BİLGİ TOPLUMU OLMAK...!

İsmail Kadı

 

Bu konu üzerine daha önce de çok sayıda yazı yazdım.

Çünkü gelişmenin de, refahın da, gücün de olmazsa olmazlarının önceliği bilgi toplumu olmaktan geçtiğini herkes biliyor.

Herkes tablet dağıtmakla bilimi, teknolojiyi yakaladık sanıyor.

TÜBİTAK’tan sorumlu bakanımız Fikri Işık bir süre önce 100 bin bilişim personeline ihtiyaç olduğunu söyledi.

Peki, söylediği sözlerin arkası geldimi.

Büyükşehir Belediyesi dağıtmış olduğu tabletlerin sayısını övünerek reklam panolarına, üst geçitlere asttırdı.

Yapılan açıklamalar şuna benziyor;

Bilişim Vadisini kuruyoruz,  bilgi teknolojileri üreteceğiz, peki bu işi kiminle yapacağız?

Bu konuda yetişmiş insan gücümüz yeterlimi.

En basiti Gebze, Darıca ve Çayırova’da Grafik Tasarım okuyan öğrencilere bile staj yapabilecek yerler bulmakta zorluk çekiliyor.

Bulunsa bile beklenen düzeyde kalifiye eleman olarak yetişmiyorlar.

Bu konu şuna benziyor;

İllede olimpiyata ev sahipliği yapalım  ama sporcu yetiştirmek için hiç bir girişim yok.

Önce bu işin kültürü oluşması lazım.

Bir zamanlar Fatih projesini sıkça duyuyorduk.

Şimdi ise sadece ismi kaldı.

İşte böyle bir süreçte illede bilgi ve bilim toplumu olacağız diye ısrar ediyoruz.

Keşke daha inandırıcı olmayı gerçekleştirebilsek.

Geçtiğimiz haftasonu TÜBİTAK’ın arazisi imara açılacağı yönünde iddialar ortaya atıldı.

Hatta TÜBİTAK’ın arazisi üzerine AVM, villa ve rezidans yapılacağı üzerine haber ve yorumlar yapıldı.

Biz de bu konuyu gündeme taşıdık.

Şu ana kadar konuyla alakalı her hangi bir yalanlama olmadı.

TÜBİTAK gibi önemli bir bilim kurumunun arazisini değerli diye gözden çıkarmak bilgi toplumu olmanın tam tersi bir uygulama olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Muallim Köy muhtarı ile zaman zaman sohbetlerimiz oldu.

Bilişim Vadisi çalışmaları nasıl gittiğini sordum, vermiş olduğu cevap karamsardı.

Ortada Bilişim Vadisi olmadığını söyledi.

Muallim Köyünde yaşayan Muhtara bile güven vermeyen Bilişim Vadisinden söz ediliyor.

Muallim Köyü Bilişim Vadisine bakış açısı şöyle;

‘Bizim arazilerimizi ucuza alacaklar zenginlere lüks yerleşim alanları, villa yapacaklar’ düşüncesi hakim.

Bu ön yargıyı hep birlikte değiştirmek zorundayız.

Önce bu insanları ikna etmek gerekir.

Bilgi toplumu olmak sözle değil, uygulamayla olur.

Ne kadar büyük söz ederseniz edin insanlar  icraatlara göre değerlendirmede bulunuyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.