1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. YENİ BİR HAYATIN MÜJDELEYİCİSİ
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

YENİ BİR HAYATIN MÜJDELEYİCİSİ

A+A-

29 Ekim 1923’de ilan edilen Cumhuriyet halk egemenliğine dayalı ve anayasada değiştirilemez ilk üç maddesinde olduğu gibi laik, sosyal hukuk devleti kavramını benimsemişti. 
Cumhuriyetin kalbi hiç kuşkusuz sürekli yenilenme, tam bağımsızlık ve medeni dünya ile entegrasyondu. 
Yaşamın her alanında bireyin ve toplumun eğitim, refah seviyesinin yükseltilmesi, ekonomik anlamda ise kendi öz kaynaklarımızla dışa bağımlı olmadan refah içinde yaşamaktı. 
Mesela Yerli Malı Haftası bu nedenle uzun yıllar kutlandı toplumun belleğinde yer tuttu. 
Ancak sonra ki dönemde Yerli Malı Haftası bir şekilde ortadan kaldırıldı, çünkü tüketim ve üretim tamamen yurtdışına bağımlı hale getirilmişti. 
Oysa Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin en önemli ilkelerinden birisi ekonomik anlamda tam bağımsız olmak, dışa bağımlılıktan kurtulmaktı.
1923’de kurulan Cumhuriyet aynı zamanda Türk insanına yeni bir hayatı müjdeliyordu. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk, 1 Aralık 1936’de TBMM’nin açılışında şunları söylüyordu, :
“Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk Milletinin emin ve sağlık istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdeleyicisi olmuştur.”
Bugün o müjdeden çok uzakta yok olmak ile olmamak arasında kalmış bir Cumhuriyet var…
ÖTEKİNİN GÖRÜŞÜNE SAYGI
“Senin fikirlerine katılmıyorum, ama o fikirleri özgürce ifade etmen için gerekirse canımı bile veririm” demiş Voltaire.
Farklı görüşlerin ve benim gibi düşünmeyenlerin fikirlerini özgürce ifade etmesi,  dilediği gibi yaşaması taraftarıyım.  Kimseyi benim gibi yaşamaya,  düşünmeye,  davranmaya zorlamam, ötekileştirmem, yok saymam. Yaşam tarzlarına, dini inançlarına veya inançsızlıklarına her zaman saygı duyarım.  Sokakta başı kapalı bir bayan ile açık olan arasında insan olarak benim için hiçbir fark yoktur.  İnsanları giysileri ile değiş düşünceleri, yaşama ve insana bakış açısıyla değerlendiririm.
Herkes nasıl inanıyorsa öyle yaşamalı, davranmalı diye düşünüyorum.  
Olması gereken de budur zaten.
Yaşam ancak çoğulcu, değişik düşüncelerin bir potada harmanlanmasıyla, ötekine yaşam hakkı tanınarak güzelleşir. Benim ilkem ve hayata bakış açım budur.
Tabi ben bunları düşünüp savunurken ötekisi yani benim gibi düşünmeyenden de aynı şeyleri beklerim. Ben senin düşüncene, yaşam tarzına saygı gösteriyorsam aynısını beklemek hakkımdır.  Ancak bu pek olmuyor. Çünkü kimileri sadece kendi düşüncelerinin, yaşam tarzlarının doğru olduğunu ileri sürüp ötekileri yok sayıyor.  Bu olmadı şimdi, ben senin fikirlerine katılmadığım halde eğer her türlü zorluğa katlanıyorsam sende benim düşünceme saygı göster, tahammül et.

Bu yazı toplam 345 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.