1. YAZARLAR

  2. Hakan Avcı

  3. NASIL BİR DEMOKRASİ!
Hakan Avcı

Hakan Avcı

Yazarın Tüm Yazıları >

NASIL BİR DEMOKRASİ!

A+A-

Her bireyin seçme ve seçilme hakkı vardır. Her siyasi görüşün taban bulduğu, destek gördüğü siyasi bir zemin bulunur.
Bazı siyasi düşünce ve siyasi duruşlar hoşumuza gitmese, söylemleri bize hitap etmese de sonuç olarak demokrasi onlara da tahammülü gerektirir.
Tahammül edeceksin, o görüşe karşı yine demokratik bir çerçeve içerisinde mücadele edeceksin.
Son dönemde seçim sistemi ile ilgili olarak sesli veya sessiz tepkiler yükseliyor ve seçim sistemi ile ilgili bir takım değişiklikler yapılıp-yapılmayacağı tartışılıyor.
Bunlar demokrasi adına güzel gelişmeler.
Her siyasi parti topluma hizmet için kurulur? Beğensek de beğenmesek de kuruluş gerekçesi budur! İstisnalar kaideyi bozmaz (!)
Ortaya koymuş olduğu savları beğenmiyor tepki duyuyorsak seçim sandığı bunun için vardır. Sandığa gider bir tercih ortaya koyarız. Yaptığımız tercih sonunda destek olduğumuz siyasi parti kazansa da kaybetmese de bunu saygı ile karşılarız. Neden Kaybettik? Nerede yanlış yaptık? Kendi siyasi alanımızda bunun cevaplarını sorgular ve araştırırız. Kazanan siyasi partiye saygı duyar, vaatlerini takip eder, yaptıklarını beğenir, yapamadıkları ile ilgili eleştiri hakkımızı kullanır, uyarılarda bulunuruz. Onlarında buna tahammüllü olmasını bekleriz.
Buraya kadar sanıyorum toplumun büyük bir kesimi ile düşüncem örtüşüyor!
Şimdi demokrasinin toplumun bütün kılcal damarlarına nüfus edebilmesi için genel düşüncemi aktarmak istiyorum.
Bugün ülkemizde uygulanan seçim barajı sistemi 12 Eylül cuntasının demokrasinin önüne dayadığı bir duvardır. Bu duvar süreç içerisinde çatlasa da maalesef bir türlü yıkılamamıştır.
Ne demiştik?
Her bireyin seçme ve seçilme hakkı vardır!
Temelde hareket edeceğimiz nokta işte burasıdır. Siyasi partilerin önüne konulan baraj engeli bana göre demokratik bir yaklaşım değildir. Baraj siyasi yelpazenin bir bölümünün önünü açar, büyük bir bölümünün önünü kapatır. Çok seslilik demokrasi adına olması gerekendir. Her siyasi parti baraj dayatması olmadan eşit ve adil bir şekilde yarışmalı, sandık “Milli irade veya toplumsal refleks” için gösterge sayılmalıdır.
Seçimler toplumun elek olarak kullandığı en önemli araçtır. Seçmen kendi iradesi ile sandığa gider, bir karar verir. Kendi adına verdiği bu karar onun özelidir. Bu tercihi için sorgulanamaz eleştirilemez!
Kazanmak ve kaybetmek seçimin içinde vardır. Kaybettiğiniz andan itibaren kendimizi gözden geçirmek yenilenmek, kazandığımız zaman hem vaatleri yerine getirmek zorundasınız. Çünkü size güven duyan ve yönetim izni verenler sizi kendilerinden üstün bir noktaya bırakmaz. Başardığınız zaman yanınızda durmaya devam eder. Başarısızlık ise bu siyasi ilişkinin sonu demektir.
Şimdi; Türkiye’nin gerçekten seçim sistemini yenilemeli, darbe dayatması baraj sistemini yok etmeli, siyasi yelpazede bulunan tüm partilerin seçimlere sağlıklı bir şekilde girmesini sağlamalıdır. Eğer bir parti yasal sorumluluklarını yerine getiriyor ve seçime katılma hakkını kazanıyorsa o partinin önüne yüzde 10 gibi bir baraj koymak demokrasiyi tırpanlamaktır. Baraja takılan partiye oy veren seçmeni baraja geçemeyen parti ile birlikte yok saymak demokrasi ile bağdaşmaz! Seçmenin iradesi sandığa yansımaz! Barajı geçemeyen partiye oy kullanan seçmenlerin oyunu barajı geçen partilere ekleyerek milletvekili kazandırmak ne kadar demokratik bir davranıştır?
Korona salgının ardından dünya yeni bir düzen üzerinde şekillenmeye başlayacak. Bu süreç Türkiye için son derece önemlidir. Daha fazla hoşgörü, daha fazla sevgi, daha fazla saygı, daha fazla diyalog, partiler arasında daha az kutuplaşma şarttır.
Hiç birimiz farklı siyasi parti ve görüşlerimizden dolayı düşman değiliz olamayız da! Biz birlikte Türkiye’yiz. Biz birlikte güçlüyüz. Cumhuriyeti birlikte taçlandıracak birlikte gelecek kuşaklara aktaracağız.
12 Eylül gibi çatışma ortamını gören bizim kuşak kutuplaşmanın, ayrıştırmanın bir ülke için ne büyük felaketlere ve yaralara yol açtığını yaşayarak öğrendi. Düşüncesinden ötürü ben ne bir kardeşime, ne komşuma zarar verebilirim. Ne bir liste hazırlar, kardeşime sıkmak için mermi biriktiririm (!)
Ne de darbe diye bir kelimeyi ne seslendirir kabul ederim!
Her türlü aksamaya rağmen en kötü demokrasi bile en iyi cunta yönetiminden çok daha iyidir. Hoş iyi bir cunta yönetimi de ne bizim ne de dünya siyasi tarihinde görülmemiştir!
Evet, seçim sistemini değiştirelim. Baraj sistemini ortadan kaldıralım.
Bütün siyasi partiler seçimlere katılabilsin.
Seçmenin iradesi sandığa tam anlamı ile yansıtılsın.
Demokrasi’yi kırparak siyasi istikbal elde etmek yerine seçmeni ikna ederek siyasi erk olmak demokrasinin tam da açılımıdır!
Haksız mıyım?

Bu yazı toplam 2142 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar