Bilir: Hac ve umre işini sadece acenteler yapacak!

TÜRSAB Başkan adayı Ali Bilir eskiden şeker, sigara, gazyağı üreten devletin bu kurumları özelleştirerek çekildiğini, tek yaptığı işin hac ve umre turizmi olduğunu belirtip, “Hac ve umre işini sadece acenteler yapmalı, yapacak” dedi

“Tek yol” turizm

 

Aktan USLU

 

 

19 - … de herkes kendi işine

 

**

 

 

 

“Hac umre turizmi yapan acentelere yönelik; bugün devlet hiçbir alanda ticaret yapmıyor. Eskiden şeker, sigara, gazyağı üretirdi. Özelleştirdi. Tek yaptığı, hac ve umre işi. Geçen sene hacıların yarısını acentelerimiz götürdü. Yasa mı çıktı, hayır. Birileri talimat verdi, oldu. Bizim ülkemizde işlerin nasıl yürüdüğünü hepimiz biliyoruz. Birisi talimat veriyor, tak oluyor. Ama iyi ilişkiler kuracağız. Masaya oturacağız, gücümüzü göstereceğiz.

Ve, ‘Bu işi artık bizim acentelerimiz yapsın. Acentelerimiz bu işi fevkalade güzel, hiçbir sıkıntı yaşatmadan yapıyor’ diyeceğiz. Durumu yüzde 60-70-80 lehimize çevireceğiz. Adım adım ilerleyecek ve hac umre işini sadece acentelerimizin yapmasını sağlayacağız. İradeyi ortaya koyarak yapacağız. Bunun yasalarla olacak tarafı yok.

UMRECİLERDEN SADECE

KART PARASI ALINMALI!

Umreci yolculardan 60 dolar tutarında kart parası alınıyor. Mübarek topraklara ibadet için gidenden para alıyorsun; Moskova’ya Roma’ya gidenden alıyor musun? O zaman onlardan da alın. O da gezmeye gidiyor hatta ülkendeki parayı yurt dışına götürüyor. Biz mantıklı bir şekilde sadece kart parasının alınmasını ya da hiç alınmamasını önereceğiz. Mantıklı şekilde anlatacağız.

 

BELGE DEVRİNDE ARACI OLUNACAK

Acentelerimizden biri meslekten çıkmak istiyorsa belge devir işlemini TÜRSAB’a söyleyecek. TÜRSAB da yeni belge çıkartmak isteyene o belgeyi verecek, aracılık yapacak. Yıllardır TÜRSAB’a üye olan kişi meslekten çıkarken TÜRSAB böyle bir son görev yapacak. Belge devirlerini TÜRSAB aracılığı ile yaparken markayla, isimle devredilecek. Belgenin giriş ücreti 100 bin lira olabilir ama marka değerin 500 bin lira olabilir.

 

PAYLAŞIMLI OFİS

Dijitale geçilmeyle birlikte, her şeyi internetten yapabiliyor iken ofis zorunluluğunu ortadan kaldıracağız. Paylaşımlı ofisin önü açılacak. Geçen sene yönetmeliğini çıkartmıştık. İki üç arkadaşımız bir araya gelerek ortak ofis kullanabilecek. Öyle meslektaşlarımız var ki 6 ay işi gereği yurt dışında.

 

Şubeli acenteler var. Pandemide oralara kira ödediniz. Bu gibi durumlarda şubesi olan işletmeler şubelerini merkeze alıp ardından yine sürdürebilecek. Bunları sağlayacağız.

 

UÇAK BİLETİ ÇOK

BÜYÜK SORUN

Uçak biletini; turizm işiyle ilgisi olmayan da yapıyor. Geçtiğimiz yıllarda bir simitçi tezgahında görünce TÜRSAB’ı uyardım: ‘Simitçileriz denetlemek işimiz değil’ yanıtı verdiler. İstanbul’da çok önemli miktarda seyahat acentesi sadece uçak bileti satarak ticaretini geçindiriyor. Akdeniz, Ege, İstanbul veya Ankara’daki  bazı acentelerimizin sorunu olmayabilir ama uçak bileti sektörümüzde çok ciddi bir sorun. En az 2-3 bin acente uçak bileti satarak geçiniyor. ‘Gelin, bunu çözelim’ dediğimde ‘Uçak bileti tek başına turizm faaliyeti değil’ diye cevaplıyorlar.

 

 

**

Acente ihtiyacını üniversite ile

belirleyecek, limitte donduracağız

 

ETKİLİ BİR KAMPANYA

TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan adayı Ali Bilir’in yakın tarihte aktif siyasette de yer almasının getirdiği avantajla etkili bir seçim propagandasını yürüttüğünü söylemek mümkün. Seçim propagandasını profesyonel destekle, bir tarafta sahadan diğer tarafta doğru kullanım biçimleriyle (www.alibilir.net)  sosyal medyadan sürdüren Bilir, İzmit’teki TÜRSAB üyeleri ile düzenlediği toplantıda yapacaklarını sıralarken ısrarla üyelerle birlikte yapılacağını vurguladı.

TEK ADAM YÖNETİMİNE KARŞI…

Konuşmasının sonunda tekrarladı. “Acenteler kazanacak” sloganıyla çıktıkları yolda, TÜRSAB’da tek adam yönetimine karşı önce tüm üyeleri sandığa, ardından (örtülü ifadeyle: şahsında) kendileri için oy kullanmaya, seçimin alınması halinde birlikte yönetmeye davet etti. Bilir özetle ayrıca şu vaatlerde bulundu:

 

“Üniversitelere her ilimiz için kapasite raporu hazırlatacağız. Kocaeli’nin, İzmit’in kaç acenteye ihtiyacı olduğu tespit edilecek. 100 acenteye ihtiyaç varken burada 110 acente varsa, dolmuş demektir. İstediğimiz yerde eczane, noter kurup açamıyoruz. Mahalledeki taksi durağına taksi bile kaydettiremiyorsunuz. Büyükşehir Belediyesi’nin servis araçlarında sınır var değil mi? Demek ki mevzuatta yeri var. Bizde konumuz üzerinde çalışacağız.

ARZ TALEP VE KALİTE ORTAYA ÇIKACAK

‘Yasayı çıkartalım. Giriş ücreti 300 bin 500 bin lira olsun’ diyerek bu konuyu değerlendiremeyiz. 500 bin liraya yaptırırsın ama o bugünün 500 bin lirasıdır. Enflasyonu yüksek ülkede o meblağ yine 100 bin liraya inmiştir. Biz bunu dondurduğumuzda bir rekabet, arz talep, kalite ortaya çıkacak. Servis tahkikatını belediyeler nasıl durdurduysa, 10 bin liralık belge üç sene 1 milyona çıkıyorsa bizde de sistem böyle yürüyecek.

 

ÖREN YERİ BİLET İHALESİ

YİNE TÜRSAB’A VERİLMELİ

Ben bunu yönetimde tartıştığımda, ‘Bizim üye aidatından, yeni kuruluş ücretinden başka gelirimiz yok. O zaman bizim gelirimiz nereden olacak?’ diye soruyorlar bana. Bu üyelerimizin derdi değil ki. Bu bizim derdimiz ve biz bulup çözeceğiz. Eskiden; Türkiye’nin müze ve ören yerlerinin biletlerinin ihalesini TÜRSAB alırdı. Herkes bunun üzerden yürürdü. Şimdi bir İngiliz, Fransız firması yapıyor. Bu hak mıdır? TÜRSAB yapsın ve gelirini edinip üyelerine buradan destek versin. Üyelerinin cebinden de elini çeksin. Bugün gelinin noktada üyelerinin cebinden geçinen bir kurum var. Bunun mücadelesini yıllarca verdim. Yönetimdeyim diye, niye çekip gitmediğimi soran oluyor. Niye gideyim ki?

TAŞIMACILAR İÇİN DİJİTAL BELGE

Üç senelik süre içinde hep şunu dile getirdim. Bizim taşıma yapan meslektaşlarımız var. Otobüs karayolu taşımacıları en önemli paydaşımızdır. En az binin üzerinde meslektaşımız var, aynı zamanda bizim acentemiz. Bir çoğu birebir kültür, turizm, yurt içi gezi yapmıyor ama sektörümüze hizmet veriyor. Mesela benim de D2 belgem var. O sorunu çok iyi biliyorum… Turun başlama ile bitiş günü arası için dijital plaka üretelim. Bu sisteme bizim rehber sözleşmemiz, otobüs sözleşmemiz, yolcu listemiz; Karayolu taşıma sistemi ile entegre olsun. Dijital plaka üretilsin ve bu plastik plakalara verilen para da ortadan kalksın’ dedim.

PLAKADA DİJİTALLEŞME

Bizim hala arabaların önüne koyduğumuz kültür turlarında TÜRSAB plakası var. Günümüzde de yönetim itirazlarıma rağmen üyesine plaka satıyor. Daha önceden sadece plakanın basım ücretinin alınmasını önerdim. Plaka 30-40 liraya, kaç liraya basılıyorsa üyelerimiz o bedeli ödesin. Son bir senedir ise tamamen dijitalleşmemiz gerektiğini söylüyorum. Bugün internet, bilgisayar olan her yerde işimizi yapabiliyoruz. Tur esnasında araç mı değişti? Sadece plakasını değiştirerek sistem yürüsün dedik. Biz bugün artık hala plaka rengi tartışan bir yerdeyiz. Dijital, mobilite çağına geçtik. Hala plastik plakaların peşindeyiz. Tamamen bunu ortadan kaldıracağız.

8+1 ARAÇLAR KARAYOLLARI

TAŞIMA SİSTEMİNE KAYDEDİLECEK

Taşıma işi yapan arkadaşlarımız var; 8+1 araçlar karayolları taşıma sistemine kayıt ettirilemiyor. 9+1 olması gerekiyor. Ve Sanayi Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ile görüşülerek bu araçların üzerinde herhangi bir uygulama yapılmaksızın 8+1 araçların da direk karayolları taşıma sistemine kaydedilmesini sağlayacağız. Bunun için de yasa değişikliği gerekmiyor. Sadece iradeyi ortaya koyacağız. Gideceğiz, görüşeceğiz, anlatacağız, ikna edeceğiz.

 

YEŞİL PASAPORT

KIDEMLİYE İSTENECEK

 

Meslekte 10-12 senesini dolduran, yurt dışına turist götürüp yurt dışından turist getiren acentelerimiz için yeşil pasaport isteyeceğiz. Bu Baro’da da, devlet memurluğunda da böyle, biz de kıdem şartı koyacağız. Bu sefer arkadan gelen gençler, ‘Bir iki sene kaldı yeşil pasaport almama’ diye işine asılacak.

HİZMET BEDELİ ALMAYACAĞIZ

TÜRSAB’da diğer hedefimiz üyelerden hizmet bedeli ücreti almamak. Tarım Kredi Kooperatifleri, Zirai Donatım Kurumları gibi çok sayıda birlik, meslek odası üyelerine destek veriyor. ‘Ben sana destek vereceğim. Ürününüzü topladığınızda hesaptan düşeriz’ diyor. Böyle mantık, böyle yapı da var.”

 

**

 

Vaatlerimin çoğu yasaya

değil yönetime tabii!

 

Ali Bilir; İzmit’teki toplantıda adaylığına ilişkin değerlendirmelerde bulunup TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’ya yanıt  hakkına da yol açabilecek çeşitli eleştirilerde bulundu. Bilir sürece dair özetle şunları kaydetti:

 

Buna benzer çok sayıda konu, aslında 9-10 konuyu broşürüme yazdım. Ve bunlar benim acentemde, Bilir Turizm Seyahat Acentesi’nde yaşanan sorunlar. Şu ana kadar, 40 gün içinde 40 vilayette binin üzerinde meslektaşımızla bu şekilde toplantı yaptık. Broşürümdeki vaatlerin yüzde 80’i tamamen hiçbir yasaya bağlı olmadan, yönetim kurulu kararıyla birlikte çözülebilecek olan konular.

EN ÇOK OYU ALAN KİŞİYİM

 

Önceki kongrede (çarşaf listeli) 2 bin 233 oy ile en çok oyu almış kişiyim. Herkesin isminin üzerinde çizik var, bende olmadı. Yönetin içinde kalarak mücadele ettim. Dışarıda; çevirmede sorun yaşayana yardımcı oldum. Anadolu’dan İstanbul’a gelip sorun yaşayana çözüm ürettim. İstifa etseydim içeride o mücadeleyi veremeyecektik.

TÜRKİYE TURU İMİŞ.

KİMİ KANDIRIYORSUN

Didim’de çekilen 27 kişilik fotoğrafta 18 kişinin 13’ü BTK başkanı. 6’sı yönetici ve TÜRSAB personeli. 6-7 de acente. Bu hak mıdır, bu kimin parası? Başkan kurumun başkanıyım diye önce seçim çalışması olarak ziyaretlere başladı. Acentelerden tepki gelince adını Türkiye turu diye değiştirdi. TÜRSAB başkanının Türkiye turunda acenteleri dinlemesine kimse bir şey diyemez ama sen kimi kandırıyorsun?

HİÇ, “ALİ BİLİR’E OY VERİN” DEMEDİM

TÜRSAB 50 yaşında, ben de 50 yaşındayım. Hiç, ‘Ali Bilir’e oy verin’ demedim. ‘Acenteler kazansın’ diye motto belirledik. Herkes gelsin ve kendisi için oy kullansın. Düne kadar kimin kazanacağını konuştuk hep. İlk defa gelin. Hep birlikte yönetelim. Bir kişi değil, 1000 kişi yönetsin.

Tüm vaatlerimi devletin gücüyle yapacağız. Devleti, hükümeti kimin yönetip yönetmediğinin hiç önemi yok. Bugün A yarın B partisi vardır. Masanın etrafındaki bizler siyaset üstü kişileriz. Herkesin görüşüne, fikrine saygı duymalıyız. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı ile her zaman kolkola girmeliyiz. Zaman zaman ilgili bakanlıklara gittik. Çok mantıklı çözümler isteyince mantıklı buluyor, ‘Olur’ diyorlar.

Bu zihniyetle, oluşumla aynı masada oturamam sineyi millete döndüm. İki seçenek vardı. Arkadaşlarla bir araya geldik. Kendilerinize oy vermeye, İstanbul’a davet ediyorum. İlk defa bir acente sahibi başkan adayı.

Üye aidat borcu olanlar gelmesin diye oyun oynanıyor. 3 bin liraya kadar harcama bizim, düşeriz. Bize oy verirseniz, günün sonunda yine TÜRSAB’a kesilecek. Üye listesi istedim, verilmedi. Eş dost ahbap üzerinden ulaşmaya çalışıyoruz. Ulaşamadık. Siz mesajı aldınız.  Ulaşamadığımıza ulaşın.

TEK ADAM SİSTEMİNİ

KALDIRMALIYIZ

Beş senelik başkan ve yönetimi var. Ya yepyeni bir beyaz masa ya mevcuda devam.Tek adam sistemini kaldırmalıyız. Amacımız 12 bin üyenin en az 7/8 bini gelsin. Güçlü seçilsin ki arkasında güç olduğunu gösterebilsin seçilen.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNCEL Haberleri