Gazeteciler deprem gözlemlerini aktardı

Gazeteciler Bahadır Özgür ve Hakkı Özdal, "Doğal bir afet felakete nasıl dönüştü?" sorusuna cevap aradı.

Gazeteciler Bahadır Özgür ve Hakkı Özdal, "Doğal bir afet felakete nasıl dönüştü?" sorusuna cevap aradı. Gebze'de Evrensel Gazetesi'nin düzenlediği etkinlikte deprem bölgesinden tanıklıklarıyla konuşan gazeteciler, yaşanan sürecin karanlıkta kalan kısmını tartıştı. 

Petrol-İş Gebze Şubesinde düzenlenen etkinlikte ilk olarak konuşan gazeteci Hakkı Özdal, 6 Şubat ve sonrasında yaşanan büyük yıkımın Gebze'de, Kocaeli'de, işçi sınıfının ve emekçilerin yoğun olduğu her yerde konuşulması, olası yeni felaketlere toplum olarak daha hazırlıklı olunması açısından önem verdiklerini söyleyerek başladı. Deprem bölgesinin sermaye düzenini, yerel siyaset ağlarını, kimi yerlerde tarikat-cemaat-vakıflar ve diğer sermaye sahiplerinin inşa ettiği kentlerin nasıl ve kimin üzerine yıkıldığını anlamak için bölgeye gittiklerini vurgulayan Özdal, "Benzer yıkımlar ve benzer çaresizlikler gördük ama depremin ilk gününden bu yana 'Devlet nerede?' tartışmasının da eksik bir tartışma olduğunu gördük. Gittiğimiz bütün yerlerde o terk edilmişliğe rağmen devletin bir şekilde var olduğunu, bulunduğunu da gördük. Ama arama kurtarma, ilk yardım ve barınma-beslenmenin tesis edilmesinde devlet yoktu. Bu 'devletin acizliği, yeteneksizliği ya da başarısızlığı' mıdır, ilk günler böyle algılandı fakat bölge gözlemimiz bunun devletin başarısızlığı değil, devletin edindiği yeni formun ortaya çıkardığı hakikat olduğu kanaatindeyiz. Orada çalışan bir devlet aklı var, orayı tek bir deprem bölgesi olarak görmüyor. Kentleri, kasabaları hem mevcut iktisadi-politik işlevleriyle, hem de bundan sonra olası işlevleriyle tasnif etmiş ve farklı farklı davranılıyor" dedi. 

“KOCA BİR YAŞAMINI KAYBETTİ İNSANLAR”

Özdal'ın ardından sözü gazeteci Bahadır Özgür aldı. Milyonlarca insanın her şeyini kaybettiğini belirten Özgür, "Bu sadece ev değil, evindeki resminden, vazosundan, çiçeğinden tutun da koca bir yaşamını kaybetti insanlar. Bunlar yerine konulabilecek şeyler değil. Öte yandan kentin doktorundan, yazarına, mühendisinden sendikacısına varıncaya kadar kayıplar yaşandı, bu da bir kültürün yitip gittiğini gösteriyor. Bu çok başka bir şey ama bu bize bu çağda, bu kadar olanağın içinde böyle bir şeyin nasıl olabileceği sorusunu sorduruyor bize. Bu depremin hem nedeninin hem de sonuçlarının çok daha uzun süre tartışılacağını düşünüyorum. Nedeninin basitçe afet ya da AKP ile açıklanamayacağını düşünüyorum" dedi. "Mülksüzleştirme" tanımını çok uzun zamandır kullandıklarını aktaran Özgür, "Bu sadece mülkü olanın mülkünü kaybetmesi meselesi değil. Mülksüzleştirme aslında bir yoksullaşma ve emekçileşme sürecini tarif eder. Yani insanların vasfı ne olursa olsun, eğitimi ne olursa olsun emeğini ucuza satmaya mecbur bırakılması anlamına geliyor. Mülksüzleştirme aslında AKP iktidarını da açıklayan bir şey. AKP gitse dahi sürecin nereye gideceğini belirleyecek bir durum aslında" dedi. 

Haber: Tuğçe YAKICI

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNCEL Haberleri