1. YAZARLAR

  2. Hakan Avcı

  3. NORMAL Mİ? ANORMAL Mİ?
Hakan Avcı

Hakan Avcı

Yazarın Tüm Yazıları >

NORMAL Mİ? ANORMAL Mİ?

A+A-

Önce okullar ve üniversiteler tatil edildi.
65 yaşa sokağa sokak yasaklandı.
20 yaş altının da evlerden çıkmasına izin verilmedi.
Şehirlerarası ulaşıma engel konuldu.
Toplumun birlikte oturduğu işyerleri, eğlence mekânları kapatıldı.
Hafta sonları ve tatil günlerinde sokağa çıkmak yasaklandı.
Hepimiz zor günler geçirdik. Ekonomik olarak sarsıldık, özgürlüğümüz kısıtlandı.
Bütün bunlar gerekli miydi? Evet!
Dün gece yarısından sonra normalleşme başladı.
“Tehlike geçmiş değil dikkat edeceğiz” uyarıları yapılmasına rağmen gece yarısını birkaç sanayi geçe binlerce araç yollara dizildi. Sabahın erken saatlerinden itibaren milyonlar sokaklara, caddelere aktı!
Normalleşmeyi (anormal bir heyecan içinde) karşılayıp yaşadığımız sürece hemen unuttuk (!)
Günlerden beri yaşadıklarımızı özgürlük heyecanımıza kurban edip yine (bizi bir şey olmaz!) tarzımıza geçiş yaptık.
Hepimiz bu süreçte özellikle Sağlık Bakanı Fahrettin Altun’u çok sevdik.  Yorgun yüzü, kızarmış gözleri, titreyen sesi baba-anne şefkati ile topluma yaklaşımları hoşumuza gitti. Siyasetin bu denli gerildiği, toplumun kutuplaşması adına provokatörlerin cirit attığı, ekonomik koşulların kâbus gibi üzerimize çöktüğü, hastalığın verdiği endişe ve korkuların zirve yaptığı anlarda Fahrettin Altun’un yaptığı açıklamalar terapi gibi geldi!
Binlerce sağlık çalışanı hayatlarını hiçe sayıp canımızı kurtarmak için kendi canlarını feda ettiler.
İşleri olanlar işlerini kaybetti. Binlerce esnaf dükkânlarını kapattı. Binlerce gönüllü bize hizmet üretmek için evlerine girmedi.
Fabrikaya giden işçi kardeşimizin, tarlasını süren üretim yapan çiftçi kardeşimizin, EML’lerde dezenfektan üreten öğretmenlerin, öğrencilerin, sokakları kontrol altında tutan polis ve jandarmanın üzerimizde büyük hakkı var unutmayın.
Biz evlerimizde kendimizi garanti altına alıp otururken, onlar canlarını dişine takıp sistemin yürümesi için çaba harcadı.
Yasak biter bitmez normalleşmeyi anormalleştirmeye çevirip yaşadıklarımızı unutursak geriye döner bunun bedelini misli ile ödemek zorunda kalırız.
Bu süreci iyi hatırlayalım, hiç unutmayalım.
100 yılda bir yaşanacak bir döneme şahitlik ettik.
Korona belasını henüz atlatmış değiliz. Tehlike kapımızda duruyor. Ya onu dünyadan süpürüp atacağız, ya da yine evlerimizde konuk edip yaşatmaya devam edeceğiz.
Pandami sürecini geride bırakıp Türkiye’nin kendi koşullarına geri dönüş yapmalıyız.
Normalleşme sürecini sağlıklı bir şekilde atlatıp ekonomiyi yörüngesine oturtturmak zorundayız.
Maske-mesafe-hijyen diye özetlenen önlemleri yeterli bulmayıp ailemiz içinde çevremizde kendi kişisel önlemlerimizi kendimiz alalım.
Aksi takdirde bunun bedelini hepimiz çok ağır bir şekilde öder, geride bıraktığımız kabul gibi dönemi bile arar oluruz!

Bu yazı toplam 1547 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar