Cadı kazanı

 

 

Parlamento’da grubu bulunan ya da bulunmayan siyasi partilerin, 30 Mart’taki yerel seçimler için adaylarını belirlerken çok sıkıntı yaşadıkları söylenemez. Biri dışında, o da ‘CADI KAZANI’ tanımlamasını andıran bir tabloyla karşımıza çıktı.

Evet, o parti AKP…

Bugüne kadar iktidar olmanın tüm nimetlerinden azami ölçüde yararlanan her üyesiyle biat kültürü etrafında toparlanıp ‘demokratik haklarını kendi istekleriyle’ öteleyenlerin partisiydi AKP.

Ama, artık öyle değil gibi…

Bu kez, aday adaylıklarından adaylık sürecine geçildiğinde, ciddi sancılar, sıkıntılar olduğu gizlenemedi. İl Başkanı Mahmut Civelek ve partinin ağabeyi rolünde olan Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na karşın ciddi başkaldırışlar yaşandı ve bu gizlenemedi.

İşte, tam da kritik bir dönemde, aday belirlemeleri, partiyi cadı kazanına çevirdi.

Tabi ki, bunda bir numaralı sorumlu İl Başkanı Mahmut Civelek’tir. Civelek, genel başkanından aldığı güçle, partiyi demokratiklik kriterlerinin çok uzağında yönetmeye çalışıyor.

Kendisi gibi düşünmeyene baskı,

Baskıdan yılmayana ise ihraç,

AKP Kocaeli İl Teşkilatı’nın vazgeçilmez yöntemlerinden biri haline geldi. Ne de olsa, Genel Başkanı’yla aynı bakış açışına sahip. Yani, demokratik anlayıştan pek nasibini almamış bir noktada.

Aday belirleme noktasında değişen 6 ilçe başkan adayı için ‘’neden’’ sorusunu yöneltirseniz, ‘’yoruldular, yıprandılar’’ yanıtını duyabilirsiniz.

Dilovası’nda Cemil Yaman, Kartepe’de Şükrü Karabalık, Derince’de Aziz Alemdar, Kandıra’da Cengiz Kan, Çayırova’da Ziyaettin Akbaş ve Körfez’de Yunus Pehlivan isimleri AKP’ye, daha doğrusu İl Başkanı Civelek ve Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu’na göre ‘’yorgun ve yıpranmış’’ isimler.

Hal böyleyken, Karaosmanoğlu’nun kendisi, en büyük ilçe konumundaki Gebze’nin Başkanı Adnan Köşker, İzmit’in Başkanı Nevzat Doğan, siyasi devşirme olan Karamürsel’in Başkanı İsmail Yıldırım, Başiskele’nin Başkanı Hüseyin Ayaz, Gölcük’ün Başkanı Mehmet Ellibeş ve Darıca’nın Başkanı Şükrü Karabacak ‘’hiç yorulmamış ve yıpranmamış’’ sayılarak yeniden aday gösterildi.

Yani, AKP’nin bu yerel seçimdeki adaylarında değişim oranı yüzde 50. Her yaptıkları işi ‘’yenilik’’ ya da ‘’devrim’’ gibi sunmaya özen gösteren AKP, bu değişimi de radikal bir devrim olarak sunup, halkımıza ‘’biz yenileniyoruz, diğerleri bunu hayal bile edemiyor’’ mesajını verip, oylarına artan oranda talip olduklarını anlatmaya çalışacaklar.

Cadı Kazanı içinden böyle bir yenilenme ya da radikal devrim çıkmaz. Çıkacak olan şey, gericilikte, piyasacılıkta makyajı yenilenmiş bir dizi yüz ile yeni makyaj yapılmış taze yüzlerin harmanlanmasından oluşması beklenen enerjidir.

Bu enerjinin yerelde iktidarı sürdürmek için yeterli olacağına inanan biat kültürü sahibi Civelek ve Karaosmanoğlu’nun kişiliğinde AKP büyük bir tokat yemeye de hazır olmalıdır.

Çünkü, gördüğüm kadarıyla Gebze, Körfez, Derince, Gölcük, Kandıra ve Kartepe’de işleri hiç de kolay değil.

Cadı kazanının dibi tutarsa, tekrar kalaylatılacak bir meslek mensubu bulmak artık neredeyse olanaksız. Çünkü, son kalaycılar da meslekten uzaklaştı…