Bu sesi, kim duyacak ?

 

Körfez halkı, altında yaşadığı riski üzerinden atmanın yolunu arıyor, ama sesini duyan yok. O yüzden de, soru, ‘’bu sesi kim duyacak’’ diye şekillendi.

Kısaca özet geçeyim…

Tütünçiftlik Sahili Koruma ve Güzelleştirme Derneği, ilçe halkı tarafından kuruldu ve özellikle çevre ve doğayı kirletici unsurlarla mücadele ediyor. Son dönemde, gündeminde Petline firmasının boru hattı var. Dernek yöneticisi Yaprak Fidancı, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Körfez Belediyesi’ni Petline Boru Hattı ile ilgili uyararak, “Körfez halkı risk altında” dedi.

Çünkü, o hat hakkında mahkemenin iptal kararı var. Ama, şirket platformunu yaptırdı, bağlama dolfenlerini tamamladı, denizaltı ve kara boru hattı nerdeyse bitti. Yani, mahkemenin durdurma kararına rağmen bütün işlemler sürdü, sürüyor.

Peki, ilgililer ne yapıyor ?

Konu temmuz ayı Körfez Belediye Meclisi İmar Komisyonu’nda tartışıldı, ama bir şartla. Şirket komisyona sunum yaptı, hepsi bundan ibaret. Yani, lehte ya da aleyhte bir karar alınmadı.  

İyi de, konunun asıl muhatapları ne düşünüyordu, buna bakan, bunu değerlendiren olmadı, olmayacak gibi. Onlar da, bunu bildikleri için feryatlarını sürdürüyor.

Dernek yöneticisi Yaprak Fidancı, bu konudaki açıklamasında şunları kaydetti:

 “Yapının faaliyetinden birinci derecede etkilenecek olan orada yaşayan sakinler olduğu belirtilmiştir. Kaldı ki; bizler bu etkiyi yıllardır ağır mazot, LPG kokusu, deniz ve gölde kirlilik ile yoğunlaştığında da deniz ve göldeki canlılarının ölümü olarak birebir yaşayıp görmekteyiz. Şirket, (boru hattının evlerle ilgilisi yoktur) demektedir.  Kara Boru hattına en yakın mesken Tütünçiftlik Sahili Fener Sokak’tır. Ardılı ise Rıhtım Caddesi ile Derya Caddesi ve bağlantılı sokaklarındaki bulunan konutlardır. Yine 1000 metre mesafede İGSAŞ Konutları ile Yatılı Öğretmen Lisesi bulunmaktadır. Deprem, endüstriyel kaza, sabotaj ve küçük bir ihmalde tüm Körfez’in can ve mal güvenliği tehlike altındadır.’’

Feryat çok net ifadeler içeriyor.

Peki duyması gerekenler ne yapıyor ?

Koskoca bir HİÇ…

Kıyı kanunu ve uygulama yönetmelikleri, imar kanunu ve uygulama yönetmelikleri, çevre kanunu, ÇED yönetmeliği, idari hukuk ile kamuya ait mülklerin kullanımı ve bir imar planının nasıl hazırlanacağını konusunda belediyenin bilgi ve pratiği yüksektir. Bahsi geçen kanun ve yönetmeliklerin tümü ‘’özelikle kamu yararı belirtilerek’’ hazırlanmıştır.

Öyleyse, Körfez Belediye Meclisi ve İmar Komisyonu, bunları dikkate alıp halk yararına bir karara imza atamaz mı ?

Bal gibi atar…

Gelecek nesilleri düşünmek suç mudur ?

Vicdani sorumluluk denen bir şey yok mudur ?

Elbette gelecek nesilleri düşünerek adım atmak suç değil, aksine erdemdir.

Vicdani sorumluluk ise vazgeçilmez bir gerekliliktir.

Orada oturmuyorum, ama dönemsel olarak orada yaşananların birebir tanığıyım.

Yaşananları, gerçekten de gelecek nesillere anlatmakta herkes zorlanacaktır. Belki de, gelecek nesiller açısından o sahillerde oturmak olanağı kalmayacaktır. Bu yüzden de bir şey anlatma sorumluluğunu zaten hissetmiyor olabilirler.

Ama, tarihe not düşüldü bir kere, ondan kurtuluş yok…

İnsanların yaşam alanlarını aşırı kar hırsı uğruna hızlıca ellerinden almaya çalışan zihniyet, er geç bedel ödeyecektir.

Gelecek nesiller de, bugünün feryatlarının gerçek anlamını o zaman kavrayacaktır. Gelin, ilk kez bir deneme yapalım. Zaman geçmeden, tam zamanında müdahil olmayı sürdürelim, sonradan ‘’ah-vah’’ etmek yerine, daha kötü bedeller ödemek yerine bugünden mücadeleyi yükseltelim, orayı ve diğer başka yaşam alanlarımızı cehenneme çevirmek isteyenlere izin vermeyelim.