Resmî verilere göre her iki kentin de yıllık yaklaşık 17–18 milyon ziyaretçi ağırladığına dikkat çekilirken, bu ölçekte bir yoğunlaşmanın uzun vadede sürdürülebilir olmadığı ifade edildi. Avrupa'da Barselona ve Venedik gibi kentlerde yaşanan aşırı turizm tepkilerinin, Türkiye'de de benzer risklere işaret ettiği belirtildi.
Galataport Eleştirisi
Kruvaziyer turizmi kapsamında İstanbul'daki Galataport projesi eleştirildi. Yaz aylarında art arda kente yanaşan, her biri yaklaşık 3 bin yolcu kapasiteli kruvaziyer gemilerinin, tarihi kentin siluetini bozduğu ve ulaşım altyapısını zorladığı ifade edildi.
Konut Krizi ve Kısa Süreli Kiralamalar
Programda kısa süreli kiralamaların İstanbul, Bodrum ve Antalya'da kira fiyatlarını artırdığı, kamu çalışanları başta olmak üzere yerel halkın kent merkezlerinden uzaklaşmak zorunda kaldığı vurgulandı. Türkiye genelinde yaklaşık 2 milyon ikinci konut bulunduğu hatırlatılarak, bu konutların kontrollü biçimde turizme kazandırılabileceği ifade edildi.
Bodrum ve Kıyılar Alarm Veriyor
Bodrum'un kimliğini kaybettiği, kıyıların özel siteler ve lüks villalarla kapatıldığı belirtilirken, bu durum “tersine gettolaşma” olarak tanımlandı. Muğla kıyılarında ise büyük yatların uzun süreli demirlemesinin deniz ekosistemini bozduğu ve bazı koylarda kirlilik sorunlarının arttığı dile getirildi.
“Sürdürülebilirlik Sloganla Olmaz”
Programda sürdürülebilirliğin, turist sayısını artırmaktan çok doğaya, kültürel mirasa ve kent yaşamına saygılı politikalarla mümkün olabileceği vurgulandı. Turizmin, gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir emanet olduğu ifade edildi.
“İki kente sıkışmış turizm sürdürülemez”
Turizm Sohbetleri programında Turizm eski Bakanı Bahattin Yücel, Türkiye'de turizmde sürdürülebilirlik ve aşırı turizm sorununu değerlendirdi. Programda, İstanbul ve Antalya'ya yoğunlaşan turizm hareketinin çevreyi, kent yaşamını ve kültürel mirası tehdit ettiği vurgulandı.
İlk yorum yazan siz olun