1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. MESLEK YAŞANTIMDAN İKİ ANI
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

MESLEK YAŞANTIMDAN İKİ ANI

A+A-

Gazetecilikte aktif olarak 22 yılı geride bırakınca geride tanıklık ettiğim ve bizzat yaşadığım birçok olayı var.   Mesleğe hiç ara vermeden 22 yıldır sürekli içindeyiz.  O kadar çok olay, hatıra var ki yazmakla bitmez.  Tabi bu yıllar içinde birçok insanla tanıştık, birçok devlet kurum ve kuruluş yöneticisi, belediye başkanı, milletvekili, il ve ilçe başkanı tanıdık. Hepsinden mutlaka bizde bir iki anı kaldı.

Bunlardan ikisini sizinle paylaşmak istiyorum.

1999 yılının ikinci yarısıydı, gazete de çalıştığım bir sırada DSP Gebze ilçe başkanı Zafer Dalkıran’ın genel merkez tarafından faks yazısı ile görevden alındığını öğrendim.   Zafer Dalkıran gerçekten Ecevit’e oldukça bağlı bir isimdi fakat Gebze ile örgütün kendi istediği şekilde yönetmesi parti içinde eleştirilere neden oluyordu. Belli ki parti içinden birileri DSP’nin o zaman ki örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Raşhan Ecevit’e bir şekilde ulaşmış ve Zafer Dalkıran hakkında olumsuz şeyler söyleyerek görevden alınmasını sağlamıştı.   Tabi Dalkıran’ın yerine Tahir Akköse ilçe başkanı olarak atandı. 

Yeni başkan Tahir Akköse’nin partiye giderek görevi teslim alacağını söylediler bende DSP Gebze ilçe binasına gittim. Tabi bir baktım ki yeni ilçe başkanı Tahir Akköse ile öteki parti yöneticileri kapının önünde bekliyor. Meğer görevden alınan ilçe başkanı Zafer Dalkıran ilçe binasının kapısını anahtarlarını teslim etmemiş anahtarları eve götürmüştü. Bundan dolayı içeriye giremiyorlardı.  Tabi sonra çilingir çağrıldı fakat yine bir sorun çıktı. Parti binasının kapısının anahtar deliğine Japon yapıştırıcı sıkılmıştı.  Çilingir biraz uğraştıktan sonra kapı açıldı ve yeni başkan Tahir Akköse içeri girebildi.  Bu gazeteci olarak benim en çok tebessüm ettiğim haberlerden birisidir.

POLİS ARACININ KAPISINI AÇAMADIM

Gazetecilik mesleğini yaparken doğal olarak emniyet ile polisiye haberlerden ötürü yakın ilişki kurmak zorunda kalıyorsunuz çünkü haber bilgi, belge akışı için gerekli oluyor.  Bizim de mesleğe başladıktan sonra Gebze ilçe emniyet Müdürlüğü’nde birçok tanıdığımız sohbet ettiğimiz kişi oldu.  Bunlardan birisi   o dönem terörle mücadele de görev yapan Baş komiser  Suat Koşar’dı.   Kendisiyle kimi zaman sohbet eder, konuşurduk. Benim de siyasal görüşümü bildiği içinde kimi zaman takılırdı.  Bir gün bir gazeteci arkadaşımız ile Gebze’de develi durağı denilen yerde minibüs bekliyorduk. Bir baktık kırmızı renkli bir reno marka araç önümüzde durdu ve içinde de Başkomiser Suat Koşar var. Bize, “Haydi binin sizi çarşıya bırakayım “ dedi. Bizde aracı bindik. Çarşıya geldiğimiz de inmemiz için aracı kenara çekti. Ancak ben kapıyı bir türlü açamadım. Ne yaptıysam olmadı.  Suat BaşkomiserCengiz bu araca binen bir daha inemiyor”diyerek güldü. Sonuçta kapı dışarıdan açıldı ve indim.

Sonradan öğrendim ki Tabi araç zırhlı bir polis aracıydı ve kapı içeriden değil dışarıdan açılıyordu.  Başkomiser Suat Koşar’da terörle mücadele bölümünde görev yaptığı için sivil plakalı bu kırmızı zırhlı aracı kullanıyordu.

Suat Koşar, 8 Ocak 2014’de 68 yaşanda evinde kalp krizi geçirip yaşamını yitirdi. 

 

Bu yazı toplam 400 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.