TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Temsilcisi Sema Olkun Kopal, gıda mühendislerinin istihdam sorununa değinip, “Gıda mühendislerinin sesi ne zaman duyulacak” diye sordu. Kopal açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Gıda mühendisliği; gıdaların güvenilir bir biçimde üretimini, hazırlanmasını, işlenmesini, paketlenmesini, dağıtılmasını sağlayan ve gıda kaynaklarını en iyi şekilde kullanıp koruyarak sektöre fayda sağlayan bir mühendislik dalıdır.
Günümüzde gıda mühendisleri özel sektörde ve kamuda üretim tesislerinde, ürünlerin denetlenmesinde ve halka sunuma uygun hale getirilmesinde görev yapmaktadır. Ancak önemli bir kısım gıda mühendisi de günümüzün zorlaşan ekonomik koşullarında işsizlikle mücadele etmekte veya uygun olmayan çalışma koşullarına, uzun çalışma saatlerine boyun eğmek zorunda bırakılmaktadır. Hem Covid-19 pandemisi hem günden güne derinleşen ekonomik kriz göz önüne alındığında; kamu istihdamındaki ciddi yetersizlik ve adaletsizlikler, hayat pahalılığı ve güvencesizlik, gıda mühendislerinin geçim zorluğu yaşamasına yol açmaktadır.
GÜVENCELİ İSTİHDAM LÜKSE DÖNÜŞTÜ
Kamu kurumlarına, Gıda Mühendisliği bölümünden mezun sayısına oranlanamayacak kadar az sayıda kişi atandığından, kamuda güvenceli istihdam gıda mühendisleri için ulaşılmaz bir lüks haline dönüşmüştür.
Tarım ve Orman Bakanlığı 2019 yılı faaliyet raporundaki verilere göre, ülkemizde 31 Aralık 2019 tarihi itibariyle toplam 688 bin 159 gıda işletmesi bulunmaktadır. 2019 yılı kontrol görevlisi sayısı 7004’tür. Bu sayının içinde, Gıda Mühendislerinin oranının yüzde 25-30 arasında olduğu bilinmektedir.
KAMUDA İSTİHDAM YETERSİZLİĞİ
Bu işletmelere resmi kontroller Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılıyor. Yurtiçinde yapılan gıda resmi kontrol sayısı 1 milyon 215 bin 996, savcılığa sirayet eden suç duyurusu sayısı ise 174 olarak rapor edilmiştir. Bu verilerden de görüldüğü üzere, her işletmeye yılda 2 defa dahi denetime gidilemediği anlaşılmaktadır. Kamuda gıda mühendisi istihdamı yetersizdir. Kamuda istihdam arttırılmalıdır. Yeni mezun meslektaşlarımızın başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere, kamu hizmeti yapan kurum ve şirketlerde istihdamı zorunlu hale getirilmelidir.
Bir ülkenin kalkınmışlığını gösteren başlıca kriterlerden biri, çalışanların ürettiği değere adil bir karşılık alması ve bireylerin insanca, uygun refah düzeyinde yaşamasıdır. Ancak gıda mühendisleri, yıllardır dillendirilen fakat bir türlü çözüme kavuşmayan pek çok sorunla baş başa bırakılmaktadır. Aralık ayı Yoksulluk Sınırı 11 bin 34 TL’ye yükselmiştir. Gıda Mühendisleri ne yazık ki, Yoksulluk Sınırının çok altında ücretlerle çalıştırılmaktadır.
CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI
Özel sektör kurumlarının bazıları İZP taban ücretini, bir kısmını sonrasında elden geri almak koşuluyla ödemekte; bazıları mühendisleri Asgari Ücrete mahkûm etmekte, hak edilmiş mesai saatleri için ödeme yapmayı da reddetmektedir.
Artan gıda fiyatları; yoksulluk, açlık sınırlarının altında geçinmeye çalışan halkımızı “merdiven altı” şeklinde de ifade edilen denetimsiz, nerede ne koşulda üretildiği belli olmayan, taklit ve tağşişten ibaret gıdalara yönlendirmiştir. Bu durum kısa ve uzun vadede ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirmektedir.
Diğer taraftan tarımsal girdilerde dışa bağımlılıktan dolayı, artan dolar ve Euro kuru çiftçilerin giderlerinde ciddi artışa sebep olmaktadır. Bu durum çiftçilerin borçlarını artırarak onları günden güne üretimden koparmaktadır. Üretimin azalması gıda fiyatlarını ve gıdada dışa bağımlılığı daha da arttıracaktır.
En temel ve ertelenemez ihtiyaç olan gıdanın herkes için yeterli, kolay ulaşılabilir, denetimli ve sürdürülebilir olması elzemdir.
Bu toplumsal ortamda, kamusal denetim görevi yürüten ve halk sağlığının güvencesi olan gıda mühendislerine ciddi bir biçimde ihtiyaç vardır. Ancak elini taşını altına koymaya hazır olan bu meslek grubu; daima işsizliğe itilmiş, kamu istihdamındaki pay hakkı teslim edilmemiş, düşük ücretlerle uzun saatler çalıştırılmış ve yalnız bırakılarak meslekten soğumalarına yol açılmıştır. Tüm yetkili kurum ve kuruluşları, gıda mühendislerinin seslerini duymaya ve sorunların çözümünde rol almaya davet ediyoruz.
ÜRETİME DAYALI EKONOMİ POLİTİKASI
Meslektaşlarımızın mahkûm bırakıldığı diplomalı işsizliğin önüne bir an önce geçilmelidir. Ülkenin sanayi ve tarımını bitiren ve meslek alanlarımızı, meslek alanlarımızdaki istihdamı daraltan özelleştirme ve dış bağımlı politikalardan vaz geçilmelidir.
İşsizlik sorununun ve gıda mühendislerinin insanca yaşayacak ücretler alabilmesinin çözümü, üretime dayalı ekonomi politikaların benimsenmesidir.
Halkımızın güvenli gıdaya ulaşmasının güvencesi meslektaşlarımızdır.
Diplomalı İşsiz Olmak İstemiyoruz!”