İmparatora Veda !

Hanifi Yasin Çelik

Merhaba. Ben Hanifi Yasin ÇELİK. Gebze Teknik Üniversitesi 1. Sınıf Öğrencisiyim. Çocukluğumdan beri tutkulu olduğum bir dal futbol. Önceleri, maç sonları yazdığım notları daha resmi bir biçimde yazmaya karar vererek kendi blog sayfamı açtım ve oradan yazılarıma devam ettim. Benimle birlikte bu işe heveslenen birkaç arkadaşımla İnstagram'da "Molineux Sports" adında bir sayfa kurduk ve burada içerik üretmeye çalıştık. Sonrasında yine "Molineux Sports" adıyla Youtube sayfası açarak kendi çabamızla tamamen futbol konuştuğumuz videolar çekmeye çalıştık. Şu sıralar o arkadaşlarımın bu yönde enerjilerini kaybetmeleri nedeniyle kendi blog sayfamda yazılarıma devam ediyorum.

Blog: hanifiysn03.blogspot.com

Instagram: @molineuxsports

Youtube: Molineux Sports

İmparatora Veda !

İmparator Fatih Terim… Türkiye’nin futbol gelişimine, başını kaldırıp karşı kaleye bakma ve orada da oyun oynanabileceğine bu ülkeyi inandırma vizyonuna sahip hocalarımızdan biridir. Galibiyetleri, mağlubiyetleri, kendine has konuşmaları ve meydan okumalarıyla gündemden hiç düşmeyen hocamız için bir kez daha ayrılık zamanı. Bazı yerlerde, bulunduğu konumdan çok daha büyük yerler kaplayan kişiler vardır. Fatih Hoca tam da böyle bir adamdır işte. Florya’daki ağırlığı ve hakimiyeti herhangi bir hocanınkinden çok daha fazladır ve yetkileri çok daha geniştir. Ama şunu unutmamak gerekir. Nasıl ki Jenga oyununda en fazla ağırlık taşıyan ve yapının denge sağlayan taşı çekildiğinde kule yıkılır, işte bu ağır adamları da oyundan çektiğinizde bu anlamda yerini doldurmak kolay olmayacaktır. Messi sonrası Barcelona, Ronaldo sonrası Real Madrid gibi örneklerle de bu durumu güçlendirmemiz mümkün. Ama bu ayrılığın yaşanması illaki Galatasaray’a zarar verecek anlamına gelmiyor. Hatta bana göre doğru değerlendirme yapılırsa katkı bile verecektir. Galatasaray bilindiği üzere sezon başı yeni bir transfer stratejisi ile yapılanmaya gitti. Bu stratejide artık belli yaşın üzerindeki ve özellikle son tranferini yapan isimler yerine gerekirse bonservis de vererek genç ve gelişime açık, oyunu hızlı oynamaya yatkın oyunculara yönelindi. Amaç bu oyuncuların gelişimine katkıda bulunup takımın kalitesini çalışarak yükseltmek ve doğru zaman geldiğinde de elden çıkarmaktı. Bu sistemin bizim kulüplerimiz için ve sürdürülebilir mali durum için en doğru yapı olduğunu düşünüyorum ve sezon başındaki yapılan transferlerin hepsini destekliyorum. Bu sistemden de asla dönülmemesi gerekiyor. Bu sistemde eğer oyuncularınız seviye atlarsa hem mali anlamda hem de saha içinde çok iyi başarılar kazanabilirsiniz. Ama yatırım yaparak kadroya kattığınız oyuncular hem eksikliklerini kapatamıyor, hem de oyun anlamında gelişim gösteremiyorsa işte o zaman harcadığınız paralarla kalırsınız. Fatih Hoca’nın eksik kaldığı nokta tam da bu oldu. Bir sistemin kurulması ancak istikrar ile sağlanabilir. Eğer siz sisteminize güveniyorsanız, gerekirse 3 maç da kaybetseniz aynı şeyi yapmaya devam edersiniz. Bu sizin sisteminize olan güveninizi gösterir. Ama takım her devreye geride girdiğinde 3 oyuncu değiştirerek 2. Yarıya başlıyorsanız, bu sizin sisteminize değil oyuncuların performansına göre kadro kurduğunuzu gösterir. Bu da size bir takım oyunu kazandırmaz ve bireysel performanslara bağlı bir takım olursunuz. Kerem 2 adam geçip pas verirse, Babel uzaktan vurup atarsa diyerek oyuncuların ayaklarına bakmaktan ve şansa inanmaktan başka ihtimaliniz kalmaz. Bana göre özellikle bu 2 konuda Fatih Hoca çok yetersiz kaldı ve yolların ayrılmasını da beklenebilir bir durum olarak yorumluyorum. Her şeyden bağımsız Fatih Hoca bu takım için en çok emek vermiş futbol adamlarından biridir. Ali Sami Yen, Metin Oktay’ın 3.’sü de bence Fatih Terim’dir. Hatta bana göre artık TFF başkanlığı yapması gerektiğini düşünüyorum. En azından işlerin yolunda ilerlediği bir futbol ülkesinde Fatih Terim gibi vizyoner bir adamın kesinlikle ülke futbolunun başına geçirileceğinden eminim. Bu nedenle en güzel şekilde uğurlanmayı da hakeder Hoca’m. Sadece kulüp hesabından yapılan bir paylaşım ile bu duyurulmamalı, basın önünde veda oturumu yapılarak teşekkür edilmelidir. Tıpkı Messi ve İniesta’nın Barça’dan, Casillas’ın Real Madrid’den ayrıldığı gibi…