Bilge Başkanı dinlerken

HANİFİ SURUN

Saadet Partisi Gebze İlçe Teşkilatı’nın 6.Olağan İlçe Kongresini takip etmek için dün Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’ne gittim.

Saat 14.00’da başlayacak olan kongre için biraz erkenden gideyim dedim.

Hem ilçe kongresi için biraz gözlem yapmak hem de uzun zamandır tanıdığım bazı Saadet Partili isimlerle sohbet etmek istedim.

Kongrenin olacağı Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’ne gittiğimde her zamanki gibi Saadet Partisi’nin kurumsallığından ödün verilmeden kongre için tüm hazırlıkların yapıldığını gördüm.

Kültür merkezinde birkaç tur attıktan sonran Saadet Partisi Kocaeli Eski İl Başkanı Sayın Nurettin Çelik’i gördüm.

Saadet Partisi Kocaeli Eski İl Başkanı Sayın Nurettin Çelik’i Gebze ilçe başkanlığı yaptığı dönemden beri tanırım.

Sayın Nurettin Çelik ile hal hatır sorduktan sonra ayaküstü başladık biraz kulis yapmaya.

Ülkenin geldiği durumdan dolayı son derece üzgün olduğunu ifade eden Sayın Nurettin Çelik Saadet Partisi olarak her zaman durdukları yerde durduklarını ifade etti.

Sayın Nurettin Çelik ile sohbetin ardından diğer gazeteci arkadaşlarla ilçe kongresinin başlamasını bekledik.

Bekledik ama kongre bir türlü belirtilen saatte başlamadı.

Gecikmeli başlayan ilçe kongresinde Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Temel Karamollaoğlu’nun konuşmasını canlı olarak dinlemek istedim.

Ancak gazete sayfaları beklediği için gazeteye gelerek Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Temel Karamollaoğlu’nun konuşmasını canlı olarak ancak sosyal medyadan izledim.

Sorunların çözümü için işin ehline verilmesini gerektiğini ifade eden Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Temel Karamollaoğlu, “İşin ehli olmayan insanları büyük yerlere getirirseniz bu millet ve insanlar habı yutar.

Şuanda da olan durum budur.

Yöneticilerin şeffaf olması gerekir. 50+1 oy aldım diye benden kimse hesap soramaz diyen bir cumhurbaşkanı olamaz.

Ve yapılan icraatları denetlemek. Bunların yapıldığı durumda problemlerin çözüldüğünü görürsünüz.

Benden değilsen on para etmezsin deniliyor. Faklı fikirlere sahip olmamıza biz birbirimizin kardeşiyiz.

Ülkenin dertleri çok. İşsizlik zirve yapmış durumda.

Üniversite mezunu hamallık yapıyor. Bunu küçümsemiyorum. Ama hamallık bile bulamayan insanlarımız var.

Çalışanlar bile geçinemiyor.

Toplu sözleşmeler açlık ve yoksulluk sınırında olmalı.

İktidara geldiğimizde asgari ücreti yoksulluk sınırı üstüne çıkaracağız.

Biz Erbakan Hocanın talebeleriyiz.

Asgari ücreti bugünkünün iki katına çıkarırız.”