Açıklamasında davanın içeriğine değinen Bülent Sarı, Suriye’de yaşamını yitiren gazetecilere ilişkin yapılan bir açıklama nedeniyle baro yöneticilerinin hedef alındığını belirtti. Sarı, davanın yalnızca şahıslara değil, baroların anayasal konumuna karşı açıldığını ifade ederek, bu sürecin bir ifade özgürlüğü mücadelesine dönüştüğünü ve yargının verdiği beraat kararıyla bu hakkın tescillendiğini kaydetti.
BAROLARIN GÖREVİNİ YAPMASI SUÇ DEĞİLDİR
Baroların yasal yükümlülüklerine dikkat çeken Sarı, Avukatlık Kanunu gereği baroların hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak zorunda olduğunu hatırlattı. Sarı, "Yaşam hakkını ve temel özgürlükleri savunmak bir suç değil, aksine demokratik bir hukuk devletinin vazgeçilmez bir şartıdır. Verilen beraat kararı, savunmanın baskı altında dahi olsa görevini yapmaktan vazgeçmeyeceğini bir kez daha kanıtlamıştır," dedi.
HUKUKU ARAÇSALLAŞTIRAN ANLAYIŞ SORGULANMALIDIR
Hukuk kurumlarının hedef alınmasının toplumun adalete olan güvenini zedelediğini ifade eden Bülent Sarı, davanın sonuçlanmasıyla birlikte asıl sorgulanması gerekenin hukuku kendi amaçları için kullanan zihniyet olduğunu belirtti. Sarı, bağımsız yargı ve güçlü savunma mekanizmalarının Türkiye’de adaletin tesisi için şart olduğunu vurguladı.
CHP OLARAK BAROLARIN YANINDAYIZ
Açıklamasının sonunda Cumhuriyet Halk Partisi’nin her zaman hukukun üstünlüğünden yana tavır alacağını belirten Sarı, İstanbul Barosu ve tüm baroların adalet mücadelesinde yanlarında olduklarını ifade etti. Sarı, demokratik toplum düzenini korumak adına savunma hakkını her platformda savunmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.