Beyazay Kocaeli tarafından düzenlenen, “Önyargıları yıkıyoruz semineri”nin konuşmacılarından; dernek yönetim kurulu üyesi, AKP Gebze İlçe Teşkilatı kurucu yönetim kurulu üyesi, Özel Merkez Prime Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Doktor Hakan Höbek başlığa çektiğimiz sözleri Türkiye Engelliler Vakfı Kocaeli Temsilcisi Ayhan Ersöz’ün şahsına atfen yönelttiği, “Engellilerin siyasette olması için ne yaptık örneğin kota aldık mı?” sorusu üzerine sarf etti.
DEĞİŞTİRECEK OLANLAR BİZLERİZ
“Acasa istediklerimizi siyasi iktidara yeterince anlatabildik mi? Güç olduk mu? Toplanmaya, bir araya gelmeye özen gösterdik mi?” diye sözlerine başlayan Höbek şöyle devam etti: “Siyasette engelliler, iktidarda olsun muhalefette olsun yeterince temsil edilmiyor. Bu bir gerçek ama değiştirecek olanlar da biziz. Halbuki TBMM’ye girecek olsa sadece engelliler için değil tüm toplum için ciddi projeler gösterecek arkadaşlar var.
BİREYSEL ÇALIŞMA YETMİYOR
Ben de kendi partimde mücadelesini yıllarca verdim. Partiler engelli kotası koyar ama hiçbiri gerçekleşmez. Bu mücadelede bireysel çalışma yetmiyor. Lokman Ayva, partimizde kurucu yönetimde yer almasıydı milletvekilliğinde iki dönem yer bulabilir miydi? Ya da Lokman Ayva olmasaydı AK Parti, Lokman Ayva şahsında engellilerin sorununu çözen birini bulabilir miydi, bulamazdı. Engellilerin siyasette temsili için siyasilere baskı yapılmalı ama bu konuda bireysel çalışma yetmez.”
OKUMAK, KAZANMAKTAN ZOR
Hakan Höbek, Lokman Ayva tarafından, “Türkiye’de tıp fakültesi kazanmak zor mesele. Kazanmaktan sonra okumak, daha da zor mesele. Bir dersten kalınca hepsinden kalmış oluyorsunuz. Hakan Höbek çocuk yaşta felç geçirmiş, ama her türlü zorluğu aşmış, şirketler hastaneler kurmuş, ayakta kalmış biri” diye lanse edildi.
Etkinliğe katılmaktan çok büyük mutluluk duyduğunu, tanımadığı birçok kişiyle tanıştığını belirterek sözlerine başlayan Hakan Höbek, “İstendiğinde neler başarıldığını hayranlıkla dinledim” dinledim dedi. Her insanın doğumdan ölüme kadar macera yaşadığını, her insanın dünyaya gelmesinin bir nedeni olduğunu kaydeden Höbek şunları kaydetti:
SAĞLIĞIN DEĞERİNİ
DAHA ERKEN BİLİYORUZ
“Yaşantımız boyunca yaptığımız iyilikler, sevaplar, kötülükler ile anılacağız. Bu macerada engellilerin artıları var. Okul çağına geldiğimizde başarı, çalışma hayatında mutluluk, belli bir yaşa geldiğimizde huzur, ilerleyen yaşlarımızda sağlık ararız. Avantajımız tam da burada. Engelliler sağlığın değerini daha en başta bilen bireylerdir hâlbuki diğerleri 70’li yaşlarda başlarına bir şey geldiğinde anlıyor.”
**
SALON ALKIŞKAN YIKILDI…
Doktor olacağım
ama senin gibi değil!
10 çocuklu bir ailenin 9’ncusu olarak dünyaya geldiğini, evin tek gelirinin polislik yapan babasının memur maaşı olduğunu kaydeden Höbek kendisini doktorluğa iten macerasını ise şöyle anlattı: “Kendimi bilmediğim çağlarda çocuk felci geçirdim. Sol bacağımda protezle okula gidip gelmek çok zordu. Aktif siyasette ondan ötürü tüm okullara asansör konulmasını istedim. Öğrenciliğim hem ekonomik hem sosyal çok zorlu geçti.
RANDEVUYU SİGARA
KAÇAKÇISI BİRİ ALDI
Ben hekim olmayı, sağlık problemimi gerekçe göstererek istemedim. 12-13 yaşlarındayken, bacağımın tedavisi için İstanbul’a gönderildim. Doktordan randevu almak mümkün değil. O dönemlerde kaçak sigara yaygında. Gemiler aracılığıyla kaçak sigara getiren birinin aracılığı ile randevu alındı. Fakültede iyi bir doktorun karşısına çıktım.
SİVAS’TAN GELDİM. İKİ DAKİKA
BAKTI. SUPRADYN YAZIP GÖNDERDİ
Pantolonumu sıyırıp bacağıma bir iki dakika baktı. ‘Buna bir şey yapamayız’ deyip o zamanlar yaygın kullanılan Supradyn adlı ilaçtan yazdı. Sivas’tan geliş 20 saat, dönüş 20 saat. Böyle bir süreç yaşadım. Sağlık sistemini bir kenara atıyorum. Doktorun tavrı engelliye bakış açısıydı. O gün, ‘Doktor olacağım ama senin gibi de doktor olmayacağım’ dedim.”
İDEALİMDEKİ HEKİMLİĞİ
YAPAMAYACAĞIMI ANLADIM
Höbek’in son cümlesi üzerine salon alkıştan adeta yıkıldı. Alkış sonrası konuşmasına devam eden Höbek; Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden derece ile mezun olduktan sonra Kartal Devlet (Günümüz Lütfü Kırdar Şehir) Hastanesi’nde çalışmaya başladığını belirtti. Höbek, “Burada sağlıkta bir takım şeylerin eksik gittiğini gördüm. İdealimdeki hekimliğe orada ulaşamayacağımı anladım. İstanbul Üniversitesi’nin Avcılar kampüsünde sağlık yönetimi üzerine master yaptım. Özel sektöre poliklinik kurarak girdim. Merkez Hastanesi’ni, yurtdışına da hizmet veren Merkez Prime Hastanesi’ni açtım. Yine bu süreçte engelli derneklerinde çalışmaya özen gösterdim. 20 yıldır engellilere ücretsiz hizmet veriyorum.”
**
Anket sonucunu kabul
etmiyorum. Soru yanlıştır
Etkinliğin açılışında konuşan Beyazay Kocaeli Şube Başkanı Furkan Uğur Eşitti’nin açıkladığı anket sonuçlarına katılmadığını belirten Höbek, “Bence bu ankette belki de soru yanlıştı. İnsanlarımızın engellilere acıma olarak değil ama şefkatle baktığına inanıyorum. Ben bu sonucu kabul etmiyorum. Bir engelliyle arkadaş olmak istemediğini söyleyenlerin oranı yüzde 30 olmamalı. Öyle düşünenler çok azınlıkta olmalı” dedi.
DÜNYA ÜZERİNDEKİ
EN BÜYÜK AZINLIĞI
Salonda görme, yürüme, işitme engelli arkadaşlar olduğunu; dünya nüfusunda 1 milyar nüfusa denk gelecek şekilde yüzde 13-14 oranında engelli bulunduğunu kaydeden Höbek, “Dünya üzerinde en büyük azınlık, engelliler. Bizler farklılığı sergiliyoruz” dedi. Gebze Bölgesi’nde kimlerin engellilere yönelik çalışma yaptığına bizzat şahit olduğunu kaydeden Höbek, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi’nin örnek çalışmalarda bulunduğunu söyleyerek tebrik etti. Sözlerini, “Hepinize çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Biz bir aileyiz” diyerek tamamladı.