DOKUNULMAZLIK TARTIŞMASI...!

İsmail Kadı

 

Bilindiği gibi bir süredir dokunulmazlık tartışması en üst perdeden sürüyor.

Bunun üzerine CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu AKP’nin bakanlarını kapsam dışında bırakan tek seferlik dokunulmazlıkların kaldırılması için anayasa değişikliği önerisine destek vereceklerini açıklamıştı.

Üstelik yasa tasarısı anayasaya aykırı olduğunu bildiği halde bu öneriye destek vermek tutarlı bir davranış değil.

Ortada tuhaf bir durum var.

CHP sanki kendisini iktidar partisine karşı kanıtlamak, onun eleştirilerini geçersiz olduğunu göstermek için bu yolu seçmiş olması mantıkla izah edilemez.

CHP tarihsel kimliğine yönelik bütün suçlamaları kabul edercesine kendisini Cumhuriyet’in bütün kötülüklerinin sorumlusu gibi görüyor ve artık değiştiğini ima etmeye çalışıyor.

Oysa bu ülkenin en önemli sorunu çarpık kentleşmeden tutun, gelir dağılımına kadar yaşanan adaletsizlik olduğunu bir türlü seçmenine anlatamıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran parti olmasına rağmen bugüne kadar tek başına hiç bir dönem iktidar olamadı.

Bakıyorum CHP’nin yerel örgütlerine hiç kimseden çıt çıkmıyor.

İktidar alternatifi olmak gibi bir dertleri yok.

Kendilerini hem yerel de hemde genelde iktidar gibi davranıyorlar.

Oysa devlette neredeyse CHP’li hiç bir kadro kalmamış.

En son okul müdürleri toptan tasviye edildi.

İşin tuhaf tarafı basit bir tayin işini bile çözemeyecek durumda olan CHP halen daha bu devletin sahibi gibi davranıyor.

Bir siyasal parti yanlış anlaşılmamak için yanlışı destekleyebilir mi!

CHP’nin HDP destekçisi gibi gösterilme olasılığından ödü patlıyor.

Bu korkuyla siyaset yapılmaz.

Kaldı ki, yıllarca çözüm süreci adı altında yürütülen görüşmeler unutulmuş değil.

AKP hiç de yapılan eleştirileri kendi üzerine alınmıyor.

Bu yüzden CHP öncelikle doğru bir siyaset tarzı benimsemeli.

Kendi seçmeninin bile gerisine düşen bir siyasi parti hiç kimseye güven veremez.

Kocaeli Milletvekilleri bir kaç açıklamayla günü kurtarmanın peşinde.

Kendisine oy veren seçmenin yanında bile görünmek istemiyorlar.

Sanıyorlar ki, bu toplum onlara mecburdur ve mahkumdur.

Hiç kimse yanlışları desteklemek zorunda değil.

Polyanacılık oynama dönemleri geride kaldı.

Seçmen de bunun farkında...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.