1. YAZARLAR

  2. Hakan Avcı

  3. SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI VE KURŞUN SESLERİ!
Hakan Avcı

Hakan Avcı

Yazarın Tüm Yazıları >

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI VE KURŞUN SESLERİ!

A+A-

Son dönemde kitap yazma modasına bende katılma kararı aldım. Daha önce yazmaya başladığım ama tamamlayamadığım iki kitap için kendime start verdim.  Ve her gün kendime bu konuda vakit ayırmaya başladım.

İlk kitabım meslek yaşamı boyunca kumbaramda biriktirdiğim hem meslek içi anılar hem de yaşadığım, şahitlik ettiğim olayları kapsayacak.

Dile kolay meslek hayatımızda 35 yılı geride bırakmışız. Her yıl için sadece yaşadığımız tek bir olayı sizlere aktarsam 35 ayrı konu ortaya çıkar ki emin olun bu bile bir kitabın bütününü kapsar!

Ama öyle olmayacak! Hem mesleki birikim ve tecrübelerimi genç gazeteci kuşağa aktarmak, hem de bizim dönemimizde yapılan Gazetecilik ile şimdi ki arasında bir değerlendirme yapma olanağı sağlamak istiyorum.

İkinci kitabım ise “1978’den 2 Temmuz’a Sivas” başlığı ile yayına hazırlanacak. Topladığım belge ve bilgiler, yaşanan süreç objektif bir şekilde bu kitabın içerisinde yer alacak.

Yazdığım yüzlerce makale ve yorum ile ilgili olarak her hangi bir hazırlık yapmak istemiyorum. O yazılar zaten gazete arşivlerinde mevcut.

12 Eylül dönemini görmüş, aynı dönem içerisinde gazetecilik yapmış bir isim olarak sanıyorum 12 Eylül ve yeni dönem ile ilgili de bir köprü kurmuş olacağım.

Bugün ilk kitabımda yer alacak küçük bir anımı yayınlamak tabiri caizse ağızlara bir parça bal sürmek istiyorum.

Herkes reklam yapacak değil ya, bir de biz reklam yapalım!

 

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINDA KURŞUN SESLERİ

 

Gazeteyi yeni yerine taşıdığımız günlerdi. O dönemlerde resmi ilanlar sayfalarca gelir baskısı günlerce devam ederdi. Tipo sistemde sayfa hazırlamak hele de hiç hatasız resmi ilan çıkartmak zordu. Maliyenin her yıl sonunda verdiği vergi ilanları vardı. Yaklaşık 30-40 sayfa ilan düşünün. Gazetede bir nöbetçi kalıyor o günlerde. Ben bekâr olduğum, hem de çömez olduğum için nöbete genelde ben kalıyorum. Belli bir saatten sonra sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Bizim izin kağıdımız var. Matbaa bölümünde entertipte kullandığımız kurşunun bittiğini haber verdiler. Tek dışarıya çıkma izni olan benim. Bize destek olmak için çalışan diğer ortakların matbaası ile irtibat landık. Orada bol miktarda kurşun külçe vardı. Gidip almak gerekiyordu. Bir kasa dolusu kurşun en az 20-25 kilo! İki matbaa arasında 300-400 metre mesafe bulunuyor. Ben yola çıktım. Matbaaya gidene kadar hiç kimse ile karşılaşmadım. Kurşun hazırlanmıştı. Çay hazırlamışlardı. Hem patronlarla sohbet ettik, hem de çay içtik. Yarım saat sonra kurşun dolu sandık elimde matbaadan çıktım. 100 metre kadar yürüdüm. Tam Belediye lokantasının aradan çıkıyordum ki iki taraftan yolum kesildi. Bir tarafta askerler, bir tarafta sivil polisler! Asker Dur çekti. Duracaksın! Sandığı yere bırak! Bırakacaksın! Bıraktım sert bir ses sordu, “Ne taşıyorsun?” Gayet samimi olarak “Kurşun!” dedim.

İşte bu sözümün üzerine ortalık bir anda karıştı! O sert ses yere yatmamı emretti. Silahlar üzerime doğruldu! Hiç sesimi çıkartmadan yere upuzun yattım. Kıpırdamak imkânsız! Bir yandan da kendimi tanıtmadığım için kızıyorum! Ama hep böyle oldu. Hakan Avcı olmayı çok sevdim. Bunun başına Gazeteci Hakan Avcı kelimesini çok zaruri haller dışında hiç geçirmedim. Yanıma yaklaştılar. Birisi üzerimi ararken, diğerleri sandığı açtılar. İçinde gerçekten kurşun külçeleri vardı. Şaşırdılar! Önce anlam veremediler sonra “Bu kurşun değil!” diye seslendiler. Onların aradığı kurşun başka bu başka! Ben ısrarla kurşun diyorum! Sonra ekledim bunların matbaa da kullanılan kurşun külçeler olduğunu söyledim. Yerden kalkmamı söylediler. Kalktım. Polisler tanıdılar. Ne olduğunu sordular? Olayı anlattım. Hep birlikte gülmeye başladık. Bu olayın bana artısı şu oldu! Sandığı polis arabasına bıraktık. Matbaaya kadar birlikte gittik. Yani o ağır sandığı taşıma zahmetinden kurtulduk. Bu olay bizim camiada günün konusu oldu. Uzunca bir süre Kurşun esprisi devam etti gitti.

 

Devamı ve daha fazlası Allah ömür ve güç verirse ilk kitabımda yer alacak. Şimdiden ilginize teşekkürler.

Bu yazı toplam 1509 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar