1. YAZARLAR

  2. Kübra Tanrıverdi

  3. Yüzün Ömrümün Atlası
Kübra Tanrıverdi

Kübra Tanrıverdi

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yüzün Ömrümün Atlası

A+A-

"Ve gündüz geldi Ömür Hanım, Dünya aydınlık sebeplerin rüzgarları'nı yitiriyor. Usul usul.. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin.. Hüznün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı .. ve yüzüm Ömrümün Atlası, düzlükleri bunaltı yükseklikleri korku uçurumlara yıkıntılarında dolu bir engebeli atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür Hanım? "
    Eylüle  içimdeki yıkıntılar ile gülerek ve cesur bir çocuk masumiyeti ile uyandım. Şükrü Erbaş'ın Ömür hanımla güz konuşmaları şiirindeki dizelerin de canbuldu kuru yapraklarım. Bilenler bu dizelerin Bu şiirin heybesinden almıştır Buğlem ini. Bilmeyenler de okuyunca fenalaşacaklardır kuşkusuz. Apar topar çıktık. Ağustos'ta yazda sıkıldı bizden. Göründüğü gibi kalmadı insan. Çoğunda göz olmayan kavruldu sancısında Yetinmeyi bildi. Çoğunda gözü olan silsileler ile sahip olduğu olması mümkün olmayacak iken Mümkün hale getirdiklerine. Bir ağıt çınlattı kulakları, Velev ki insanın sesi imiş. İnsan Denen organizmanın içindeki insanlık gösterebildi yüzünü. O zamana kadar türlü maskeler ile saklanan Acılar Out oldu kaldı toprakta. Azı karar çoğu zarar deseydi insanlık Belki bu toprak altında toprağın memnuniyetine sükûnet ile  nüksetmezdi vefası. Vefa dedik de hani bizim heybemizde saklı Umutlar? Kimi kiminle peşkeş çekti de geride kaldı insanlık. Kimi kimin rüzgarından kazandı da sus türlü ağız Payı zifiri bir çay ile ? Kilit taşları hangi semtin yoğunluğu bir kere daha kapadı? Süsledik benzedik yarınları bugünün acısını yarına bıraktık. Yaşasaydık bugünü bugün de. Yarına acı daha olsa. Elbet evvelden acının gücü ile var olmayı sürdürebilirdik. Devrik olur kalırmı dizeler yoksa süslü püslü ile bezemedi bezenmedi diye mi diye kifayetsiz değişir mi eleştiriler? Bilinmez...
    Kadın Denim susturulan kaç satır aralarındaki Hayatlar geceye karıştı? Gecede zifiri oldu hatırımıza gelmedi. Gecenin Karası bahtın karısından daha ağır geldi. Daha sükunet içerisinde geldi. Korktuk bir adım gidince bir bacağımızın kopacağını dan korktuk belki. Işi bitince atılan mendiller gibi geri dönüşümsüz kaldı zifirler, zikir içerisindeki sancılar. Şansı gecenin Karasına da haber verdi kimilerinin. Vefa'ya sığındı masumiyet çıkar Yine gecenin karısıyla Gücün seferberliği ilan etti. Ulu orta Yana Yana. Yudumlanıp durulan kahvenin Orta kararı kadar sıkmadı bu kara suskunluk içimizi. Hem şehir bütün oğulları Anne yeter ki ettirmedi mi? Ani İnsan ve insanlık insanoğlu ana idi. Terkedişler altındaki levelleri bahane diye görmeyi tercih etmek bize tereyağından Kılıç ekmek kadar kolay geldi değil mi? Geldi de ondan Vicdan perdemizi çeke durduk. Şimşek mi dersin Kıyamet mi dersin bilmem fakat Bizler şimşeği tatlısöz kıyameti Bahar diye bilip yürümeyi eğlendik kötülüğü burada yaptık. Hoş Kime göre neye göre değil mi? Bizim insanlığımız? Berrak bir sudur Oysa Çağlayan akan delicesine akan bir akarsudur değil mi?
İçim acıyor Ömür hanım, içim çok acıyor. Şimşek denileni bir parmak bal diye Göz göre göre Can olmasından süslemeler den içim kusuyor.. Kararlar kararan bulutlar içimden gitmiyor.
    İncecik bir çisenti başlasa tamam diyeceğim. Lakin İçim kanıyor. Yutulan mürekkep lerden mi yoksa koparılan çiçeklerden mi? Yoksa ay gibi parlayan solduruluan yarınlardanmıdır bilmiyorum. Diyorum ya Ömür Hanım Nedenini bilmediğim fiili yaşamadım. Fakat acısıyla acı duyduğum bir meşveret yakamı bırakmıyor. Insan olmak bu mudur Ömür Hanım yoksa arkaya bile bakmadan. Seferi bir mavi göğün altında yaşamak mıdır? 

Bu yazı toplam 3164 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar