Asıl turizmde çalışan daha çok “kazanır”

Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay, kazancın paradan ibaret olamayacağına işaret etti: “Sanayide çalışan turizmde çalışandan fazla kazanabilir. Ama turizmde çalışan sanayide çalışandan daha iyi yaşama standartları öğrenir.”

“Tek yol” turizm

 

Aktan USLU

 

 

3 – Napolyon duymasın!

 

**

 

  

Ülkemizde bir türlü programa oturtulamayan; istihdam ihtiyacını da merkezine almayan eğitim sistemi günümüzde çok sayıda işsiz mühendisi beraberinde getirdi. Ülke ihtiyacının çok üzerinde mühendis üniversitelerden mezun olurken bir de “Her ile bir üniversite” anlayışı başka akademik kadro ve ekipman olmak üzere eğitim seviyesi yetersiz üniversitelerden diploma sahibi ama eğitimi yetersiz mezunların türemesine etken oldu, üstelik o mezunların hiç ama hiçbir kusuru yokken..

TERCİH EDİLEN SEKTÖR OLMADI

Ülkemizde bu sorunu yaşamayan, aksine tersini yaşayan, diğer sektörler nezdinde çok sayıda işsiz mühendis varken, nitelikli eleman bulamayan sektör, turizm alanı oldu. Etkenlerden biri; gençlerin bu alanı tercih etmemeleri oldu. Diğer sektörlerin daha yüksek  gelir getirisi onları farklı sektörlere itti. Ancak Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay da Antalya’daki turizm panelinde kazanç denilen şeyin, maaş tutarı veya paradan ibaret olamayacağına işaret etti: “Hâlbuki turizm sadece gelir getiren bir alan değil hayatı, sosyal yapıyı dönüştüren bir alan. Yani sanayide çalışan işçi, turizmde çalışan işçiden fazla kazanabilir. Ama turizmde çalışan işçi sanayide çalışan işçiden daha iyi yaşama standartları öğrenir. Daha temiz giyinmeyi, konuşmayı öğrenir. Sanatla, kültürle başka insanlarla tanışarak becerilerini ve yeteneklerini geliştirir.

Yani turizm sektörü toplam yaşam kalitesini yukarı çeken bir sektördür. Bunu bilmek lazım ve buna dönük önem vermek lazım. Ama kamu ne yazık ki işin bu yönünü çok fark edebilmiş değil.”

 

KÜÇÜK BELEDİYELERDEN KURTULDUK

Yerel yönetimlerin turizm üzerindeki etkisine değinen Ertuğrul Günay, “Geçmiş yıllarda küçük ölçekli (belde) belediyeler vardı. Sorun çözme değil, turizmcilerin yarattığı nimetlerden yararlanma küçük dürtüleriyle hareket ediyorlardı. Buradan kurtulduk. Daha büyük çaplı yerel yönetimler var karşımızda” dedi.

Bununla birlikte turizmin sorunlarında hızlı çözümün Bakanlığa bağlı kamu birimleri, turizm sektörü, yerel yönetimler, çevreciler dahil olmak üzere çeşitli alanlardan sivil toplumun  işbirliğinde olduğunu kaydeden Günay şöyle devam etti:

KAMU TURİZMİN ÖNEMİNİ KAVRAYAMADI

“Bunların beraber davranması, turizmi hayatın içinde her alanda yaygınlaşan, her alanda gelişen bir sektöre dönüştürebilir. Bunlar iş birliği yaparsa sanıyorum ki ilerlemekte çok daha hızla yol alırız. TÜRSAB’ın kuruluşunun 50’nci yılındayız.            Bir şeyin de altını çizmek istiyorum. 5.5 yıl boyunca kamu sektöründe işin başında bulundum. Kamu Türkiye’de turizmin önemini yeteri kadar kavramış değil. Turizme gelir getiren bir alan olarak bakılıyor kısmen ve bunun için tahammül ediliyor.

 

GELMEYEN EKSİKLİK HİSSETSİN: Ertuğrul Günay panelin ilk turundaki konuşmasında sözlerini özetle; “Dünyada belli gelir grubundakiler Fransa, Paris, İtalya’yı bir kere görmemişlerse eksiklik hissederler. Aynı şekilde aynı insanlar; hayatlarında bir kere Türkiye'yi, İstanbul'u, Antalya'yı, Kapadokya'yı, Hierapolis'i görmemişlerse kendi hayatlarında bir eksiklik hissetsinler. Türkiye'yi oraya çıkardığımızda turizmi dünyada marka ve vazgeçilmez olacaktır” dedi. Bakan Günay gerek panel sonrası gerek öncesi yoğun ilgi görürken fotoğraf birlikte fotoğraf çektirmek isteyenleri de geri çevirmedi.

