Hortumlama ve gerekenin yapılması

 

Yıllar önce, ‘’yerin altına 12 milyon TL gömdük’’afişleriyle, altyapı yatırımlarının reklamına bile milyonlarca lira kaynak aktaran AKP zihniyeti, ilk yağmurlar sonrası altyapının patlaması üzerine, özür bile dileme cesaretini, saygısını göstermemişti.

Sonrasında, kaynak hortumlayıcı yatırımları öne çıkaran projelerle süslediler kentin yoksul ve dar gelirli ailelerinin hülyasını.

İlçelerde, köylere yakın yerlerdeki dere ıslahları da, kaynak gömülen ve kuyuya attığının paranın nereye gittiği belli olmayan sözde projelerdir. Onlardan birini daha bugünlerde gündeme getiren Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, Başiskele sınırları içinden geçen ve birçok derenin sularının bağlı olduğu Sarıdere’nin ıslah çalışmalarına başlamış.

Betonarme kesit içerisine alınarak düzenli akışı sağlanacak olan Sarıdere’nin toplamda 1.850 metrelik bölümdeki ıslahı için harcanacak para 14.5 milyon TL’yi bulacak.

Ne güzel değil mi, dere ıslahına bile bu kadar para aktarılıyor…

Peki, aslında ne yapıyorlar dersiniz ?

Bu soruya yanıt ararken ortaya çıkan gerçekler, aslında ‘’yargılanmak için ne gerekiyorsa yapıyorlar’’ dedirten cinsten.

AKP’nin ‘’Büyük Başkan’’ sıfatıyla diğer illerin önemli bir bölümündeki belediye kadrolarına örnek olarak sunmaya çalıştığı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, ne yapıyorlar sorusuna, ‘daha ne olsun, her yaptığım işten yargılanıyorum’ yanıtını verebilir.

Cumhurbaşkanlığı makamında oturan Recep Tayyip Erdoğan’ın bile ‘’İbrahim Ağabey’’ ifadesiyle siyasi koruma altında tuttuğu başkana, son darbe Danıştay’dan geldi. Danıştay, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermediği bir dosyaya ilişkin kararında, Karaosmanoğlu ve bürokratlarına yargı yolunu açmış oldu.

Olay, Büyükşehir Belediyesi’nin D-100 karayolunda yaptığı çalışmalar kapsamında inşa ettirdiği Mimar Sinan Köprüsü’nün tarihi değerdeki Yenicuma Camii’nin silüetini kapatmasıdır.

Dönemin Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde CHP Grup Başkanvekili olarak görev yapan Av. Fahri Örengül dava açmış, mahkeme de, cami önünü kapatan kısımların yıkılmasını istemişti.

Mahkeme kararı uygulanmayınca, sorumlular hakkında açılması gereken soruşturmaya  İçişleri Bakanlığı izin vermediğini 7 Ocak 2014 tarihinde açıklamıştı. Sonrasında, konu Danıştay’a taşınmıştı. Bu kez, Danıştay 1. Dairesi 4 Kasım 2014’te mahkeme kararını iptal etti. İşte, bu iptal kararı yargı yolunu açtı.

Anlayacağınız, her yere, her koşulda, anlamlı ya da anlamsız projeleri dayatıp inşaatlar yaparak, yargılanmak için ne gerekiyorsa yapmaktan geri durmuyorlar.

Bunun adı siyasi gücün yarattığı pervasızlıktır…

Bu pervasızlığın ardında güvendikleri tek şey, halkın boyun eğmiş gibi hareketsiz kalması, bırakılmasıdır. Ama, unuttukları bir şey var. Bugün boyun eğen toplam yarın başını kaldırmaya niyetlenirse, kaçacak delik bile bulunamayabilir.

O günler de çok uzak değil…