Gebze’deki eğitimle yangın söndürdük. İtfaiye kurduk

17 Ağustos depremi sonrası kendisini ilk yardım eğitimine adayan Özdemir Günday’ın yolu Gebze’ye Emin Pehlivan’ın hoşgörüsünden sebep düştü. Günday; Burgazada yangınına sivil müdahale ve Didim’e itfaiye kurulmasında bu eğitimin etkisinin olduğunu söyledi

Afet “geldim” der

Aktan USLU

 

2 - … her an her şey olabilir

 

 

 

** 17 Ağustos depremi sonrası kendisini ilk yardım eğitimi öğrenmeye ve öğretmeye adayan Makine Mühendisi Özdemir Günday’ın yolu Gebze’ye Emin Pehlivan’ın hoşgörüsünden sebep düştü. Günday; İstanbul Burgazada yangınına sivil müdahale ve Aydın Didim’e itfaiye kurulmasında bu eğitimin etkisinin olduğunu söyledi


 

  

17 Ağustos depremi sonrası kendisini ilk yardım eğitimi öğrenmeye ve öğretmeye adayan Makine Mühendisi Özdemir Günday o eğitmenliğini Boğaziçi Üniversitesi’nden edindiği sertifikayla da Toplum Afet Gönüllüsü – TAG sertifikasıyla sürdürüyor. Özdemir Günday’ın yolu Gebze’ye Emin Pehlivan’ın hoşgörüsünden sebep düştü. Günday; İstanbul Burgazada yangınına sivil müdahale ve Aydın Didim’e itfaiye kurulmasında bu eğitimin etkisinin olduğunu söyledi. Eğitim sürecine dair özetle şunları kaydetti:

KADIKÖY’DE 6 SENELİK

ÇALIŞMA ÇÖPE GİTTİ

“Kadıköy, Moda’da; Sivil Savunma Müdürlüğü eğitimlerine, mahallede ekip kurmamız şartıyla, şartı kabul edip başladık. Bir kamyon dolusu; kazma, kürek gibi ilkyardım malzemeleri verdiler, mahalleye koyduk. O malzemeler orada yıllarca durdu. Onların eğitimlerini, başkalarına da verdik. Belediye orayı kapatınca biz de kapatmak zorunda kaldık. Valilik, Kaymakamlık nezdinde yer arama çalışmalarımız sonuç vermedi. Dönemin kaymakamı yanında çalışmamızı istedi, kendimiz çalışmak istediğimizi söyledik. 5-6 senelik çalışmamız maalesef çöpe gitti. O malzemelerde yıllarca Kadıköy Kız Lisesi’nde, bir konteynerdeki dondurma kasası içinde yıllarca durdu. Kızımın okuduğu liseydi. Eğitim verip tatbikatlar yapmıştık.

KOCAELİ’DEKİ EĞİTİMLE

BURGAZADA’YI SÖNDÜRDÜK

 

İki yıl boyunca Erenköy’deki bir arama kurtarma derneğinde çalıştıktan sonra Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde dönemin İtfaiye Daire Başkanı Emin Pehlivan ile tanıştık. Kocaeli’de yangın eğitimi aldık. O süreçte Burgazada yangını çıktı. Gönüllüler orada itfaiyeye destek oldu ve alınan eğitim önemli bir işe yaradı.

15 YILDA 4 BİN SAAT

NÖBET TUTTUM

Ardından Emin Pehlivan’a gönüllü itfaiyeci olmak istediğimizi belirttik. İzmit’in uzak olmasından ötürü eğitim Gebze’de verilmesini talep ettik. Gebze’de ilk gönüllü itfaiyecilik eğitimini 2007-2008 yıllarında başlatmış olduk. Sisteme Gebze’den Orhan Sönmez arkadaşımız da dahil oldu. Nöbet tutmaya başladık. 15 seneye yakın gidip geldim ve bugüne kadar 3-4 bin saat nöbet tuttum.

