1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Işık

  3. Ne hallere geldik ya, neyse umut var!
Yılmaz Işık

Yılmaz Işık

Yazarın Tüm Yazıları >

Ne hallere geldik ya, neyse umut var!

A+A-

Nereden nereye geldik , nereden nereye savruldu insanlık şu son bir yıl içinde… Öyle köklü değişiklikler , değişimler oldu ki, ileride bunun bir belgesel filmini yapsalar nasıl bir girdaplı değişimin içinde yaşadığımızı eğer o günlerde yaşarsak göreceğiz…

2019 yılının o daha “mutlu “ günlerinde birisi çıkıp bize: “ Ya biliyor musunuz? Bir fala baktım, 2020 yılı ile onu takip eden yılın içinde insanlık çok kötü bir musibetle karşılaşacak, insanlık için çok kötü şeyler olacak, insanlık çok kötü günler yaşayacak. Çok kara günler, kabuslu günler gelecek…” diye önümüze kahve falını ve öngörüyü atsa ne derdiniz ona, nasıl cevap verirdiniz?

Hadi ya ordan. Sende felaket tellalı gibisin. Başka işin mi yok senin?” der sustururdunuz onu değil mi?

2020 yılı içinde tanışmış olduğumuz Covid-19 bilimsel isimli, korona virüs adlı musibet ne yazık ki Dünya insanlığına yaklaşık 13 aydır kabusu yaşatıyor, canlar alıyor, habire azarak uğraştırıyor…

Neyse ki bu 13 ay içinde bilim aşı üretmeyi başardı da daha yeni yeni aşılama işine başlandı biraz ağır aksak da olsa… Dünya Sağlık Örgütü bu hususta; “ Virüsün azması ve mutasyon geçirmesi biraz da aşılama işlerinin ağır gitmesinden kaynaklanıyor. Aşılama işi hızlandırılmalı ve Dünya insanlığı bu konuda toplumsal bağışıklığa geçebilmeli…” tavsiyesinde bulunuyor…

***

2019 yılının sonlarına doğru daha bir mutluyduk..

 Daha bir güneşliydi sanki günler…

Aileler, daha mutlu koşarlardı sanki baharda  kırlara…

Yazları daha bir mutlu giderdi herkes deniz kenarlarına sahillere, göl kenarlarına pikniklere…

Tatiller…

Uzaklar…

 Mavilikler….

Yeşillikler…

Daha bir çekici ve güzelmiş…

Ne zaman farkına varıyoruz bunların?

İşte bugünlerde, kabusun içindeyken varıyoruz…

Bu zor günlerde sadece okullar “uzaktan” moduna girmedi…

İnsanlık da artık “uzaktan” modunda idi…

Ne ara tokalaşmayı,

Sarılıp, hoş-beş olmayı…

Unuttuk…

Evet; unuttuk bile…

Markette birisi kasa kuyruğunda fazla

yaklaşsa huylanıyoruz hemen;

“Lütfen, mesafe efendim!”

Salgında yalnız değiliz eelbette…

Bütün Dünya savaşıyor…

Fransa’da askerlik arkadaşım var:Davut.

Onu aradım:” Yılmaz’ım ülke olarak bir aylık karantinaya  girdik, kapandık…Dükkanı kapattık( Gözleme dükkanları var)..

Hepimiz evdeyiz…

Devlet hesabımıza bir aylık masrafımızı yatırmış..” dedi…

Bulgaristan’da yine tanıdıklarımızla görüştük,

 Keza orada da bir aylık acil kapanma var…

Restoranlar, gazinolar, okullar kapalı..

 Sadece alış veriş merkezleri  açık ve dışarıya paket servis var…

Bugün ülke, pandemi önlemleri altında milletvekili seçimlerini gerçekleştiriyor…

Türkiye olarak belki aşı üretemedik ama aşılamada

Dünya’da en çok aşı yapan ülkeler arasında 6. Sırada olmamız umutlandırıcı…

Bir de şunu tavsiye ediyorum:

Bizim profesörler, TV açık oturumlarına katılacak kadar aşıyı düşünme ve tasarlamaya zaman ayırsalardı,

 Belki aşıyı çoktan bulmuştuk…

Onun yüzünden ben derim ki;

 Bilim adamı çok konuşmaz, gereğini yapar…

***

Aslında hiçbir şey sonsuz değildir, Yaradan hariç…

Başlayan her şeyin bir sonu var…

Bunun da biliyorum sonu gelecek…

İnsanlık için mutlu son diliyorum..

 Hani acıklı başlayıp da mutlu bitan filmler gibi…

Bir yeni bahar daha tomurcuklarını patlatmaya başladı…

Bademler,

 Erikler çoktan çiçek açtı…

Hamarat arılar çoktan  açmış olan bu çiçeklere konmaya başladı bal yapmaya başladı bile…

Yaşam yine yeni bir bahara uyandı…

Kuşlar bile yuvalarında yeni kuluçkaya yattı…

Uzak köylerdeki ağıllarda kuzular,

Oğlaklar çoktan melemeye başladı,

çayırların yollarını tuttular bile…

Yoğun zar yağışının ardından, beyaz örtünün altından fışkıran yeşillik,

 Gelecek ve bereket vaat ediyor bu topraklarda…

***

Dedik ya umutsuz hiç yaşanmaz…

Mücadelesiz hayat hiçbir işe yaramaz…

Belki bu hususta tüneldeki ışık henüz görülmedi ancak biliyoruz ki görünecek…

 Birinci Dünya Savaşı’nhın ardından İki gözü de görmeyen bir dostu bir gün Neyzen’e sormuş:

“- Hazret, Dünya’nın durumunu nasıl görüyorsun?” diye…

Neyzen cevap vermiş:

- Aynen senin gördüğün gibi..."

Belki şimdilik öyle, ama aşı ile, aşılama ile…

Kurallara uyarak bu musibeti atlatacağız…

Başka da yolu yok bunun…

Yeni bir haftada herkese sağlık, esenlik

Ve yaşama mücadelenizde kolaylıklar diliyorum…

 SAĞLICAKLA KALIN!

Bu yazı toplam 2634 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar