BAYRAM MESAİSİ BAŞLADI..!

İsmail Kadı

Cumartesi-Pazar günü Gebze ve Darıca’da trafik sıkışıklığı oldukça fazla idi. Bunun birinci nedeni hafta sonları yapılan düğünler, ikinci nedeni şehir stadında oynanan Sakarya-Karşıyaka maçı kaynaklı idi. İnsan sayısından daha fazla araç sayısı olması sokakların ve caddeleri kilitledi. Tembel bir toplum olduğumuz için iki adımlık yolu bile yürümek yerine özel aracımızla gitmeyi tercih ediyoruz. Bunun yanı sıra az üretiyoruz, çok tüketiyoruz. Bu israf bizi nereye kadar götürür bilmem. Bildiğim tek şey gittiğimiz yol bizi iyi bir yere götürmediğidir. Her bayram yaklaştığında bir tartışmadır gider. Bayram tatilinin uzun olmasını istiyoruz, buna karşılık üretim gücümüz mili gelirimizin nerede olduğunu merak eden bile yok. Anlayacağınız süpürdüğümüz tozlar halının altında birikmeye devam ediyor.

10 günlük bayram tatili 25 Ağustos Cuma günü başladı. Hatırlayanlar bilir, bir zamanlar bitti-iflas etti diye naralar attığımız Kıbrıs ve Yunan adaları tatilcilerin favorisi oldu. Ege ve Akdeniz kıyıları tıklım-tıklım. Otoyollar ve sokaklar her zamanki gibi karman-çorman. Trafik canavarı işbaşında, bayramlık bıçaklar bileniyor. Kurbanlık hayvanların endişeli bekleyişi sürüyor. Banka ATM’lerinin önünde uzun kuyruklar var. Alış-veriş merkezleri yine bildiğiniz gibi.

Kurban derileri için yarış şimdiden kızışmış durumda. 10 günlük tatil kısa sürede geçer. Eylül itibarı ile bizi bekleyen sorunlara şöyle bir göz atalım. Okular açılacak, kayıtlar ve öğretmen açığı çok fazla önemsenmiyor. Eğitim kalitemizdeki düşüş kimsenin umurunda değil. Dünyadaki hızlı değişim bizi ilgilendirmiyor! Çünkü bizim içeride kendimize verdiğimiz zararı dünya bir araya gelse bize veremez. Her gün nur topu gibi bir krizimiz doğuyor. Tüm enerjimizi birbirimize kızarak-bağırarak ve hareket ederek geçiriyoruz. Aklı başında birileri çıksın gittiğimiz yolun nereye çıktığını bize izah etsin. Konuşamadığımız her konu bize kriz olarak dönüyor. Bırakın insanların ne giyip ne giymediklerini. Sokakta bile yürüyemiyoruz. Genç bir nüfusumuz var, bunların büyük bir bölümü sadece okur-yazar. Hiçbir beceri sahibi değiller. Daha fazla İmam Hatip açarak hiçbir yere gidemeyiz. Önce yaşadığımız şehirleri yaşanır hale nasıl getiririz onun hesabını yapalım. Ondan sonra ise eğitimdeki başarımızı nasıl artırırız ona kafa yoralım. Uzun tatiller bize bir şey katmıyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.