Sendikadan yapılan yazılı açıklamada, mevcut toplu iş hukuku ve grev mevzuatının 12 Eylül 1980 döneminden kalma düzenlemeler olduğu ifade edilerek, yıllardır süregelen bu sistemin sendikal örgütlenmeyi engellediği belirtildi. İşverenlerin yetki tespitine itiraz hakkının örgütlenmenin önündeki en büyük engel olduğu vurgulanan açıklamada, "Yetki davalarının uzun sürmesi örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi hakkını ortadan kaldırmaktadır." denildi.
AYM KARARLARI HATIRLATILDI
Açıklamada, Anayasa Mahkemesinin (AYM) sendikal haklarla ilgili kararlarına da atıfta bulunuldu. AYM'nin Nakliyat-İş, Kristal-İş ve Birleşik Metal-İş'in kendi davalarında verdiği "hak ihlali" kararları örnek gösterilerek, yargılama süreçlerinin yetkili sendikanın tespitini yıllar süren bir çözümsüzlüğe sürüklediği ve bu davaların birer sendikasızlaştırma aracına dönüştüğü ifade edildi. Ayrıca, 1 Mayıs kutlamaları için uygulanan Taksim yasağının da geçmiş AYM kararlarına aykırı şekilde sürdürüldüğü kaydedildi.
SENDİKANIN TALEPLERİ NELER?
Kolektif hakların kullanımının artırılması için doğrudan işçinin iradesine başvurulması gerektiğini belirten Birleşik Metal-İş, taleplerini şu şekilde sıraladı:
Toplu sözleşme ehliyetinin belirlenmesinde işkolu barajının kaldırılması.
Toplu sözleşme yetkisinin, işyerlerinde yapılacak gizli oy ve açık sayım esasına dayalı referandumlarla belirlenmesi.
Örgütlenme sürecinde işverenin ayrımcı uygulamalarının ve işten çıkarmaların yasaklanması; aksi kararların hukuken yok sayılması.
Açıklama, "Hükümet toplu iş hukukunda bir iyileşme düşünüyorsa, önce 12 Eylül hukukundan vazgeçmelidir." çağrısıyla sona erdi.