DEVLET İŞLEVSİZ HALE GELİRSE...!

İsmail Kadı

Her zaman her toplumda, katiller terör örgütleri olmuştur.

 

Ama hiç bir katil, hiç bir terör örgütü gelişi güzel eylem yapmamıştır.

Önemli olan devletin güvenlik güçleri o bombalara patlama fırsatı vermemesidir.

Bugüne nasıl gelindiğine bir göz atalım.

Önce ittifak halinde tüm kurumlar ele geçirildi.

Sonra yargı ve güvenlik aracılığıyla ordu etkisizleştirildi.

Daha sonra yargı ve güvenliği iyice biat eder hale getirdiler.

Kontrol ettikleri kurumlar aracılığıyla toplumun en etkin kesimi olan medya ve üniversiteleri kendilerine bağımlı hale getirdiler.

Üniversite rektörleri siyasi parti temsilcilerinin peşinde koşar oldu.

Başta muhalefet olmak üzere ifade, basın özgürlüğü temel hak ve özgürlükler hem sınırlandı hem de kısıtlandı.

Bunun üzerine kendilerine  kayıtsız ve koşulsuz bağlı olan yetersiz kişileri devletin kilit görevlerine getirdiler.

Böylece devlet  hızla demokratik, laik, sosyal hukuk devlet yapısından uzaklaştı.

Peki sonra ne oldu.

Her iki taraf güçlenince devlete tek başına sahip olmaya yöneldiler.

Önce birbirlerini düşman ilan ettiler.

Daha sonra birbirlerinin kadrolarını tasviye etmeye başladılar.

Hiç bir donanımı olmayan kişiler iç ve dış politika da önemli görevlere getirildi.

Herşey altüst olmaya başladı.

Komşu ülkelerle olan sorunlar büyüdü, dinci, mezhepçi politikalar hem içeride hem dışarıda herşeyi alt üst etti.

Ankara’da patlayan bomba terör örgütlerinin insanlık dışı yöntemlerini yansıttığı kadar iç ve dış politikada uzun süredir uygulanan yanlış stratejiler çöken devletin ruh haline vurgu yapmakta.

Bunun en somut örneği, sosyal medya üzerinden yapılan yorumlar ortaya koymakta.

Ayşe Hümeyra Okur isimli bir hanım şöyle yorum yapmış;

“Ölenlerin yarısı CEHAPE’li diğer yarısı paralel o halde sorun yok”

Bu nasıl bir ruh hali...!

Kendisi gibi düşünmeyen insanların ölümlerini umursamayan bir toplum olduk.

Bırakın ülkemizde terör saldırısı sonucu insanların ölmesine üzülmeyi Dünya’nın her hangi bir yerinde insanların ölümüne bile üzülüyorum.

Bu nasıl bir ruh hali, bu nasıl bir insan...

Bunlara insan demeye bile insanın dili varmıyor.

Bu hale bir günde gelmedik.

Ne demişti siyasetin önemli aktörü;

“Dindar ve kindar bir toplum yetiştiriyoruz”

Galiba kindar toplum yetiştirmede hedefe ulaşmış olmalılar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.