1. YAZARLAR

  2. Hakan Avcı

  3. UYUŞTURUCU-YOK EDİCİ!
Hakan Avcı

Hakan Avcı

Yazarın Tüm Yazıları >

UYUŞTURUCU-YOK EDİCİ!

A+A-

İnsanlık tarihinin en başından itibaren uyuşturucu- keyif verici maddelerin varlığını biliyoruz.
Tarihsel araştırmalarda uyuşturucu kullanımı ile ilgili en önemli veriler Aztek ve Maya uygarlıklarında görülüyor. İlkel toplumlarda kullanılan bitki tabanlı uyuşturucu maddelerin yerini bu dönemde mantar ve benzeri alıyor. Gelişen uygarlıklar uyuşturucu ve keyif verici maddeleri de kendi içerisinde basamak basamak geliştiriyor. O dönemlerde dinsel törenlerde kullanılan bu maddeler daha sonra savaş boyutunda yeni bir dönemeç yakalıyor. Güney Amerika kökenli uyuşturucunun ve keyif verici maddelerin çeşitliliği artırılıyor.
Esrar ise Hinduların 3000 bin yıl öncesi kayıtlarında göze çarpıyor. o dönemlerde henüz sentetik bir üretim tarzı yok. Milattan önce esrar özellikle hastalıkların tedavisinde kullanılan bir bitki olarak aktarılıyor. Asur ve Sümerlerde bu kez Afyon keşfi yapılıyor. Afyon ve esrar ekimleri tarımsal bir alana dönüştürülüyor. Çinliler 10. yüzyıldan itibaren uyuşturucu maddelerle tanışıyor. Türk toplumunda ise Şamanist dönemde esrar ve afyon kullanımının törenler sırasında öne çıktığını tarihi kayıtlar söylüyor.
Aslında bugün dikkat çekeceğimiz konu uyuşturucunun tarihi geçmişi ve süreci değildir. Bunları sadece ön bilgi olarak aktarmak istedim. asıl konumuz günümüz Türkiye'sinde gelinin noktadır.
Tartışmasız olarak şunu net olarak yazalım: uyuşturucu madde çağımızın ölüm tuzağıdır. Bu tuzak her yıl içimizden onlarca insanımızı yutmaktadır. Adı her ne olursa olsun uyuşturucu kullanımı ölümcül sonuçlar doğuran tehlikeli bir sürecin adıdır!
Türkiye yıllardan beri bu konuda önemli çalışmalara imza atıyor. Önlemler artırılıyor, cezalar ağırlaştırılıyor. Alınan onca önleme rağmen uyuşturucu kullanımı toplumsal zararlarını artırarak devam ettiriyor. Burada dikkat çekeceğim en önemli konu bu mücadelenin önce ailede başladığı olmalıdır. Aileler çocukları ile ilgili önlemlerin başına uyuşturucuyu mutlaka yerleştirilmelidir. Onlarca aile çocuğunun uyuşturucu kullandığını veya başladığını bildiği halde bunu hem toplumsal bir ayıp hemde ağır bir suç olarak gördüğü için saklamaya kamufle etmeye çalışıyor. oysa anında ve zamanında müdahale karanlık tünele girişin önünü kesecek, kaynak kurutulacak, başka bireylerin de zarar görmesinin önü kesilecektir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı verileri işin boyutunu ortaya çıkarıyor. Gerek Polisimiz gerekse Jandarma bu konuda gerçekten takdire şayan bir çalışma yürütüyor. Kelle koltukta yapılan operasyonlarla zehir tacirlerine ağır darbeler indiriliyor, uyuşturucunun sokak pazarına inmesinin önü kesilmeye çalışılıyor.
Verilere bir göz atalım:
2016 yılında 5 tonun üzerinde eroin, 146 ton esrar ve shank 845 kilo kokain, 4 milyon adet ecstasy, 13 milyon adet captagon, 250 kilo metamfetamin, 626 kilo bonzai yakalanmış.
2018 yılında mücadelenin nereye kadar geldiğini daha iyi gösteriyor. 17 ton eroin 177 ton esrar ve shank , 1.5 ton kokain, 21 milyon adet ecstasy, 61 milyon adet captagon, 1.5 ton metamfetamin ve 2.8 ton bonzai!
2019 verileri ile ilgili bir bilgi bulamadım. Ama inanıyorum ki bu rakamlar katlanmıştır.
