1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. ÜMİT KOCASAKAL’I DİNLERKEN…
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

ÜMİT KOCASAKAL’I DİNLERKEN…

A+A-

İstanbul Barosu eski Doç. Dr. Ümit Kocasakal önceki akşam Gebze’de çok önemli açıklamalar yaptı.  Yaklaşık 2 saati geçkin bir zaman devam eden konuşmayı gerçekten büyük bir zevkle dinledim. Gazeteci olarak haber yaparken aynı zamanda bu konuyla ilgili olarak  bilgi dağarcığımı da bir kez daha genişletme olanağı da buldum diyebilirim.

Gebze Sivil Toplum Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen, ‘Neye Evet, Neye Hayır’ başlıklı konferansa katılan İstanbul Barosu eski Başkanı Ümit Kocasakal konuşmasını bir bölümünde, “Çünkü bu proje aslında bir CIA projesidir. Ben öyle orta akıl, üst akıl demem adını koyacaksın. Amerikan emperyalizmi, AB emperyalizmi ve doğal olarak İsrail. Bunun CIA adına 3 müellifi var; Graham Fuller Paul Henze, Morton Abromowizt. Bu iktidarın yıllardır kullandığı bir klişe var yeni Türkiye. Bir dakika ne oldu bizim haberimiz olmadan bir karşı devrim oldu da biz mi duymadık. 1923’te kurulan cumhuriyet değişti de bizim mi haberimiz olmadı.  Nedir bu yeni Türkiye. Bu Graham Fuller denen alçağın 90’lı yıllardan itibaren yazdığı bir kitap var ismi yeni Türkiye. Bakın tesadüfe, içinde ne var; ilki Kemalizm terk edilecek, ikincisi yeni Osmanlıcılık üçüncüsü ise ılımlı İslam…”

Üzerine çokça düşünülmesi gereken bir konuşma.

Kimileri bu düşüncelere, ‘Komplo teorisi’ diye bilir fakat dayanakları sağlam, belgeye, bilgiye dayalı bir düşünce bu.

Ümit Kocasakal,  tek adam sistemini de yine belge ve sağlam dayanaklarla anlattı.  Başkanlık sistemi için getirilen 18 maddenin çok iyi okunduğunda çok farklı sonuçların net olarak ortaya çıktığını söyledi. Tek adama milli iradenin teslim edilmek istendiğini bunun da Türkiye için çok büyük felaketlere neden olabileceğinin altını çizdi.

Bir gün öncesinde Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak’ın basın toplantısına katılmıştım ve orada Karabacak yeni anayasa ile ilgili olarak daha çok ‘partili’ gözlüğü ile olaylara bakarak bir şeyler anlatmıştı. Ancak aynı gün akşam Ümit Kocasakal’ı aynı konuyla ilgili olarak dinlerken aslında ne kadar derin ve farklı şeyler olduğunu görmüş oldum.  Evet, tercihini kullanacak olanların aslında bu 18 maddeyi bir kez dahi olsa baştan aşağıya tüm ayrıntılarıyla okuması gerekiyor.  Çünkü tercih ettikleri şey hakkında bilgileri olur. Fakat görülen o ki okumak yerine kişiye veya partiye olan bağlılıklarından ötürü tercih haklarını kullanıyorlar.

 O ZAMAN HAYIR NİYE VAR?

AKP sözcüleri ve yeni anayasayı destekleyenlerin ortaya attığı ve ürettiği tezlerin tümü tribünlere yönelik, din, iman, şehitlik  gibi değerler üzerinden yürütülüyor.  Hayır diyenler açıkça, ‘terörist’ olarak  gösteriliyor. Oysa başkanlık sistemini isteyenler seçim kararı alıyor ve halka soruyor. Sorarken de ‘Evet ve ‘Hayır’ diye iki tercih var.  Fakat hayır diyenler terörist olarak hedef gösteriliyor.  Madem hayır diyenler terörist, dış güçlerin maşası o zaman referandumda ki seçimde hayır seçeneği niye var?

Seçenek olarak koyarsanız tek eveti olur biter!

Sonuç olarak, bu seçimde evet veya hayır diyenler demokratik haklarını kullanacak ve tercihlerini yapacak. Buna herkesin saygılı olması gerekiyor. Özellikle ülkeyi yönetenlerin toplumun yarısını  terörist, kötü gibi göstermesi  ülkenin bölünmesine gidecek yolunda kapısını aralar. Bunun içinde hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. Evet diyende, Hayır diyende bu ülkenin insanıdır.

Bu yazı toplam 520 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.