HUZUREVİ SAKİNLERİ HUZURSUZ...!

İsmail Kadı

 

Perşembe günü Darıca'da bulunan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından 1993 yılında yapılan Memduh Kızılağaç huzurevinde ki toplantıya katıldım.

Toplantı dediysek öyle Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün düzenlemiş olduğu bilgilendirme toplantısı değil.

İki ay önce huzurevinin tahliye edileceği açıklaması yapılmıştı.

Gerekçe olarak da binanın 1999 depreminde hasarlı olması gösterilmişti.

Darıca huzurevinin yönetimi Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

Binanın Mülkiyeti Türkiye Gazeteciler Cemiyetine ait.

Huzurevinde kalan az sayıda insan Darıca'dan ayrılmak istemiyor.

Bu durumun anlaşılabilir nedenleri var.

İlgililerin yapmış oldukları açıklamalar elbette önemlidir.

Biz o konulara da anlayışla yaklaşıyoruz.

Yalnız huzurevinde kalan sakinlerin bir kısmına karşı idarenin yaklaşımı olumlu değil.

Burada kalan insanlar bakıma ve şevkate muhtaç olmasa hiç biri orada olmazdı.

Huzurevinin kapısının önünde yarım ağız yapılan açıklamalar ben dahil pek çok insanı tatmin etmedi.

Gördüğüm bir başka manzara huzurevinde kalan insanlara karşı yöneticilerin yaklaşımı oldu.

Eğer Darıca huzurevinde huzursuzluk olmasa perşembe günkü buluşma yaşanmazdı.

Kısa süreli bilgilenmeden sonra Darıca huzurevi önünden ayrıldık.

Gazeteye geldim, bir süre sonra Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden aradılar.

İl Müdürü Bekir Yümnu'nün görüşmek istediğini söylediler.

Bir saate yakın Bekir Yümnu ile telefon sohbetimiz oldu.

Huzurevindeki sorunların nedenini anlattı.

Sosyal Hizmetler Müdürlüğü mülkiyeti kendine ait olmayan arazileri huzurevi yapmama konusunda prensip kararı aldığını söyledi.

Darıca Huzurevi oturulması sakıncalı olduğunu, zeminde toprak kayması bulunduğunu, binanın deniz kumuyla yapılmış olması demirlerin çürümesine neden olduğunu belirtti.

Çevre ve şehircilik bakanlığı binanın oturulmasında sakınca bulduğunu en kısa sürede boşaltılmasını istemiş.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden, Sosyal Hizmetler Arazinin mülkiyetini talep etmiş Cemiyet'de bu konuya sıcak bakmamış.

Halbuki sosyal hizmetler eski protokolle devam edebilirdi.

Mülkiyet üzerinde bu kadar ısrarcı olmanın anlamı yoktur.

Sonuçta 23 yıldır bu bina Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün tasarrufunda bulunuyor.

Haklı olarak gazeteciler cemiyeti şöyle düşünmüş olabilir;

"Siz bize güvenmiyorsanız, biz size niye güvenelim"

Bir de işin başka bir boyutu var, Darıca sahilindeki bu arazi bina yıkıldıktan sonra yan yattı çamura battı misali başkasına devir olabilir endişesi taşıyor olabilir mi...!

Sosyal Hizmetler Müdürü Bekir Yümnu yılbaşına kadar Darıca Huzurevini tamamen tahliye edeceklerini söyledi.

Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu binanın en kısa sürede tahliyesini istemiş.

Burada kalan insanlar Darıca'da bir çevre oluşturmuş bunların Darıca'da kalması daha uygun olur.

Bekir Yümnü Darıca huzurevinde kalan insanlar için uygun bir bina baktıklarını söyledi.

Ancak o uygunlukta bir bina  bulamadıklarını belirtti.

Benim Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne tavsiyem eski binanın  yıkılarak kısa sürede yapılması huzurevi sakinlerine hizmet vermesini sağlamaktır.

Mülkiyet konusunu fazla zorlamanın hiç bir anlamı yoktur.

Bu konuda da inatlaşmanın gereği yok...!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.