Dilovası’nda asıl engel kent konseyine

Aktan Uslu

Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir’in aralık ayı olağan meclis toplantısında sarf ettiği, kimse tarafından kabul edilemeyen ve büyük tepki çeken sözleri herkesin malumu.

Göreve seçildiği günden bu yana değişik söylem ve tepkileriyle gündeme gelen, bu konuda adeta freni patlamış kamyon görünümündeki Hamza Şayir, yeni ve son vukuatında duvara fena tosladı.

Görevinden istifa etmesine yönelik çağrılar, İçişleri Bakanlığı’nın konuya müdahalede bulunması gerektiğine dair talepler, AKP İl Başkanı Mehmet Ellibeş’in vakaya sessizliği üzerinden Şayir’in ne istifa edeceği, ne Bakanlık tarafından görevden alınacağına dair beklentilerin karşılık bulacağını zannetmiyorum.

Bu vukuat üzerinden tartışılması gereken farklı detaylar var.

Öncelikle; siyasi partilerin aday belirleme yöntemleridir. Ön seçimsiz yapılan aday belirlemelerinde Hamza Şayir’i kimin veya kimlerin hangi gerekçeyle aday belirlediğini sorgulamak zor. Demem o ki Şayir kadar Şayir’i aday gösterenlerin de sorumluluğu vardır. Öte yandan Hamza Şayir’i belediye başkanı seçen kitle de kendisini sorgulamalıdır.

Hamza Şayir’e gelince..

Esaslı bir öfke kontrolü tedavisine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

**

Gündem ve kamuoyu bu konu üzerine kitlenmişken ıska geçilen bir konu daha var ki Dilovası Kent Konseyi…

Kent konseyleri, sadece Dilovası ile sınırlı değil, ülke genelinde ekseriyetle belediye başkanlarının amacının dışına çıkartarak kontrolünde tutmaya çalıştığı sivil toplum yapılanmaları.

Bizde genel adet, kent konseylerinin başkanlığına sanayi veya iş dünyasından zevatın atanması.

Dilovası’nda farklı bir durum oldu.

EKOSDER Başkanı Ercan Teker adaylığını ilan etti ve geniş bir kesimin desteğini aldı.

Şayet 09 Aralık’ta kent konseyi seçime gitseydi, Belediye Başkanı Hamza Şayir’in adayı, Dilovası OSB Başkanı Mustafa Türker’e karşı seçimi kazanacaktı.

Zaten bu durumu gören Başkan Şayir de çareyi kongreyi ertelemekte buldu.

Şimdi, bu mudur Dilovası sevgisi!

Bu mudur siyasal İslamcı vahşi kapitalizm model belediye başkanının demokrasi anlayışı.

“Yükselen Dilovası” teraneleri altında demokrasinin ayaklar altına alındığı, paspas gibi çiğnendiği, ilçeyi ilkel çağlara geri götüren bir yönetim biçimi.

Yazık.

Dilovası’na gerçekten yazık oluyor.

Suni gündemlerle boğuşulurken, gerçek gündemlerden uzaklaşıp her günü, bir önceki günü aratıyor…