DİLOVASI OLMADI PELİTLİ VERELİM...!

İsmail Kadı

 

Bir süre önce Dilovası’na Mermerciler Fuarı ile borsa kurulma girişimi olmuştu.

Bilinmeyen bir nedenden ötürü son anda bu girişimden vazgeçildi.

Hatta bir varsayıma göre önemli şahsiyetler ikna edilemediği için Mermerciler borsa ve fuar projesi askıya alınmıştı.

Bazı meslek erbabı  bu işin takipçiliğini bile yapmıştı.

Şimdi aynı yatırım Pelitli köyüne Büyükşehir Belediyesi tarafından uygun görülmüş.

Hatta apar topar Büyükşehir meclisinden geçirilmiş bile.

Demek ki, bu önemli şahsiyetler ikna edilmiş olmalı.

Ancak nasıl ikna edildiklerine ilişkin şimdilik ipucu yok.

Büyükşehir Belediyesi yolunu yapmadığı hiç bir hizmet vermediği Pelitliköyüne Mermercileri layık gördü.

Peki, burada yaşayan binlerce insanın neden düşüncesi alınmadı.

Çok fazla demokrasi gönüllüsü Büyükşehir Belediyesi köylülerin merasına el koymayı çok seviyor.

Vatandaşın dededen kalma köy evlerine çivi çakmaya kalkıştıkları anda hemen tepelerine biniliyor.

Bir kaç yıl öncesine kadar Pelitliköyü bölgemizin hafriyat alanı haline dönüşmüştü.

Şimdi hangi dağda kurt öldü de Mermerciler Fuarı bu bölgeye getirilmek isteniyor.

Bu kararın arkasında olanlar önce burada yaşayan insaların ne düşündüğünü merak etmez mi.

Şimdi sıra Gebze’nin gelişme alanlarına mı geldi. 

Büyükşehir Mermercileri bu kadar düşünüyorsa Demirciler köyü bitişiğinde bumunan Mermerciler OSB’den yer tahsis etsin.

Vatandaşın hayvancılık yaptığı kısmen tarım arazisi olan bu yerlere göz dikmekten vazgeçin.

Gebze’nin yeni yatırımları taşıyacak alt yapısı yok.

Gebze Büyükşehir’e katıldıktan sonra nefes alamaz hale geldi.

Günün her saatinde trafik yoğunluğu hayatı çekilmez hale getirdi.

Topçu kışlası yeşil alan kalsın dedik, hiç kimse oralı olmadı.

Bir kaç gün önce Bağdat Caddesi üzerinde bulunan bir mağazaya beş dakikalığına girdim.

Trafik polisi geldi, ceza yazmaya kalkıştı alışverişi bıraktım, aracımı aldım oradan ayrıldım.

Görevli polise “inşallah ceza yazmamışsınızdır” dedim.

Yok dedi için rahat olsun...

Bir hafta sonra içimi rahatlatan bir ceza ihbarnamesi geldi!

Yaşadığım şehirde 5 dakika bile aracımı park edebilecek yer bulamıyorsam bu şehir kötü yönetiliyor demektir.

Gelelim trafik polisinin yapmış olduğu işgüzarlığa;

Aracımı park ettiğim yerden ayrılırken kendilerine ısrarla sordum, “ceza yazdınız mı”? “Hayır”dedi.

Bir hafta sonra ceza tebligatı geldi.

 Nefes alacak, yürüyecek çocuklarımıza gezecek yeşil alanlar bırakalım.

Bu yüzden yeşil alanlara dokunmayın!

Benim bir komşum vardı, yıllar önce Belediye Meclis Üyeliği yaptı.

Emekli bir öğretmen çocuklar oynasın diye kendi mülkü olan arsasını çocuk parkı yapılmak üzere bağışladı.

Gel zaman, git zaman bu park yeri konuta çevrildi.

Üzerine 5 kat bina yapıldı.

Bir süre önce akşam eve dönüşümde aracımı park etmeye  kalkıştım.

Çocuklar “ne olur amca buraya park etme oyun oynayacağız”dediler.

Ben de çocukları kıramadım.

Orada park etmedim.

Ancak o park yerini konut yapan kişinin torununa şunu söyledim;

Bu binanın bulunduğu yer çocuk parkı olarak bağışlanmıştı.

Bir siyasetçi nüfusunu kullanarak burayı konut yaptı.

Gün gelir bu şekilde anılmak istemiyorsanız yanlış işlere girmeyin...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.