Sisteme dahil olacak gençlere önceliğin işleri ve evleri olduğunu, boş vakitlerini gönüllü işlere harcayabileceklerini önerdiğini kaydeden Günday, “Bu sırayı takip etmezseniz önce işiniz sonra ailenizden olursunuz” dedim. Eğitimlerimizi geceleri, büyük fedakarlıklarla sürdürdük” diye konuştu.

 

Gebze’de 15 seneyi aşkın süredir itfaiyede gönüllü olarak nöbet tutan Özdemir Günday, Formula yarışları esnasındaki nöbet görevinde dönemin Gebzeli itfaiye erleri ile.

 

 

**

 

Sağlam ev yapmak için

gittim. İtfaiyesi yoktu

 

17 Ağustos depreminin üzerindeki etkisiyle ilerleyen yıllar ve emeklilik için sağlam zeminli yer ararken yolunun Didim’e düştüğünü belirten Orhan Sönmez şunları kaydetti: “Yine o yıllarda kendimize sağlam bir ev yaparız, emeklilik sonrası da yerleşiriz diye Didim’e yer bakmaya gittim. 2003’te bir arsa aldım. Hep aklımızın bir köşesinde ilkyardım, arama kurtarma var.

O zamanlar Aydın, Büyükşehir değildi. Didim Belediyesi’nde itfaiye teşkilatının olmadığını, yangınlara bağışlanmış bir araçla müdahale edildiğini öğrendim.

Didim Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız ile tanıştım. Boğaziçi Üniversitesi eğitmeni sıfatımla paneller düzenledik. Eğitim verdik.

BAŞKAN, “BİZ YAPAMAYIZ” DEDİ

Osman Ayyıldız aracılığıyla dönemin Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı’yla görüştüm. Mümin Başkan, ‘Biz yapamayız’ dedi. Israr ve ikna ettim. Didim’den bir heyet, KBB İtfaiyesi’nde teşkilatın nasıl kurulacağına dair eğitim aldı. Ardından da Mümin Kamacı, Osman Ayyıldız ve şehrin ileri gelen isimlerinin desteğiyle, İMECE usulüyle teşkilatı kurdular. Devlet arsa tahsis etti. Kimi çimento, kimi maddi bağışta bulundu. Mühendislik hizmeti sağlandı. Ve büyük bir iş başarıldı. Bina, itfaiye tahsis edilen alanın bir kısmında. Günümüzde 20’yi itfaiye eri var. Yani ileride ihtiyaç halinde genişletilip büyütülebilir. 100 yıllık bir proje olabilir.

Günümüzde, Büyükşehir yapılanması gereği Aydın BB İtfaiye Teşkilatı bünyesinde görülüyor. Artık bir şekilde belediyeler anlaşacak. Teşkilat içinde depolara, yan tarafındaki hastane ve helikopter pistine varıncaya kadar her şey düşünüldü. İtfaiye kuruluşundan bugüne çok sayıda yangına, trafik kazasına müdahale etti.”

 -Soldan sağa: Dönemin Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı, Özdemir Günday, Orhan Özdemir ve Didim Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız.

**

 

Derneklerdeki sıkıntı

itfaiyelerde yaşanmıyor

 

“Didim’de itfaiyenin kurulmasının ardından dernekleşmeye geçildi. Boğaziçi Üniversitesi’nin ikinci bir eğitimi olan gönüllü eğitimlerine başladık. Didim’e yerleşmiş İngilizler ve Türkler birlikte eğitim gördü. İngilizler, ‘Burada anlattıklarınız, İngiltere’de ilkokulda anlatılan şeyler’ dedi. Eğitimi vermek zorunda olduğumuzu söyledik. ‘Siz bu eğitimi alırsanız ileride başınıza bir iş gelirse irtibat kurabilirsiniz’ dedik. Hak verip katıldılar. Onlar da itfaiyecilerimize İngilizce öğretmeye başladı. Yardım talebi esnasında yavaş konuşarak izahın önemine değinildi. O zamanlarda kurulan dostluklar hala devam ediyor.

