitim ve danışmanlık çalışmalarında dikkat çektiği ortak bir tablo var: Kurumlar çoğu zaman kuşakların birbirine uyum sağlamasını bekliyor ancak birbirlerini anlamaları için gerekli ortamı oluşturmuyor. "Bir tarafta yılların deneyimiyle hareket eden yöneticiler, diğer tarafta hızla değişen dünyaya adapte olmuş genç çalışanlar var. Sorun farklı olmaları değil; farklılıklarını nasıl avantaja dönüştüreceklerini bilememeleri" diyen Elibol'a göre kurumların önündeki en önemli konu çalışanların birbirinden öğrenmesini sağlayacak sistemleri kurabilmek.
EĞİTİMLERDE ÇARPICI SONUÇLAR ÇIKTI
Fatih Elibol'un gerçekleştirdiği kuşaklar arası öğrenme ve mentörlük programlarında ortaya çıkan en dikkat çekici sonuçlardan biri, kuşakların birbirleri hakkında taşıdığı önyargılar oluyor. Yöneticiler genç çalışanları çoğu zaman sabırsız ve kuruma bağlılığı düşük olarak tanımlarken, genç çalışanlar yöneticilerini değişime kapalı ve iletişim kurmakta zorlanan kişiler olarak görüyor. Ancak eğitimler sırasında yapılan ortak çalışmalar ve yapılandırılmış geri bildirim oturumları sonrasında tarafların birbirlerini çok daha iyi anlamaya başladıkları gözlemleniyor.
Elibol'a göre sorun kişiliklerde değil, iletişim eksikliğinde yatıyor: "İnsanlar birlikte çalışıyor ama birbirlerini gerçekten tanımıyorlar. Birkaç saatlik doğru yapılandırılmış bir öğrenme ortamı bile yıllardır süren önyargıları ortadan kaldırabiliyor."
BAŞARI TANIMLARI KUŞAKLARA GÖRE DEĞİŞİYOR
Fatih Elibol'un eğitimlerinde en sık karşılaştığı konulardan biri de başarı kavramının kuşaklar arasında farklı anlamlar taşıması. Önceki kuşaklar için başarı çoğunlukla istikrar, uzmanlaşma ve kurum içinde yükselmek anlamına gelirken, yeni nesil çalışanlar için öğrenme fırsatı, esneklik, etki yaratabilmek ve yaşam kalitesi de başarı tanımının ayrılmaz parçaları haline geliyor.
Elibol, kurumların genç çalışanları elde tutmakta zorlanmasının nedenlerinden birinin de bu değişimi yeterince okuyamamak olduğunu belirtiyor. "Z Kuşağı sadece maaş istemiyor. Gelişebileceği, sesinin duyulduğu ve katkısının değer gördüğü bir ortam arıyor. Bunu sağlayabilen kurumlar yeteneği çekiyor ve elde tutuyor."
KRİTİK NOKTA: GERİ BİLDİRİM
Deneyimli yöneticiler yıllık performans görüşmelerini yeterli görürken, genç çalışanlar daha sık iletişim kurmak ve gelişimlerini anlık olarak takip etmek istiyor. Bu durum çoğu zaman yöneticiler tarafından onay ihtiyacı veya sabırsızlık olarak yorumlansa da Elibol'a göre altında çok farklı bir ihtiyaç yatıyor: "Görülmek değil, gelişmek." Bu nedenle kurumların performans sistemlerini yeni neslin öğrenme hızına uygun hale getirmesi gerektiğini vurgulayan Elibol, düzenli geri bildirim kültürünün çalışan bağlılığı üzerindeki etkisinin her geçen yıl daha da arttığını ifade ediyor.
“KUŞAKLAR ARASI ÖĞRENME KÜLTÜRÜ AKTARILMALI”
Fatih Elibol'a göre geleceğin en başarılı kurumları kuşak farklılıklarını yönetmeye çalışan değil, onları stratejik avantaja dönüştüren kurumlar olacak. Bu amaçla geliştirdiği eğitim programlarında şirketlere şu önerilerde bulunuyor:
• Mentörlük ve tersine mentörlük programları oluşturmak
• Kuşaklar arası ortak proje ekipleri kurmak
• Düzenli geri bildirim kültürünü yaygınlaştırmak
• Liderlere kuşaklar arası iletişim becerileri kazandırmak
• Öğrenme odaklı kurum kültürü oluşturmak
“ORTAK ÖĞRENME KÜLTÜRÜ OLUŞTURULMALI”
Uzun yıllar boyunca bilgi deneyimli çalışanlardan genç çalışanlara aktarıldı. Ancak yapay zekâ ve dijital dönüşüm çağında artık öğrenme çift yönlü ilerliyor. Deneyimli çalışanlar stratejik bakış açısını, liderlik deneyimini ve kurumsal hafızayı aktarırken; genç çalışanlar da yeni teknolojiler, dijital davranışlar ve değişen müşteri beklentileri konusunda organizasyonlara önemli katkılar sunuyor. MCC Koç Fatih Elibol'a göre gerçek rekabet avantajı tam da bu bilgi alışverişinin gerçekleştiği noktada ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde liderliği belirleyecek unsurun bilgi değil öğrenme kapasitesi olacağını düşünüyor: "Yapay zekâ çağında bilgiye ulaşmak artık bir ayrıcalık değil. Asıl farkı yaratacak olan, farklı kuşakların bilgeliğini aynı masada buluşturabilmek ve ortak öğrenme kültürü oluşturabilmek."
Elibol'a göre şirketlerin geleceği, deneyimin bilgeliği ile gençliğin yenilikçiliğini bir araya getirebilen liderlerin elinde şekillenecek. Bu nedenle kurumların bugün çözmesi gereken konu kuşak çatışması değil; kuşaklar arası öğrenmeyi sistematik hale getirebilmek.