 

 Beş paneliste; ilk turda 10’ar, ikinci turda 5’er dakika konuşma hakkı ve peşinden soruların yanıtlanması, arasız gerçekleşti. Panele başlangıçta ilgi hayli yoğun gözlendi.

Sonlarına doğru, gözle görülür şekilde düştü.

 **

 

Festival ve reklam yasağıyla

dünya markası olunmaz!

 

 

“Eğer turizm yapıyorsanız yasakçı anlayışlardan da bir ölçüde vazgeçmeniz gerekiyor. Anadolu'yu adım adım bilen bir arkadaşınızım. Arkeolojiye tarihe de özel merakım var. Anadolu'da, Frig Vadisi’nde üzüm figürlü, şarap sunumlu Hitit kabartmaları var. İç Anadolu'dan Konya’ya, Adana'ya doğru inen bütün bu alanlarda var. Bu topraklar, üzümün, bağcılığın, şarabın ana vatanı. Siz bu topraklarda bir yandan bağ bozumu reklamlarını, şarapla ilgili reklamı yasaklayacaksınız. Sonra dünya çapında turizm yapmaya kalkacaksınız. Bu olmaz. Bu yanlış bir şeydir.

 

Siyasi kaygılarınızla yaz aylarında Anadolu'nun çeşitli yerlerindeki festivalleri yasaklayacaksınız. Şenlik yani halkın bir meydanda toplanıp coşkuyla o günü kutlamasını yasaklayacak ve sonra Anadolu'ya turizmi yaymaya çalışacaksınız. Bu tür anlayışlardan mutlaka kurtulmak gerekiyor. Çünkü bir daha söylüyorum: Turizm barış ve özgürlük içinde gelişir. Ve siz eğer bu Bu yasakçı tavırları sürdürmeye kalkarsanız imaja zarar verirsiniz. Ülkenize çok insan gelse bile az gelir elde edersiniz.”

 

SOSYAL GAZETECİ TAKİPTE: Turizmin başkenti Antalya’da turizmin sorunları ve çözüm önerilerinin konuşulduğu panele Antalya İl basınının ilgisi yok denecek kadar azdı.

Paneli; 2023’te 10’ncu yayın yılına girecek Kalp Antalya Gazetesi’nin sahibi Güldane Kaya Kaçar yerinde izledi. Aynı zamanda Uluslararası Engelliler Yaşlılar Kimsesizler Federasyonu – UTEF Genel Başkanı ve Leman Gebizli Tüm Engelliler Yaşlılar ve Kimsesizlere Umut Işığı Derneği’nin kurucu başkanı olan Kaçar’a dernek yönetici ve üyeleri de eşlik etti.

 **

 

2019 rakamlarını

ret ediyorum!

 

“Turizmde sürekli sözü edilen 2019 rakamlarına baktım, ret ediyorum. 2019’da 50 milyon insan gelmiş gözüküyor, gelirimiz 35 milyar doların altında. Ben 2012’de, 32 milyar dolar gelirle bıraktım.

Ben ülkemize gelenin Anadolu toprağında yaptığı aşınmanın karşılığında daha yüksek bir meblağ bırakmasını ve turizmin benim insanımın yaşam kalitesine katkı yapmasını istiyorum. Ben ülkeme ucuza gelmiş olan insanın tüketim artığını temizleme meraklısı değilim. Anlayışımızı geliştirmemiz gerekiyor.

Ben 50 milyon turistle 50 milyar gelir hedeflemiştim. Şimdi 50 milyon turistten 30 milyar dolar gelir ediniyorsak o zaman Türkiye yeteri kadar yüksek kaliteli turizm yapmıyoruz demektir. Ucuz ülke imajına doğru dönüyoruz demektir. Bundan sakınmamız gerekiyor.

Evet. Dünyanın her kesiminden insan ülkemize gelip memnun ayrılmalıdır. Bu turizmin çok temel bir kuralıdır. Ama bizim hedefimiz yüksek kültür gruplarına ve yüksek gelir gruplarına hitap etmek onların Türkiye'ye gelmesini sağlamak olmalıdır.”

 

  Panele ev sahipliğini Muratpaşa Belediye Başkanvekili Murat Şimşek (sol baştaki) üstlendi. CHP Antalya Milletvekilleri Çetin Osman Budak ve Rafet Zeybek (sağ baştaki) de paneli takip etti.

 

 

 

 

Yarın

TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Habib Kuk

 

 

Bakan üç defa söz verdi.

Yasamızı değiştiremedik

 

Rusya’nın Ukrayna işgalinden

en büyük zararı biz gördük

 

Siyasette de müteahhit hegemonyası var

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

EKONOMİ Haberleri