 

DERNEKÇİLİK KOLAY DEĞİL

Türkiye şartlarında dernekçilik kolay değil. Halen varlığını sürdürüyor ama ağır aksak devam ediyor. Oradaki bazı arkadaşlarımız ilkokullarda Boğaziçi Üniversitesi’nin temel afet bilincine dair eğitim verdi. Tahliye ve tatbikatlar gerçekleşti. Didim’de yerleşik olsaydım çalışmalar biraz daha ileri gidebilirdi çünkü dernekçilik ve bu tür çalışmalar emek istiyor. Benim gönüllü itfaiyeciliği tercihimde de bu etken var. Derneklerde yaşanan sıkıntı itfaiyelerde yok. Gönüllü olarak gidiyorsunuz. Nöbetinizde itfaiye amiri sizi karşılıyor. Boşluk olan yerde görevlendirilirsiniz. Orada da itfaiyecilerin gösterdiği hizmetlere yardımcı personel konumunda oluyorsunuz. Yani direk yangının içine girmek gibi bir durum yok. Sizi asıl işlerinin arkasında tutuyorlar çünkü ne kadar eğitim alırsanız alın, mesleği icra eden itfaiyeci kadar değilsiniz. Eğitimle de olmuyor. İtfaiyeciliğe başladıktan birkaç sene sonra ancak gerçek bir itfaiyeci olabiliyorsunuz.”

 

 

 20 YANGININ 20’Sİ DE AYRI ÇEŞİTTİR: Özdemir Günday, “Benim vakitlerim arama kurtarma eğitimlerinde geçti. Bir çalışanın arama kurtarma eğitimi bir yıl sürüyor. İtfaiyecilerde ilk göreve başladıktan sonra üç ay hazırlık eğitiminden geçiyorlar. Yangın dediğiniz apayrı bir konu. 20 yangına gitmişsinizdir, 20’si de ayrı çeşittir. Biri diğerine hiç benzemez, kaza atlatmışsınızdır.”

 

**

 

Eğitimler Gebze’ye alınmasaydı

Didim’e itfaiye kurulmazdı

 

 

“Didim’in turizm sezonunda günlük nüfusunun 1 milyon kişi olduğu söyleniyor. Teşkilat mevcut haliyle bile yetebiliyor. Yangın öyle bir şey ki müdahale konusunda bazen 5 dakika bile çok uzun olabiliyor. Didim’de trafikten ötürü sorun var ve gereken önlemler alınmalı, denetimler yapılmalı. Örneğin sezon biter bitmez otellerin varsa eksikleri tespit edilip gidermeleri için süre verilmeli. İş güvenliği çok önemli. Denetiminde belediye kontrolü altında olması gerekir.

 

Bugün Didim’de itfaiye teşkilatı varsa dönemin KBB İtfaiye Daire Başkanı Emin Pehlivan sayesindedir. O eğitimleri Gebze’ye aldırmasaydı İzmit’e gidip gelir miydik, bilemiyorum. Belki de devam ettirmeyecektik.

 

ORHAN SÖNMEZ İLE

İYİ BİR İKİLİ OLDUK

 

 

Orhan Sönmez ile Gebze İtfaiyesi’ndeki nöbetler esnasında, 2005’te tanıştık ve iyi bir ikili olduk. Akrandık, birbirimizden iyi elektrik aldık. Bizden genç arkadaşlarımızı biz rahatsız etmek istemezdik. Onunla güzel nöbetleşirdik, haberleşirdik. Orhan şehirdışında da çeşitli projelerde görev yaptığından o vakitler nöbete yalnız gidip geliyordum. Her hangi bir işi yaparken bile dört elle sarılmak vardır, ucundan tutmak vardır. Bir işi yapıyorken onun hakkını vereceksiniz.

 

 Tüm fotoğraflar: Özdemir Günday arşivinden…

 

 

YARIN

 

Düşünün, yılların Haydarpaşa Limanı ve hiç tatbikat yapılmamış. Biz muazzam bir tatbikat yaptık

 

Mesele gönüllülerin devam etmesi ancak her zaman her yerde istediğiniz olmuyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

EMEK Haberleri