**Birleşik Metal-İş Sendikası genel merkezi tarafından yapılan açıklamada, “Demokrasi ve özgürlük anayasal bir haktır ve bir gün herkese lazım olabilir”denildi.
Sendika tarafından yapılan açıklamada şunlar ifade edildi, “Şu anda yürürlükte olan Anayasamızın Değiştirilemez hükmündeki 2. maddesine göre; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
Görüldüğü gibi Anayasamızın başlangıç maddelerinden biri olan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini tarif eden bu ifadeyle insan haklarına saygılı ve demokratik bir devletten bahsedilmiştir.
Bu nedenle ülkeye sahip çıkmak ve yasalara saygılı olduğunu iddia etmek, bu ülkenin anayasasının altını çizerek işaret ettiği değerler olan demokrasi, özgürlük ve insan haklarına sahip çıkmakla özdeştir.
DEMOKRASİ İSE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DEMEKTİR
Demokrasi ise ifade özgürlüğü demektir, düşüncelerini açıkça söyleyebilmektir. Demokrasi katılmadığımız görüşlere tahammül edebilmektir. Ve daha önemlisi bunlar kişilere veya kurumlara iktidar ya da muhalefet olma durumuna göre değişen değerler olmayıp tam tersine Anayasamızın güvencesi altındadır.
Ülkemizin içinde bulunduğu durum değerlendirildiğinde olağanüstü bir dönemden geçtiğimizi unutmadan bu ülkeyi var eden Cumhuriyetin ilk kuruluş günlerinde dahi TBMM’nin ağırlığına ve farklı görüşlerin temsiliyeti konusundaki hoşgörüye bakarak davranmak gerekliliği çok daha net olarak anlaşılır.
İnsanlık tüm dünyada zor bir sınavdan geçerken en çok kan kaybettiği bölge ne yazık ki ülkemizin de hemen yanı başındaki Ortadoğu coğrafyasıdır.
Hepimizin birincil görevi de yarayı tedavi etmek, kanayan ve vicdanları sızlatan dramı insanlık adına sonlandırmaktır.
HEKİMLERİN VİCDANLARA SESLENİŞİ
Hipokrat yemini ederek yaşamını insanları tedavi etmeye adamış bir hekimin vicdanlara seslenişini anlamayabilir veya katılmayabilir hatta karşı da çıkabilirsiniz.
Ama onu bu yaşam biçiminin bir parçası olan itirazı nedeniyle cezalandırmak, terör örgütü gibi göstermek veya onlara destek vermek olarak değerlendirmek başta Anayasamız olmak üzere, demokrasiye de din ve vicdan özgürlüğüne de, düşünce ve görüşlerini özgürce ifade etme hakkına da aykırıdır.
Bu nedenle tamamen insanca kaygılarla ve savaşın getirdiği yıkımları, acıları dile getirmek adına kaleme alınan bir basın açıklaması nedeniyle Türkiye’nin en eski ve köklü kurumlarından biri olan Türk Tabipler Birliği’ne ve yöneticisi olan doktorlara karşı yapılan bu operasyonu kınıyoruz.
Hastalarını tedavi etme haklarından mahrum bırakılarak gözaltına alınan doktorlarımıza yönelik Anayasamıza aykırı olarak uygulanan gözaltı kararının bir an önce sonlandırılarak bu hukuksuzluğun bir an önce ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz.”