Hakiki Dünya Lideri Demişti: Aziz Vatanın “Valilik”leri de…

Aktan Uslu

Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Gençliğe Hitabesi’nden…

 

**

Hiç öyle Google taraması yapmayacak, sadece içinde bulunduğumuz süreçte aklımda yer edinenlerden örnekleyeceğim..

İstanbul Ticaret Odası ülkemizde yabancı sermayenin yatırım yapması için çağrıda bulundu. Söz konusu çağrıda emeğin özellikle Avrupa ülkelerine kıyasla daha ucuz olduğunu söyledi. Ayrıca yabancı sermayedarın konut edinmesi halinde, vatandaşlık verildiğine de kaydetti..

Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın’ın, Çayırova Kaymakamlığı tarafından da yalanlanmasından sebep kesinlik değeri somutlaşan iddiasına göre Çayırova Kaymakamı Hasan Gözen’den Baldur Süspansiyon Grevi’ne dair görüşmek üzere randevu istendi. Kaymakam Bey, Özel Kalem Müdürlüğü aracılığıyla randevuyu ret ederken gerekçe olarak pandemiyi gösterdi. Kaymakamlıkta bundan sebep toplantı yapılmadığı da iddia edildi.

Valilik sitesini taradım, göremedim. Basına Kocaeli Valiliği tarafından gönderilen haberleri gazetemiz mail portalındandan sorguladım, bulamadım.

27 Ocak akşamı 19.02’de Kocaeli Koz haber sitesinde yer alan, linkini biraz yorum katarak şahsıma ait Facebook sayfasından paylaştığım habere göre..

https://www.kocaelikoz.com/haber/6322419/vali-yavuza-buyuk-tepki-iscileri-duymadi-patronu-misafir-

..Vali Yavuz makamında Baldur Süspansiyon Genel Müdürü Juan Carlos Alonso ve İletişim Müdürü Onur Çeker’i makamında kabul etti.

Normal… Ama normal koşullarda olsaydı gayet olağan olabilecek bu ziyaret..

Gerçek Dünya Lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde yer alan, yorumun girizgâhında alıntı olarak yer verdiğim ifadesinin izlerini taşımaktadır.

İllerde Valilikler, ilçelerde Kaymakamlıklar… Ulu Önder’in tanımladığı şekilde kale'dir..

Şayet bu ülkenin emekçisi, emekçiyi temsilen emekçi örgütlerinin randevu taleplerine sırt çeviren Kocaeli Valiliği ve Çayırova Kaymakamlığı..

İspanya’da 36 yıl süren faşist diktatörlük sürecinin palazlanan firmasının yöneticilerini makamında ağırlıyorsa..

Bu bir ziyaret değil, ziyaret adı altında ve kılıfında işgaldir.!

**

 

Yine aynı hitabeden..

Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Gerçek dünya liderinin bu tanımı da günümüzle örtüşmektedir.

Asgari ücretin 2 bin 800, sendikal örgütlenme sonrası gerek kod: 29’dan kovularak aleni açlığa mahkûm edilmeye çalışılan, gerekse cezalandırmaya dönüşen bin 420 TL ödenekli ücretsiz izinle ıslah edilmeye çalışılan emekçilerin ve halkın gerçek durumunun tanımıdır.

 

İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Bölgemizde Baldur Grevcileri ve Migros Depo direnişçileri ile direnişte olmayan Systemair HSK, Onat Alüminyum ve Tayaş Gıda’nın ücretsiz izinle ıslah edilmeye çalışılan sendikalı sendikasız bireyleri..

Bursa Orhangazi’de Cargill..

Çorum’da Ekmekçioğlu Metal

Ve nice emsallerinde emekçiler…

Sadece kendileri ve işçi sınıfı için direnmiyor, bu ahval ve şerait içinde Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmak için cansiperane mücadele ediyor.

Çünkü, “Muhtaç oldukları kudret damarlarındaki asil kanda mevcut.”

 

**

Bugün başta bölgemiz olmak üzere memleketin her tarafında olan bitenlere karşın grevi yasaklamak için Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere her türlü girişimde bulunurken..

Bu ülkenin sendikasını, emekçisini tanımazken..

Ülkemizde Anayasa ve yasa maddesi adına ne var ne yok çiğnemesine göz yumulması bir tarafa..

Hiç hak etmedikleri makamlarda, makamın bugünkü yetkilisince ağırlananlar o ziyaretle bir yerlere bir mesaj vermeye çalışıyor olabilir..

12 Eylül 1980  askeri darbesiyle temeli atılan vahşi kapitalizm ve neoliberalizmin sürmesinden sebep, sistemin sürmesinin getirdiği avantajla da, “Güç bende…” mesajı iletmeye çalışabilir.

Hakiki Dünya Lideri tarafından o ziyaretin gerçekleştiği ilimiz merkez ilçesi İzmit’te kurulan SEKA Kağıt Fabrikası’nı kapatıp bu ülkenin yerel basını başta olmak üzere kağıda ihtiyaç duyanlarını ele güne, emperyalizme muhtaç eden günümüz iktidarı..

Oraya “SEKA Park” kurduk diye övünürken öz Türkçe olmasından sebep SEKA Parkı dahi diyememekte..

Partisinin kısaltılmış halini Amerikan dil kurallarıyla yapacak şekilde emperyalizme bağımlığını teşhir ederken, “Yerli ve milli” diye reklamda yapabilir.

Ulu Önder, “Dünya lideri unvanını” kendiliğinden almamış..

Başta Fidel Castro olmak üzere diğer ülkelerin liderlerince, “Emperyalizm ile mücadelede ezilen tüm dünya halklarına örnek ve umut olmasından” sebep..

Atatürk’e “Dünya lideri” unvanını dünya vermiştir.

Kendisine “Dünya lideri” unvanını reklam sloganı olarak koyup “Dünya lideri” dedirtmeye çalışan “Dünya lideri”nin yönetimindeki ülkemizde ise..

“Dünya Lideri”nin bulunduğu makamın ilimizdeki temsilciliği ve temsilcisi tarafından Baldur Süspansiyon yöneticilerinin bu zeminde ağırlanması, “Kalelerin işgalidir…”

Ancak Ulu Önder malum şunu da söylemişti..

Geldikleri gibi giderler..

Bir asır öncesinin tespitleri günümüzde gerçekleşen Dünya Lideri’nin demek ki vardır bir bildiği, tutacaktır elbet bu söylemi de..

Geldikleri gibi, gideceklerdir…