Hayat kurtarmak için hayat harcayamayız

2020’de pandemide dezmatiği ardından lojistik sektörü için meslek hastalığını engelleyen cihazı üreten Mita Mühendislik’in kurucu ortağı Sinan Yücel, “Çıkış noktamız, insan hayatını kolaylaştırmak ve kurtarmaktır, kurtaracağız diye harcayamayız" dedi

28 gün önce geride bıraktığımız 2020 yılı gerek dünya gerekse ülkemiz için “kâbus” gibi bir yıldı. Çok sayıda kişi yılın Covid-19 dâhil tüm salgın, afet ve felaketlerini sanki olan bitenden yılın kendisi sorumluymuş gibi, yıl bitince bitecek sandı ancak örneğin Covid-19 salgını, 2021’de de sürüyor..

TEORİ VE PRATİKTE

YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLER

Salgın dünya ile birlikte ülkemiz ve bölgemizde de hayatın değerleri adına her ne varsa alt üst etti. Üretim ve ekonomiye de olumsuz yansımaları oldu. Çok sayıda firma eleman çıkartma ve/veya ücretsiz izne yöneldi. Küçüldü. Ama yine aynı süreçte büyüyen de oldu. “Yenilikçi çözümler” sloganlı, sloganın tam anlamıyla karşılığını veren Gebze firması Mita Mühendislik, yenilikçi çözümler tasarladı, üretti, büyüdü.

“ÇIKIŞ NOKTAMIZ İNSAN”

2020’de önce pandemide dezmatiği ardından lojistik sektörü için hem verim artırıp hem meslek hastalığını engelleyen cihazı üreten Mita Mühendislik’in kurucu ortağı Sinan Yücel, “Çıkış noktamız, insan hayatını kolaylaştırmak ve kurtarmaktır. İnsan hayatı kurtarmak için insan hayatı harcayamayız” dedi. Yücel sorularımızı önce tasarım ofislerinde yanıtladı. Ardından birlikte Hasköy Sanayi Sitesi’ndeki atölyelerini gezdik.

 

 


SİNDİRE SİNDİRE BÜYÜYECEĞİZ

 

  • İleriye, özellikle büyümeye yönelik hedefleriniz nedir?

 

  • Ticari olarak yavaş yavaş, sindire sindire büyümek gibi bir amacımız var. Çünkü piyasa sıkıntılı ve bizim de etimiz budumuz belli. Her şeyi bilerek ve emin adımlarla yolumuzda devam ediyoruz. Yoksa hızla giderken öngöremediğimiz gelişmeler bizi tepetaklak da yapabilir. O yüzden de yatırımları sakin sakin, çok hızlı gitmeden gerçekleştirmek istiyoruz. Elbette mühendislik açısından da kişisel açıdan da büyümeye hevesliyiz. Ama bunu böyle sakin sakin, sindire sindire yapmakta fayda var. Çünkü ticaretin çok yoğun olduğu bir sektörde değiliz. O yüzden şirketimiz bu şekilde devam ediyor.

 

İSG İÇİN GÜZEL BİR ADIM

 

  • Lojistik sektörünün talebi üzerine tasarlayıp ürettiğiniz cihaz verimin yanı sıra işçi sağlığını da merkeze alıyor. İSG açısından bakınca olumlu gelişme diyebilir miyiz?

 

  • Firmaların iş sağlığı ve güvenliği temelinde böylesi taleplerde bulunması güzel bir adım. Bilindiği üzere İSG ayrı ve özel ilgim olan bir uzmanlık alanı. Firmalar bu tür hamlelerinde öncelikle personelinin hastalanıp meslek hastalığına yakalanmasının önüne geçmek istiyor. İkinci talepleri ise iş kaybının önüne geçmek. İşveren, sermayedar, yatırımcı olarak böyle düşünmesi de gayet doğal ancak sıralamada ikinci sıraya yerleştirmesi anlamlı. Ya da ilk sıraya iş kaybını koyup ikinci sıraya işçi sağlığına da koyuyor olabilir.

 

MESLEK HASTALIĞI

YOKMUŞ GİBİ DAVRANILIYOR

 

  • Özünde firmaların bu minvalde yatırımda bulunup adım atıyor olması iş kazaları ve meslek hastalıklarının önüne geçmekte umut vericidir. Kaldı ki meslek hastalıkları ülkemizin en önemli sorunlarından biri. Öncelikle, kayda dahi girmiyor. Ülkemizde günümüzde meslek hastalığı yokmuş gibi davranılıyor ama binlerce kişi meslek hastalığından ölüyor.

 

PERSONELİMİZ DE İSG

KONUSUNDA DONANIMLI

  • İnsan olarak yapmak istediğimiz de bu. İnsanlarda da şöyle bir sıkıntı olabiliyor. Çalışırken insanlar sağlığını kaybetmek istemiyorlar ve zaten güvencesiz çalışıyorlar. Bir fabrikada işlerini kaybettiklerinde diğer bir fabrikada işe alınmıyorlar ve hayatlarını bu şekilde zehir ediyorlar. Mita Mühendislik olarak tüm personelimizle birlikte çok hassas olduğumuz bir konu İSG. Personelimiz de İSG konusunda çok donanımlı.

 

MADDEN KAZANIRKEN

MANEVEN DE MUTLUYUZ

 

  • Mühendislik olarak mesleki egoyu da bu aşamada yaşıyoruz. Çünkü yaptığımız ürünler insan hayatına dokunuyor, bir faydamız oluyor. Ticari olarak fayda sağladığı gibi; hem yaptığımız işten para kazandığımızı söylüyor hem de insanların faydasına dokunuyor diye o konuda kendimizi mutlu sayıyoruz.

 

HUKUK FAKÜLTESİNE HAZIRLANIYOR: Sinan Yücel ilk ve ortaokulu Mustafapaşa İlk Öğretim Okulu, liseyi Gebze EML kalıpçılık bölümünde bitirdi. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümü mezunu.  Ardından Kocaeli Üniversitesi’nde otomotiv mühendisliği, Anadolu Üniversitesi’nde işletme bitirdi. Şu anda yine Anadolu Üniversitesi’nde Adalet okuyor. Yine Kocaeli Üniversitesi’nde makine programlama okudu. Şu sıralar Hukuk Fakültesi sınavına hazırlanıyor. “Avukatlık yapar mıyız yapmaz mıyız bilmem ama en azından ülkede hukuk lazım oluyor. Eğitimini alalım” diyor. Eşi Ayşegül Serap Yücel, Gebze EML’den mezun olduğu elektrik elektronik bölümünde öğretmen. Çift, Atahan’ın anne babası.

 

**

Güven Kıymaz ve Fevzi

Bedir’in danışmanlığında

Makine Mühendisleri Sinan Yücel ve Kenan Güneş ile İnşaat Mühendisi Çağdaş Ceylan ortaklığındaki Mita Mühendislik mühendislik tasarımları Gaziler’deki ofiste, üretimini Hasköy Sanayi Sitesi’ndeki atölyede gerçekleştiriyor. İMES OSB içinde yeni bir yer içinde çalışmalar sürüyor.

Özel sektörün yanı sıra belediyeler başta olmak üzere kamuya da çalışan firmadan belediyeler daha ziyade vatandaşın hayatını kolaylaştırıcı ürünler tasarlayıp üretmesini istiyor.

BİRLİKTE TASARLIYORLAR

Geniş bir kadroya sahip Mita’nın akademik ayağı da var. İnşaat Mühendisi Profesör Doktor Güven Kıymaz ve Makine Mühendisi Profesör Doktor Fevzi Bedir, Mita’nın tam zamanlı akademik danışmanları.  Onlarla beraber ürünler tasarlayıp hesaplar yapıyorlar.

İNSANLARIN HAYATINI

KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN

Sinan Yücel, “Mita Mühendislik olarak amacımız mühendislik alanında insanların hayatını kolaylaştıracak tasarımlarda bulunup üretmek. Vizyonumuz da o anlamda insan hayatını, insan konforunu arttıracak, hayat kalitesini arttıracak ürünler tasarlamak. Bunu da sanayicinin ve personelin kullanımına sunuyoruz” dedi.

 

Mita Mühendislik kurucu ortakları Sinan Yücel, Kenan Güneş ve Çağdaş Ceylan, 2019 yılının mart ayındaki bir toplantıda Profesör Doktor Güven Kıymaz ile. Kıymaz, İstinye Üniversitesi’nde hocalık yapıyor.

 

Gebze Teknik Üniversitesi akademik kadrosundan Profesör Doktor Fevzi Bedir’in çalışma alanları arasında kompozit malzemeler ve mekanik özellikleri, imalat teknolojileri, plastik şekil verme yöntemleri de yer alıyor.

 

**

 

Fiyatı ve altyapısından

ötürü İMES OSB

 

  • Bölgemizde başka OSB’ler de var. Neden İMES OSB?

 

  • Diğer OSB’ler şu anda dolmuş vaziyette. Hem fiyat, performans, yer ve ulaşım açısından avantajlı. Hem de Gebzeli olduğumuz için lokasyon olarak Gebze Bölgesi’nde konumlanmayı seviyoruz. İMES OSB tercihimizde ise fiyat, yakınlık, altyapı konularındaki iyi konumu da tercihimizde etken oldu. Bölgemizdeki diğer OSB’lere baktığımızda fiyat yukarıda kalabiliyor veya dilediğimiz gibi bir mekân bulamıyoruz. Tabi diğer OSB’ler daha önceden tamamladı doluluğunu. İMES OSB diğer OSB’lere daha yeni ve imkânları daha fazla elverişli olduğu için, o yüzden İMES.

 

 

KARAKTERİM FİRMANIN KARAKTERİDİR: “Biz ticaret yaparken hem mühendislik, hem insan ahlakını kaybetmemeye çalışıyoruz. Çünkü yaptığımız işler böyle. Hem firma hem kişi olarak bilinen insanlar olduğumuz için yaptığımız her iş aynamız oluyor. Bakıldığında, yanlış iş yaparsak da bu çok hızlı bir şekilde yayılıyor, doğru iş yapsak da. O yüzden doğru iş yapmaya azami özen gösteriyoruz. Hem mühendisliğimiz hem hal ve hareketlerimizde doğru iş yapmaya çalışıyoruz ki ben şirketlerin böyle çok somut yerler olduğuna inanmıyorum aslında. İşletmeler patronlarının veya sermayedarlarının karakteri gibidir. Benim karakterim neyse Mita’nın karakteri de odur. Benimle Mita’nın veya şirketlerin karakterleri farklı olmuyor. Düzgün karakterli olalım ki şirketimiz de düzgün karakterli olsun diye özen göstermeye çalışıyorum.”

 

 

 

 

 

**

TMMOB’luyuz. Mühendisliğimizi

insan için yaptığımızı unutmayız

 

 

 

ASIL HEDEFİMİZ HALKTIR

 

  • Şahsınızın ve firmanızın tutumunu üyesi olduğunuz TMMOB kültürü ile bağdaştırabilir miyiz?

 

  • Bunu bir TMMOB kültürünün üretime yansımış hali diye de tanımlayabiliriz. TMMOB Makine Mühendisleri Odası üyesi olmaktan gurur duyduğum bir meslek odasıdır. Biz meslek ahlakını da biraz TMMOB ve MMO bünyesinde aldık. İşimizi halk için yapar ve hatta odada da, ‘Biz halkın mühendisleriyiz’ diye bağırırız. Ortaya koyduğumuz işlerde önceliğimiz halkın, vatandaşın, çalışanın, emekçinin çıkarıdır. Onu öngörürüz. Asıl hedefimiz sermaye değil halktır.

 

SERMAYEDAR OLSAKTA

BU KÜLTÜRÜ SÜRDÜRÜRÜZ

 

  • Bu kültürle iş yapar ve kurduğumuz işletmelerle sermaye içine dâhil olsak da bu kültürü sürdürürüz. Önümüze sermayenin çıkarı ile emekçinin çıkarı konulduğunda, öncelik emekçinin çıkarıdır. Bu bizim kültürümüzdür, TMMOB kültürüdür. TMMOB kültürünü de geçtik. İnsani olarak vazifemizdir aslında. Olması gereken de budur.

RİSKLİ GÖRDÜĞÜNÜZ İŞİ YAPMAYIN

 

  • “Olması gereken”i kurumun tümü üzerinden soracak olsak, bir bütün halinde sağlayabiliyor musunuz?

 

  • Benim arkadaşlarıma her zaman söylediğim bir detay var: ‘Arkadaşlar. İstemediğiniz ve riskli gördüğünüz hiçbir işi yapmayın. Bizim göremediğimiz bir sakınca gördüyseniz lütfen gelin, söyleyin ve yapmayın. Bizim hoşumuza gitti diye siz yapmak istiyor olabilirsiniz, yapmayın. Tehlikeli olan hiçbir işe girmeyelim.

 

TMMOB KÜLTÜRÜ SAĞDUYU SAĞLIYOR

 

  • Asıl amacımız parayı çoğaltmak değil sağlıklı bir şekilde iş yapabilmek. Onu kaybettiğimiz anda çıkış noktamızdan sapmış oluruz. Çıkış noktamız, insan hayatını kolaylaştırmak ve kurtarmaktır. İnsan hayatı kurtarmak için insan hayatı harcayamayız. O minvali kaybetmemeye çalışıyoruz. TMMOB kültürü de bu anlamda tasarımları, çalışmaları ve işleri yaparken de bizlere bir sağduyu sağlıyor.

EMEKÇİYE BAKMA KÜLTÜRÜ ÖNEMLİ

  • Sığ bir şekilde, ticari kaygıyla ürün tasarlamayız biz. Konuya ve firmalara sığ bir şekilde yaklaşmayız. Öncelikle işçi sağlığı ve iş güvenliği kültürü, emekçiye bakma kültürü önemli. O yüzden diyorum ki bir mühendis hele ki odamızın üyesi bir mühendis ticaret yaparken yüzde 90 oranda bu tarz hassasiyetlere sahiptir diye düşünüyorum. Çünkü TMMOB’da o kültürü alıyorlar. Çünkü biz hiçbir zaman halk için, insan ve insanlık için mühendislik yaptığımızı unutmayız. Önemli olan da bu. Bunu kaybetmemek önemli.

 

 

 

 

**

 

PATENTİMİZ ÇİĞNENDİ AMA BIRAKTIK, YETER Kİ ÜRETSİNLER

Dezmatik ile bir

sektör oluşturduk

  • Günümüz itibariyle dezmatikte tek üretici değilsiniz…

 

  • Şu anda yaklaşık 20’ye yakın firma dezmatik üretiyor. O anlamda bir sektör oluşturduğumuzu da söyleyebilirim. Bundan ötürü de mutluyuz. Yeni bir sektöre öncülük ettik. Üretim ve istihdama katkıda bulunduk. Öte yandan biz bir dönem, bize rağmen neredeyse tekelleştik. Asla böyle bir amacımız yoktu ve olmayacakta. Rekabet kaliteyi arttırır. Her ürün için geçerli olmak üzere, tekelleşme tehlikeli bir durumdur.

 

ONLAR PEDALLI YAPINCA

BİZ SENSÖRLÜSÜNÜ YAPTIK

 

  • Ama pedallı modelde ilk üretici ve patent sahibiydiniz?

 

  • İlk üretici olmamız sebebiyle, ürünümüzün patentini aldık. Birçok kişi bizim patentimizi deldi, patent yasasını ihlal etti ama biz hiç birine dava açmadık. Birincisi, herkesin rızkı ayrıdır. Çalışsınlar, onlar da yapsınlar, onlar da hizmet etsinler. Hiç birine dava açmak dâhil hiç müdahil olmadık. Sektörün tıkanmasını istemedik. Niye? Onlar yeni bir şey buldukça biz kendimizi daha ileriye götürmeye çalıştık. Biz pedallı yaptık. Onlar pedallı yapınca biz sensörlü yaptık. Onlar sensörlüye başlayınca biz kameralı yaptık.

 

5 YIL BOYUNCA

ÜRETEMEZLERDİ

 

  • Patent ihlali nedir, bilgilendirir misiniz?

 

  • Biz bu ürünü ilk bulduğumuzda, Patent Enstitüsü’ne başvurup patenti aldık. Bu, bu ürünün fikir haklarının bize ait olduğunun tescili ve belgesidir. Bu durumda bu ürünü beş yıl boyunca bizden başka hiçbir firma ve kişinin yapmaması gerekirdi. Ama pandemi sürecinden ötürü, biz ürettikten birkaç ay sonra birçok firma aynı üretime başladı. Biz de hem sosyal medya hem reklamlardan gördük.

 

DEDİK Kİ, ONLAR DA YAPSIN

  • Patentimizin ihlal edildiğini, patent delindiğini gördük. Hukuki olarak, dava açıp onların üretimini durdurma hakkımız ortaya çıktı. Ama biz böyle bir yaklaşım sergilemedik. Dedik ki, onlar da yapsın. Zaten şunu da düşündük. Pandemi sürecindeyiz. Herkesin yapması ve insanların bu ürüne ulaşması gerekiyor. Biz o anlamda ticari bir hırsla, çok fazla kar gözeten sermayedar tutumu takınmadık. Güzel de oldu. Birçok insan bu ürünü yapıyor. İstanbul, Antalya, Erzurum yani her tarafta üretim var. Bir sektör yapmış olduk. Bir yandan da mutlu oluyoruz yani.

PATENTİ ASLINDA

PEDAL KAVRAMINA ALDIK

  • Yasaklı olan ne. Pedallı ama daha geniş, daha uzun tipini üretilemez mi?

 

  • Pedalla, pedala bastığınızda elinize dezenfektan veren bir otomat cihazıdır bizim ürettiğimiz. Bunun rengini değiştirmeniz, boyunu uzatıp kısaltmanız, hiçbir şeyi değiştirmez. Amaç burada pedala dokunarak bir pompa maharetiyle dezenfektanın kullanıcıya verilmesi. Biz aslında bir kavrama patent almış olduğumuz için cihazın her neresini değiştirip üretirsen üret, patent sahiptir. Delemez. Ama örneğin pedalla değil de sensor ile yapsa evet, yeni bir üründür. Pedalla değil farklı bir teknolojiyle dezenfektanı verse yine patent delmiş olmaz. Yine, yenilikçi bir ürün olmuş olur.

 

İKİ FİRMA İZİN İÇİN ARADI.

SÖZ SENETTİR”E BAĞLADIK

 

  • Sizden sonra üretenlerden hiç biri, patent yasası gereği aramadı mı?

 

  • İki firma aradı. Sözlü olarak izin istediler. Hatta, ‘Sözleşme yapalım. Lisans yapalım’ dediler. Biz kendilerine bizim için bir sorun olmadığını belirtip, ‘Üretebilirsiniz’ diyerek, bir centilmenlik anlaşması yaparak, en azından bizim tarafımızdan onlara ticari bir dava açmayacağımızı belirterek böyle bir bilgilendirme yaptık. Sözlü anlaştık. Biz de ticaret ahlakının geçerli kurallarından, ‘Söz senettir’ diyerek anlaştık.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

EKONOMİ Haberleri