Binlerce gözaltı, binlerce tutuklama yapılmış. Yakalamada başarı oranı yüzde 80 lerin üzerine çıkmış. Bütün bunlar umut verici gelişmeler.
Ancak, her şeye rağmen bu trafik devam ediyor. Mücadeleye rağmen uyuşturucu kullanımın yaygınlaşması için zehir tacirleri ara vermeden toplumu zehirlemeye devam ediyor.
Sadece üç yıl için uyuşturucu ile mücadelede hükümet tarafından ayrılan kaynağı da buradan yazalım. 2016 yılında kamu harcamaları için ayrılan kaynak 721.8 milyon, 2017 yılında 936 milyon ve 2018 yılında 1.362 milyon TL.
2019 verileri bu kaynağın 2 Milyar TL'yi geçtiğini aktarıyor.
Bu konuda hazırlanan önemli bir rapor başka bir gerçeği gözler önüne seriyor. Bana göre en dikkat çekici nokta da burasıdır:
Hazırlanan rapora göre, "  Uyuşturucu madde sorunu küreselleşme ile birlikte yerel  bir sorun olmaktan çıkmış, uluslararasılaşmıştır. Uyuşturucu  madde  kullanımı  ve  ticareti;  mevcut  sorunu  salt  bir  sağlık  sorunu  olmaktan  çıkarıp  terör örgütlerinin  birer  finansman  kaynağı  haline  gelerek  aynı  zamanda  bir  güvenlik  sorunu  olmuştur."
Hemen Yazalım:
Bu raporun ana açılımında kastedilen örgüt PKK'dır. Terör örgütünün Karadeniz açılımı, batı politikaları, sıcak denize inme hayallerinin altında işte bu neden vardır. Emniyet Genel Müdürlüğü El Kaide, Deaş'ı bu trafiğin içinde yer alan örgütler olarak açıklanmıştır.
Ülkemiz bu konuda kararlı ve uyanıktır. Son 10 yıldan beri dünya kamuoyunu bu iğrenç trafik ile ilgili bilgi ve belgeler sürekli aktarılıyor. Hatta 2015 yılında bu konuda eylem planı hazırlanarak devreye alındı. İşte bu eylem planı aslında uyuşturucu ile mücadelenin temel reçetesidir. Hem bizim hem de dünya ülkeleri için önemli bir adımdır.
Eylem planı nedir?
2016-2018 Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Eylem Planı’nda yer alan
faaliyetler 11 ana başlık altında toplanmıştır:
• Uyuşturucuya ulaşılabilirliğin önlenmesi,
• Toplumun uyuşturucu ile mücadeleye katılımı,
• Taleple mücadelede tedavi,
• Uyuşturucu ile mücadelede sosyal uyum,
• Uyuşturucu ile mücadelede iletişim,
• Uyuşturucu ile mücadele sürecinin yürütümü ve koordinasyonu,
• İzleme ve değerlendirme,
• Uyuşturucu ile mücadelenin finansal boyutu,
• Uyuşturucu ile mücadelede yerel yönetimler ve STK'lar ile işbirliği,
• Uyuşturucu ile mücadelede danışma birimleri,
• Uyuşturucu ile mücadelede uluslararası deneyimler ve başarılı ülke
modelleri.
Mücadelenin şekli bellidir. Hedef hayat kurtarmaktır. Her birimizin bu konuda gönüllülük esasına uyarak mücadeleye katkı sunmamız gerekir. Kaybettiğimiz her can bizim için önemlidir.
‘Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü’nde bu konuya dikkat çekmek istedim.
Bu sadece bir gün olarak kalmamalı, uyuşturucu konusunda her gün aynı kararlılıkla yolumuza devam etmeliyiz.
Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Eylem Planı’nda yer alan faaliyetleri bu nedenle tek tek yazdım. Her birimiz bu mücadelede yer alabilir, mücadeleye katkı sunabiliriz.
Eylem planı içerisinde yer alan "Toplumun uyuşturucu ile mücadeleye katılımı" maddesi doğrudan hepimize görev veren ve yasal sorumluluk yükleyen bir maddedir.
İşte temel mücadele de bu noktadan başlayarak başarıya ulaşabilir.

 

Bu yazı toplam 1557 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar