1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. OSMANLININ RESMİ TARİHİ
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

OSMANLININ RESMİ TARİHİ

A+A-

 

 

Bazıları Cumhuriyet dönemiyle ilgili devletin ve ya kimi kurumların, yazarların  tarihi saptamalarına, bilgilerine, ‘Resmi tarih’ der. Kısmen de olsa doğrudur fakat aynı şeyler Osmanlı içinde geçerlidir. Osmanlı ile ilgili olarak geçmişten bugüne kadar bir kesim tarafından yazılan, çizilen ve bilinen tarih ‘resmi tarihin’dik alasıdır. 

Osmanlı tarihi ile ilgili olarak devletin ve bir takım kesimin anlattıkları ile gerçekler arasında çok büyük farklar var. 

Mesela bu ‘resmi tarih’ Osmanlı’yı anlatırken, birçoğu küçük yaşta ki şehzade katliamlarını anlatmaz veya bir takım gerekçelerle haklı olacak şekilde aktarır, haremi, çok eşliliği görmezden gelir, Padişah’ın kendisini, ‘Allahın yeryüzünde ki gölgesi’ olarak görmesini de yine kılıfına uyduracak şekilde yorum yapar.  1. Murat’tan başlayarak nerdeyse bütün Padişahların annelerinin Türk ve Müslüman asılı olmadığı, saray da önemli görevde bulunan paşaların önemli bölümünün devşirme olduğu hep ‘iyimser’ bir şekilde vurgulanır.

Bir örnek ise  padişahların kundaktaki bebeğe kadar  tahta tehlike olarak kim varsa ortadan kaldırmalarıdır. Osmanlının resmi tarihçileri bunu ‘devletin bekası’ adına yapıldığını ileri sürerler.  Oysa  Kuranı Kerim’de   bir insan öldürmenin bütün insanlığı öldürmek olduğu yazar.

Burada bir yanlışlık var ise o da   tahtları uğruna kendi öz kardeşlerine, oğullarına kıyan padişahlardır.

 

TARİH KURGULANIYOR

 

Osmanlı elbette bizim geçmişimiz, tarihimiz ve onu değerlendirirken gerçekleri göz ardı etmemeliyiz. Yanlış şeyleri es geçip, hikaye anlatmak, padişahları ermiş, evliya hatta nerdeyse melek gibi göstermek olsa, olsa, ‘resmi tarih’ ideologlarının projesidir.  Yakın geçmişimize ait Cumhuriyet dönemi tarihi için sadece ‘siyasal ve art niyet’ten ötürü ‘resmi tarih’ diyenlerin önce Osmanlı’nın ‘resmi tarih’ tarafından nasıl kurgulandığını, gerçeklerin nasıl ters yüz edildiğini, yazıldığını görmeleri gerekiyor. Bundan ötürü Osmanlı ile ilgili olarak sadece Türk ve Müslüman yazar çizerlere ait kitapların dışında yabancı yazarlarında kitaplarının da okunmasını tavsiye ediyorum. Osmanlı tarihimiz, geçmişimiz ise iyi ve doğru bilmekte görevimiz olmalı.

 

ÖRNEK ANKARA SAVAŞI

 

Tabi, Osmanlı ile ilgili olarak gerçeklerin yazılmasını isterken amacım o döneme çamur atmak veya kara çalmak falan değil.

Gerçek ne ise o bilinsin istiyorum.

Örnek olarak, 1402’de Timur ile Yıldırım Beyazıt’ın karşı karşıya geldiği ve ‘ Ankara Savaşı’ olarak ta bilinen savaş ve sonuçları Osmanlı, ‘resmi tarihi’ tarafından farklı anlatılıyor. 

Resmi tarih anlatımcılarına göre, savaşı kazanan Timur, esir olan Yıldırım Beyazıt’a çok iyi davranmış, eşlerini kendisine iade etmiş, rahat etmesini sağlamış.

Oysa yabancı araştırmacılara ait bir çok kaynakta Timur’un, Beyazıt’a ilk başlarda iyi davrandığı ancak daha sonra tutsak muamelesi yaptığı ifade ediliyor. 

Timur, Beyazıt’ın Sırp eşi Despina’yı yemek sofrasında oynattığı, öteki cariyelerine haremine kattığı da biliniyor. 

Osmanlı’nın resmi tarihini yazanlar burada küçültülen ve aşağılanan Padişah gerçeğini sümen altı ettiğini görüyoruz.

 

ATATÜRK’E  ‘ALKOLİK’  DİYORSUN DA..

 

Cumhuriyet dönemi ve Kurtuluş Savaşı hatta Atatürk’ün yaşamını dahi resmi tarihin bir ürünü olarak yazan, çizenler nedense Osmanlı’nın resmi tarihini görmezden gelirler.

Oysa tarihi yazanlar çok yönlü bakış açısı olan, bilimsel araştırmalara, belge ve bilgilere göre hareket edenler olmalıdır. Sonucu ne olursa olsun gerçekler yazılmalıdır. 

Atatürk’e, ‘alkolik’ diyenler Osmanlı padişahlarının önemli bir bölümünün şarap içtiğini ve hatta bu yüzden ölen padişahlar olduğu gerçeğini görmezden gelirler. Sonuçta, padişahlar dönemin devlet başkanıydı ve insandılar.

Ancak birileri onları kutsayıp, manevi alemde önemli bir makama oturtup ermiş, evliya olarak ilan etti.

Bir çok padişah ile ilgili olarak efsaneler üretip dinsel kalkan arkasında erişilmez ve yukarıda yazdığım gibi, ‘Yeryüzünde Allahın gölgesi’ olarak tanımladılar.

Sonuç olarak tarih ve tarihin önemli kişileri gerçekleri ile anlatılmalıdır kutsanan, mit haline getirilen kişiler hikayeden ibarettir.

 

Bu yazı toplam 460 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.