HAKARETTEN BAŞKA BİRŞEY BİLMEZ MİSİNİZ...!

İsmail Kadı

 

Bugün eğitim-öğretim ile ilgili yazı yazmayı düşünüyordum.

Eğitim kalitesi düştükçe insan kalitesi irtifa kaybediyor.

Siyasetçinin söyleyecek sözü olmayınca küfür ve hakaretle kendini ıspatlamaya çalışır.

Bu kanıya nasıl vardığıma gelince;

Tarık Akan’ın ölümüyle birlikte islamcı çevreler hep bir ağızdan küfür ve hakaret dolu sözlerin arkasında sığındılar.

İşlerine geldiğinde her türlü istismarı marifet sayanlar, Amerikan şirketleriyle çok uluslu tekellerle iş tutanların kimler olduğunu herkes çok iyi bilir!

Buna rağmen solcuları, devrimcileri Amerikancı olmakla itham edenler aynaya iyi baksınlar.

Bu tip insanlara acıyorum.

Ceplerinde dolardan başka para taşımazlar.

Ancak solcuları, devrimcileri Amerikancı olmakla itham ederler.

Tarihin hiç bir döneminde solcular, devrimciler işbirlikçi olmadı.

Bunun en somut örneği 1968 yılında 6. Filo İstanbul’a geldiğinde Dolmabahçe önlerinde ABD ve NATO askerlerini denize dökenler devrimcilerdi!

Biraz samimi olun.

Peki ya o dönem NATO ve ABD askerlerini hangi siyasal islamcılar arka çıktıklarını neden görmezden gelirler.

Ayrıca Amerikan arabalarından başka araç binmeyenler kimseye söyleyecek sözü olmasa gerek.

İktidar partisinin bölgemizdeki  bazı  isimleri sosyal medya üzerinden ölen insanlar hakkında kullandıkları ifadeler hiç hoş değil.

Kimin cenaze namazının kılınıp kılınmayacağı konusunda ahkam kesenlere şunu söylemekte yarar var;

Hangi dine, hangi inanca sahip olursanız olun, yer yüzünde en büyük günah kul hakkı yemektir!

Bunları görmezden gelenler, solcu ve devrimcilerin cenazelerine dil uzatmaları ahlakla bağdaşmaz.

Önce kendi kapınızın önünü temizleyin ondan sonra çevredeki olup biten hakkında söz hakkına sahip olun!

Babamın kuşağının Cumhuriyet aydınları, savaşlar ve yıkımlar sonrasında yaralarını sarmayı başararak aydınlık bir geleceğe yürümekte olan ülkelerinin bir kez daha adım adım karanlıklara doğru sürüklenmekte oluşunun acısını yüreklerinde duya duya kahır içinde, birer birer aramızdan ayrıldılar.

O kuşaklardan tek tük kalanlardan varsa ülkenin bugünki durumuna bakarak geri kalan yaşamlarını aynı kahırla sürdürmekteler.

Toplumu ayrıştırarak hiç bir yere ulaşamazsınız.

Düşünce fakirleri toplumu ötekileştirerek bir yere varacağını düşünüyorsa  yanılıyor!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.