BEYNİ AÇ OLANIN KARNI TOK OLMAZ...!

İsmail Kadı

 

Eğitim sistemimiz yeniden sorgulanma odasına alındı.

Pisa bir “uluslararası öğrenci değerlendirme programı” dır.

Türkiye’nin de üyesi olduğu “ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü” (OECD) tarafından yürütülür.

Bu program kapsamında 3 yılda bir 15 yaş gurubundaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini değerlendiren bir araştırma yapılır.

Örgün eğitime devam eden 15 yaş gurubundaki öğrencilerin matematik okur-yazarlığı, fen bilimleri okur yazarlığı ve okuma becerilerinin ölçümü yapılır.

“Okur-yazarlık” kavramı öğrencilerin bilgi ve potansiyelini geliştirip topluma daha etkili bir şekilde katılmasını sağlamak için yazılı kaynakları bulma, kullanma, kabul etme ve değerlendirme olarak tanımlanmaktadır.

Bu araştırma da ayrıca öğrencilerin motivasyonları kendileri hakkında görüşleri öğrenme biçimleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler toplanmaktadır.

Pisa 2016 araştırma sonuçları 72 ülke ve ekonomik bölgede 15 yaşındaki 540 bin öğrenci arasında yapıldı.

Türkiye, 72 ülke arasında 50. sırada yer aldı.

Yapılan bilgi, ölçüm sıralamasında her üç alanda da ortalamanın altında kaldık.

2003 yılına göre daha gerilediğimiz görüldü.

Buraya kadar yapılan araştırmalar bize önemli ipuçları vermekte.

Hatırlarsanız bir süre önce bir üniversitenin Rektör Yardımcısı okuma oranı arttıkça, bu rektör yardımcısını afakanlar bastığını ifade etmişti.

Sadece bu söylemler yeterli değil.

Ülkemizi yöneten TOKİ’den sorumlu bakan “bizden bilim adamı çıkmaz, ara elemana razı olalım” demişti.

Kendi ülkesinin yetişmiş insan gücüne güvenmeyen bir siyaset anlayışı bizi bu günlere getirdi.

Ülkemizde eğitim-öğretime dair eğitimciler dışında herkes görüşünü açıklar.

Ancak öğretmenler, eğitimciler düşüncelerini söyleyince başlarına gelmeyen kalmaz.

Bu yüzden çocuklarımız eğitim sisteminin kurbanı olmaya adaydır.

Kalıcı bir eğitim sistemimiz yok.

Herşey yaz-boz tahtasına dönüşmüş durumda.

Kendi dilini bile öğrenmeyen çocuklar, başka dili öğrenme şansı olmaz.

Sorgulamayı bilmeyen bir toplum geleceğe dair umut vermez.

Eğitim sistemini din üzerine kurarsanız ülkenin geleceği de olmaz, kalıcı bir istikrar da beklemeyin.

Çünkü eğitim, öğrenim içindir.

Öğrenim ise üretim için olmalıdır.

Gelişmişliğin en önemli göstergesi eğitimdir.

Yapılan kamuoyu araştırmaları 15 yıldır bu ülkeyi yöneten anlayış eğitimi içinden çıkalamayacak hale getirdi.

Şu anda eğitim düzeyimiz 2003 yılının gerisinde kalmış durumda.

Düşüncesini söyleyen öğretmen sürgüne gönderiliyor, görevinden el çektiriliyor.

Ne yazık ki, bu ülkede eğitimciler dışında herkes eğitim üzerine görüş beyan edebilir.

Bu durumun sürdürülebilir tarafı kalmadı.

Hiç kimse dışarda düşman aramasın, yaşadıklarımızın yegane sorumlusu eğitim sistemini kontrol eden siyasilerin eseridir.

Herkes kendi tercihlerinin esiri olmaya devam edecek.

Ne yazık ki, bu söylediklerim acı ancak yaşadıklarımızın bir sonucudur.

Eğer tepemizde şapka kaldıysa son kez çıkartıp düşünme zamanıdır...!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.