ATATÜRK’ÜN YOLDAŞI YAHYA KAPTAN

Cengiz Akgün

Bugün, bağımsızlık meşalesinin Kocaeli yarımadasındaki en gür seslerinden biri olan, Kuvayı Milliye kahramanı Yahya Kaptan’ın şehit edilişinin 106. yılındayız. Tarih sayfaları bazen tozlanır, bazı isimler unutturulmak istenir; ancak hakikat, Anıtkabir’in o vakur sessizliğinde, Atatürk’ün yanı başındaki büstlerde ve bizzat yazdığı Nutuk satırlarında tüm çıplaklığıyla yaşamaya devam eder.

Yahya Kaptan’ın ölümü üzerine bugün bile bazı çevrelerin gerçekleri tersyüz etme çabasına girdiğini üzülerek görüyoruz. Sormak gerekir: Yahya Kaptan’ı kim şehit etti? Cevap nettir: İstanbul Hükümeti’ne bağlı Jandarma Müfrezesi. O günkü İstanbul Hükümeti, işgalcilerle kol kola girmiş, milli uyanışı boğmaya çalışan bir yapıydı. Sivas Kongresi’nde Mustafa Kemal Paşa’nın çağrısıyla tüm milis güçlerin tek çatı altında toplanması kararı alındığında, Yahya Kaptan tereddüt etmeden bu kutlu yürüyüşe katıldı. İşte bu bağlılık, hem İstanbul Hükümeti’ni hem de o dönem fitne odakları haline gelen bazı yapıları rahatsız etti.

8 Ocak 1920’de Tavşancıl’da bir çeşme başında yaşananlar, sıradan bir çatışma değil, planlı bir suikasttı. Elleri arkadan bağlı bir kahraman, İstanbul’dan gelen emirlerle şehit edildi. Üstelik bu cinayetin üzerini örtmek için "kaçarken çatışmada öldü" gibi kara bir propaganda yürütüldü. Dönemin bazı gazeteleri bu yalanın bayraktarlığını yaptı.

Ancak bu tezgah, Mustafa Kemal Paşa’nın kararlılığına çarptı. Paşa, bu cinayet karşısında büyük bir öfke duydu ve olayın her yönüyle aydınlatılmasını emretti.

Mustafa Kemal Atatürk, Yahya Kaptan’ı hiçbir zaman unutmadı ve unutturmadı. Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu sayılan Nutuk’ta, tam 20 sayfasını bu kahramana ve onun şehit ediliş sürecindeki belgelere ayırdı. Bu, bir liderin yoldaşına gösterdiği en büyük onur nişanıydı. Sadece bununla da yetinmedi; Yahya Kaptan’ın emanetleri olan eşi ve çocuklarına devlet maaşı bağlanmasını sağlayarak onlara bizzat sahip çıktı.

Sonuç Olarak...

Bugün Tavşancıl’dan Anıtkabir’e uzanan o manevi köprüde Yahya Kaptan’ın ismi yankılanıyor. O, İttihatçıların yalanlarına, İstanbul Hükümeti’nin kurşunlarına rağmen Mustafa Kemal’in en sadık yoldaşlarından biri olarak tarihe geçti.

Bizlere düşen görev; bu vatansever kahramanları siyasi manipülasyonlara kurban etmeden, gerçek tarihin ışığında anmaktır. Başta Yahya Kaptan olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm isimsiz kahramanların ruhu şad olsun.