Gelecek Umuttur...!

İsmail Kadı

Yaklaşık bir hafta siz değerli okurlardan uzak kaldım.

 

Elbette neden uzak kaldığımın bir izahı var.

Geçtiğimiz hafta başında Trabzon’a gitmeyi planlamıştım.

Gidiş nedenim, yakın bir akrabam emekli öğretmen Ömer Aksoy ağır hastaydı.

Bu nedenle hem hasta ziyareti hem de doğup büyüdüğüm memleketi gezmeyi amaçlamıştım.

Hasta olan akrabam benim planladığım tarihten önce vefat etti.

Trabzon’a yolculuk serüvenim bu nedenle erken başladı.

Dört günlük Trabzon maceramdan sonra cuma günü Gebze’ye dönüş yaptım.

Gebze’ye geldiğim akşam bir başka değerli dostum, arkadaşım emekli öğretmen Teoman Genç Gebze’de geçirmiş olduğu kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldı.

Bir hafta içerisinde iki güzel insanı kaybetmek oldukça ağır geldi.

Ancak yapacak birşey yok, hayat en acımasız kuralları ile devam ediyor.

Yeni bir haftaya umut ve barış dolu                   dileklerle girmeyi çok arzuladım.

Nereden nereye geldik.

Geçmişin birikimi üzerine inşaa edilen kültür ve turizm şehri Trabzon eski günlerine döner mi bilmem.

Eğitim kalitesi düştükçe biat kültürü her yerde kendini gösteriyor.

Sokakta bir ticari kuruluş adına dağıtılan el ilanı dini inançlarına uygun görmediğini söyleyen bir meczup tarafından insanlar üzerine vahşice ateş açıldı.

Olayın yaşandığı gün ben de yakın bir yerdeydim.

Bir çok medeniyete ev sahipliği yapan bir şehirde bunların yaşanmış olması anlaşılır gibi değil.

Olaya diğer bir boyuttan baktığımızda bu kadar kışkırtıcı söylemlerin olduğu bir ülkede daha kötü günlere hazırlıklı olmalıyız.

Trabzon canlı ve hareketli bir şehir.

Yazın Arap turistlere ev sahipliği yapıyor.

Trabzonlu bir gazeteci dostumun deyimiyle “10 yıl sonra Trabzon bir Arap şehri olabilir”

Sonbahar ve kış aylarında şehrin üç önemli hareketliliği var.

Birincisi; Trabzonspor herkesin ortak tutkusu.

Sokakta, evde ve her yerde Trabzonspor sevgisi var.

İkincisi; Trabzon üniversite şehri olması kentte büyük bir canlılık ve hareketlilik kazandırmış.

Üçüncüsü ise; Deniz taşımacığılığının getirmiş olduğu canlılık var.

Temiz ve güzel bir şehir.

Diğer kentlerde olduğu gibi trafik sorunu ve toplu taşımacılık son derece zayıf.

Tarihi ve turistlik yerleri Hamsiköy, Zigana Dağı, Sümela Manastırı, Uzungöl turizmi 15 Temmuz sonrası oldukça durağanlaşma noktasına gelmiş.

Anlayacağınız gelir dağılımı bozuldukça insanların öfkesi ve tepkisi zirveye doğru tırmanıyor.

Sohbet ettiğim herkesin ortak görüşü bu ülkenin yatırıma ve istihdama ihtiyacı var.

Cemaatin el konulan okullarının büyük bir kısmı İmam Hatip’e dönüştürülmüş.

Trabzon’un tarihi okulu sayılan Trabzon lisesi ise proje okulları kapsamına alınmış.

Bu duruma eğitimli kesim son derece tepkili.

Hatta okulda öğrenci olan yakın bir akrabamın çocuğu “öğretmenlerimizin elimizden alınmasına seyirci kalmayacağız” dedi.

Trabzon Lisesi Türkiye’nin aydınlanma sürecine katkı sunan önemli bir eğitim kurumu.

Dönüştürülen bir ülkenin insanları tehlikenin farkında.

Umarım bu tehlikeli gidişat engellenir.

Aksi halde bizi hiç de iyi bir süreç beklemiyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.